English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ G ] / Games to

Games to translate Turkish

2,853 parallel translation
I don't want to play these games to hurt people.
Başkalarına zarar verecek bu oyunları oynamak istemiyorum.
This is all fun and games to you.
Bunların Hepsi Senin İçin Bir Oyun ve Eğlence..
Yahweh is a manipulator, a sadist, a killer, a racist, a misogynist, a homophobe, who is narrow-minded and vain, who carries out ethnic cleansing, who demands child sacrifices and plays sadistic games to test people's faith.
Yehova, geri kafalı ve kibirli olan, etnik temizlik yapan çocuk kurbanlar isteyen ve insanların inançlarını sadistçe test eden bir manipülatör bir sadist, bir katil, bir ırkçı, bir kadın düşmanı ve bir homofobiktir.
Food and games to the left, put the animals and the bathrooms to the right.
Yiyecekler ve oyunlar sağa,.. ... hayvanlar ve tuvaletler sağa konulacak.
He leaked the locations of the games to Painter.
Painter'a oyun yerlerinin bilgilerini sızdırmış.
Yeah, well, then you know they use mind games to confuse and manipulate the enemy.
Evet, o zaman bildiğin üzere düşmanın kafasını karıştırmak ve yönlendirmek için akıl oyunları kullanıyorlar.
A man worthy of celebration for his generosity in providing distraction with games to ease troubled thoughts!
Kara düşüncelerinizden uzaklaştırmak için oyunları sağlayan cömertliğinden dolayı bu kutlamaya değer bir kişidir.
She even came to my games more than my own, too.
Oyunlarıma bile kendi annemden çok gelirdi. O konuda haklısın.
If you want my help, then you need to stop playing games right now!
Eğer sana yardım etmemi istiyorsan oyun oynamayı hemen bırakmalısın!
But to do that, I need to win games.
Ama bunun için maç kazanmam lazım.
the butcher has evans put bel in in the sea breeze lingerie shop to make book, run card games.
Kasap, Bel'in deniz esintili iç çamaşırı dükkkanını bahis ve kart oyunlarını yürütmesi için Evans'ın oteline yerleştirdi.
And we cook, play video games, go to the comic-book store.
Bilirsin, yemek yaparız, video oyunu oynarız, çizgi-roman dükkanına gideriz.
Look, I'm not going to play games.
Bak seninle açık konuşacağım.
I'm going to separate him from his ill-gotten games.
Onu o yasadışı kazanılmış oyunlarından arındıracağım.
You know how many football games or concerts my mom's been to in the last four years?
Son dört sene için annemin kaç tane maçıma ya da konserime geldiğini biliyor musunuz? Hiç. Bir tanesine bile gelmedi.
I think it's going to change our view of games and reality.
Bence bu oyunlara ve gerçeğe olan bakış açımızı değiştirecek.
Kids need to experience real life instead of video games all the time.
Çocukların bilgisayar oyunları yerine gerçek hayatı öğrenmeleri gerek.
To me, the perfect way to spend summer vacation is in front of the TV playing video games.
Bence yaz tatilini geçirmenin en güzel yolu, televizyonda video oyunu oynamak.
I'm going to play video games all summer.
Bütün yaz bilgisayarda oyun oynarım.
Are you really going to sit inside all day and play video games?
Gerçekten bütün gün oturup video oyunu mu oynayacaksın?
I used to play video games.
Eskiden video oyunu oynardım.
You know how many games I went to as a kid, and I never once caught a foul ball?
Çocukken kaç maça gittiğimi ve bir kere bile çıkan topu yakalamadığımı biliyor musun?
You are nothing to Doom, and your pathetic attempts to play mind games with me amount to exactly less than nothing.
Doom'a göre hiçbir şeysin, ve sizin üzerimde yaptığınız umutsuz akıl oyunları denemeleri hiçbir şeyden daha değersiz.
They like to play games, okay?
Kadınlar da oyun oynamayı sever tamam mı?
And then your rookie season, me and my dad went to five games.
Ve çaylak sezonunda babam ve ben beş maçına gitmiştik.
I don't want to play games.
- Seninle oyun oynamak istemiyorum.
House parties, town hall meetings, baseball games... you barely look at each other. We will add a couple of events to the schedule where we are together. Fine.
Ev partileri, belediye toplantıları, beysbol oyunları derken birbirinize zar zor bakıyorsunuz.
Your dad take you to a lot of games?
Baban seni çok kez mi maça götürdü?
♪ Ready to the world's games, this is my olympics ♪
Dünya'nın Oyunları için hazırım, bu benim Olimpiyatlar'ım
Dimitriy! Come to spin the yarn about the Olympic Games again?
Dimitri, yine olimpiyat masalını mı anlatmaya geldin?
There's no need for us to play games.
- Oyun oynamamıza gerek yok.
There's no need for us to play games.
Oyun oynamamıza gerek yok.
To capture a man's heart, you have to play games.
Bir erkeğin kalbini ele geçirmek için, oyunlar oynaman gerek.
I mean, she's gonna be playing the exact same games over there, and there's not a thing we can do to stop her.
Yani, tam olarak aynı oyunları orada da oynayacaktır ve onu durdurmak için bizim yapabileceğimiz hiçbir şey yok.
Fiona go to the games?
Fiona izlemeye geliyor mu peki?
I always go to Carl's games,'cause I actually give a shit.
Ben her zaman Carl'ın oyunlarına giderim,'çünkü gerçekten çok sikime takıyorum.
I'll go to high school games.
Lise maçlarına gideceğim.
I went to football games and blacked out and got date raped.
Futbol maçlarına gittim, şantaja uğradım ve randevumda tecavüze uğradım.
Fiona go to games?
- Maçlara Fiona da geliyor mu?
You going to stalk it at its Little League games?
Çocuğun, Küçükler Ligi maçlarına falan gidecek değilsin, değil mi?
You do not want to play games with me.
Benimle oyun oynamak istemezsin.
They're supposed to have all these really cool vintage games.
Bütün havalı oyunları kazanmış olmaları gerek.
Persie, I'm too busy to play games.
Persie, oyun oynayamayacak kadar meşgulum.
You know, went to the school to play some games.
Oyun oynamak için okula gitmişler.
And I'm too old to be playing games.
Oyun oynamak için çok yaşlıyım.
The privilege of leaving the Lowen games alive belongs only to the champion.
Lowen Oyunları'ndan sağ çıkmak sadece şampiyonun hakkıdır.
The absence of your troops from the games was an insult to good Varinius.
Oyunlarda adamlarının yokluğu sevgili Varinius'a bir hakaretti.
A fitting end to your games, Varinius.
Oyunların için uygun bir son olur Varinius.
The only survivors to be executed at Varinius'fucking games.
Hayatta kalan kişiler de Varinius'un soktuğum oyunlarında idam edilecekmiş.
The games come to an end when it sets.
Güneş batınca oyunlar sona eriyor.
I return with him to Rome at the close of the games.
Oyunların bitişiyle onunla bir Roma'ya döneceğim.

© 2017 - 2021 Translate.vc | translate.vc.com@gmail.com