English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ F ] / Fun party

Fun party translate Turkish

447 parallel translation
It was a fun party, huh?
Eğlenceli bir partiydi, değil mi?
A real fun party.
Eğlence süper!
Fun party!
Eğlenceli parti!
All I wanted was this really fun party on my roof... and now it has turned into this "humungo" country-club thing.
ve şuan "humungolar" ın sehir-kulüp şeyi sayesinde tam tersi durumda.
Sounds like a fun party.
Eğlenceli bir parti gibi.
- That wouldn't be such a fun party.
- Bu eğlenceli bir parti olmazdı.
It's a fun party. - We only do that once a year.
Çok eğlenceli bir parti oluyor.
- Really fun party last night.
- Dün geceki parti çok eğlenceliydi.
This is a fun party.
Eğlenceli bir parti.
This war talk's spoiling all the fun at every party.
Savaşın çıkması, bütün partileri mahvediyor.
I thought it'd be fun to ask her to the party as a welcome home.
Eve hoş geldin demek için partiye davet ettim.
Well, was the bachelor party fun?
Bekarlığa veda partisi eğlenceli miydi?
Your party looks like fun. Forget about me
Partin çok eğlenceli görünüyor.
Imagine, it's fun for me. It's like a party.
Bi düşün, Benim için çok eğlenceli.
Every night a party Where the fun never ends
Her gece bir parti Hiç bitmeyen eğlence
Every night's a party Where the fun never ends
Her gece bir parti Hiç bitmeyen eğlence
I don't think I'm having fun at this party.
Bu hiç eğlenceli olmadı.
We're at the party. We're just having some fun.
Partidesin zaten sadece eğleniyorduk.
– Oh, just for fun. – It was a party for Terry.
Sadece eğlenmek için. Terry'e parti vermiştik.
Not as much fun as the bachelor party the guys are gonna throw for me.
Bizimkilerin hazırladığı bekar partisi kadar eğlenceli olamaz.
Just forget it, okay? And I hope you have fun at that party,'cause that's all you got left.
Unut gitsin.Umarım partide iyice eğlenirsin çünkü elinde kalan tek şey bu.
- So was the birthday party fun?
- Doğum günü partisi nasıIdı?
I just think it would be more fun to party with those guys our senior year.
Bence onlarla eğlenmek, maçlara gitmek eğlenceli olurdu.
You guys having a good time? Having fun at the party?
Evet, çocuklar eğleniyor musunuz?
Look, we had a lot of fun. Time's up, party's over.
Bak, çok eğlendik ama zaman doldu ve parti sona erdi.
We're gonna have a party and have so much fun.
Bir parti vereceğiz ve çok eğleneceğiz.
I'll go to the party, but I won't have any fun.
Partiye gideceğim, ama hiç eğlenmeyeceğim.
I mean, the minute I wanna go out and have some fun, people at school call me a party girl.
Dışarı çıkıp bir dakika eğlensem okuldaki insanlar bana parti kızı lakabını takıyorlar.
Everybody having fun at the party?
Herkes eğleniyor mu?
Have fun at your party.
Partide iyi eğlenceler
Is a party, you know, is fun.
Parti yapıyoruz burada.
You're the fun-lovin', outgoing party guy, and you're sweatin some lawn jockey.
Sen eğlence adamısın, partileri seversin, ve sen kendini kandırıyorsun.
You know, my party is fun.
Benim partim de eğlenceli.
Buy yourself something you do really fun for the party.
Parti için kendine bir elbise al.
Your two favorite party girls are out for some Christmas fun.
İki gözde parti kızın Noel eğlencesine geldi.
Did you have fun at the bachelor party last night?
Dün akşam bekârlığa veda partisinde eğlendiniz mi?
Did you have fun at the party?
Partide eğlendiniz mi?
You need to be relaxed, have some fun and come to the party.
- Biraz eğlenmeye ihtiyacın var.
Have fun planning your mellow party.
Olgun bekarlığa veda partini planlamakta başarılar.
We're going to that party, and we're going to have fun, whether you like it or not.
O partiye gidiyoruz, ve orda eğleneceğiz, sen istesen de istemesen de.
It's your party and we're gonna have fun whether you like it or not.
Bu senin partin ve hoşuna gitsin yada gitmesin eğleneceğiz.
Whenever there's a party, the adults get to hang out and have fun while the kids spend the night locked in the basement eating stale pretzels.
Ne zaman bir partiye gitsek, hep büyükler eğleniyor, ve biz çocuklar geceyi bodruma tıkılıp bayat kraker yiyerek geçiriyoruz.
I would've thought you'd be at the party already. You do know how to have fun, don't you, Victor?
- Şimdi senin de partide olman gerekirdi, eğlenmeyi hak ediyorsun, Victor.
They were probably Zionist songs but I sang along because it was so much fun to be part of this party.
Galiba Siyonist şarkılarıydı ama onlarla birlikte söyledim çünkü buna dahil olmak çok eğlenceliydi.
I have no time for my friends, my daughter rarely sees me having any fun, and all of a sudden, she doesn't want a party.
Arkadaşlarıma zaman ayıramıyorum, Kızım arada bir eğleniyor, fakat buna rağmen parti istemiyor.
- lt's fun, it's a gathering, a party.
- Ne garip bir şey.
The party was fun.
Parti çok eğlenceliydi.
You know what might make this party a little more fun?
Bu partiyi ne biraz daha eğlenceli yapardı, biliyor musun?
Well, I was thinking that if a party of 10 people was fun... that a party of 30 people would be twice as much fun.
Eğer bir partide 10 kişi olursa eğlenceli olur. 30 kişilik bir parti ise iki kat eğlenceli olur diye düşünmüştüm.
I invited all these people to make it fun, so her party would be good.
Tüm bu insanları daha çok eğlence olsun diye davet ettim ki parti de daha iyi olsun.
And don't blame me if this party's boring and no fun.
Bu parti sıkıcı ve zevksiz olursa beni suçlamayın.

© 2017 - 2021 Translate.vc | translate.vc.com@gmail.com