English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ S ] / Schooler

Schooler translate Turkish

68 parallel translation
By student, do you mean a high-schooler?
Öğrenci derken... lise mi demek istiyorsun?
Do I look like a high schooler to you? To break up with you so easily?
Liseli miyim ben de senden ayrılacağım?
And this high schooler is running around making a baby.
Ve bu lise öğrencisi etrafta çocuk yaparak dolaşıyor.
What's the use of bringing some high schooler to climax?
Bir liseliyi orgazma ulaştırmanın anlamı ne?
Just as her dignity hung by a thread, he ran off with a pre-schooler.
Adam da onun haysiyetiyle oynayıp, okul çağında bir kızla kaçtı. - Sadece tahmin yürütüyorum.
- A grade schooler would've played back at that guy.
- İlkokul çocuğu bile daha iyi oynardı.
Steal that from a pre-schooler?
Anaokulu çocuğundan mı çaldın bunu?
I didn't rape no grade-schooler five years ago... and I sure as hell... didn't do nobody now.
Beş yıl önce bir ilkokul öğrencisine tecavüz etmedim, şimdi de kimseyi öldürmedim.
Besides, a grade schooler can still beat you.
Ayrıca üst sınıflar hala seni dövebilirler.
How can a high schooler get married!
Bir liseli nasıl evlenebilir ki?
How can this high schooler be your wife?
Bu liseli nasıl senin karın olabilir?
I bet a high-schooler like you has no desires
Eminim senin gibi bir lise öğrencisinin arzuları yoktur.
You know, I'm a divorcee with no job, living in a short-term apartment with a 10-year-old and a high schooler who's pretty messed up.
Biliyorsun, ben, herşeyi berbat eden bir liseli ve..... 10 yaşında biriyle bir apartman dairesinde yaşayan işsiz yeni boşanmış biriyim.
The affair you had with your former husband. The tryst last year with that high schooler, Luke.
Eski kocanla yaşadığın ilişki, geçen seneki liseli Luke'la yaptığın gizli buluşmalar.
If it's something a middle schooler could've come up with, I'm charging you extra.
Bir ortaokul öğrencisinin yapabildiği bir şey ise, sana fazlasıyla yeterim.
By student, do you mean a high schooler?
Öğrenci derken... lise mi demek istiyorsun?
Hey, Seoul Law schooler, taste this for me.
Hey, Seul Hukuk öğrencisi. Şunun tadına bir bakıver!
- Reviews and a schooler.
- Makale eleştirmeni ve okutmanım.
A pre-schooler?
Anaokulu mu?
You're a high-schooler and you don't have a car?
Liselisin ve araban yok mu?
Are you sure you're just a high schooler?
Liseli olduğundan emin misin?
like some high schooler?
Ve liseliler gibi birisiyle çıktığın yalanını mı söylüyorsun?
I am a high schooler.
Ben liseliyim.
But until a half year ago, I was a normal high schooler who was able to hold her little brother with her left arm.
Ama altı ay önce, sol koluyla kardeşine sarılabilen bir lise öğrencisiydim.
What high schooler could solve the Four Color theorem?
Hangi lise öğrencisi dört renk teoremini çözebilirdi ki?
Yeah, sort of like they pay you for being a professional schooler.
Yani kendin gibi davranırken para kazandığın için.
Cos it was a very adult world and he was like the high schooler that was telling them what fools they were for drinking and smoking and giving them this clear mirror, and you could tell they all really respected him.
Çünkü yetişkinlerin dünyasıydı burası ve o da neyi yiyip içmenin zararlı olduğunu bilen, hayata doğru düzgün bakabilen bir lise öğrencisi gibiydi. Ve ona saygı duydukları söylenebilirdi.
Blair is a high schooler. you're an adult.
Blair lise öğrencisi, sense yetişkinsin.
The girl didn't look like a high schooler and had the body of an elementary student.
O kız hiç de liseliye benzemiyordu ve ortaokula giden bir kızın vücuduna sahipti.
Seeing that you're in a uniform, I take it that you're still a high schooler?
Üzerinde okul forman var buradan liseli olduğunu anlıyorum?
- Why would Fowler be texting a middle-schooler?
Neden Fowler, ortaokullu bir çocuğa mesaj atsın ki?
And then I helped the first year middle schooler Haruhi draw on the school grounds.
Sonra da ortaokul öğrencisi Haruhi ile karşılaşacak ve kendimi okul bahçesine bir şeyler karalarken bulacaktım.
There isn't a middle schooler in the world who's like that.
Bu şekilde bir orta okul öğrencisi dünyanın hiçbir yerinde yok.
You drank as a high schooler?
İçmeye lisedeyken mi başladın?
He's totally dating a high-schooler.
Liseli biriyle çıkıyor artık.
Dating a high-schooler is the mourning period.
Liseli biriyle çıkmak, o acıyı atlatamamış anlamına geliyor.
Recent Tea Party candidate and home-schooler
Geçen ki Çay Partisi adayı
Yeah, and it's staying closed. I don't need a middle-schooler ruining my party.
Ortaokuldan birinin partimi mahvetmesine izin veremem.
you're a high schooler.
Ah, sen liseliydin değil mi?
But then, just before she turns 18, she runs away, lies her way into another foster home, and enjoys a few carefree years as a high-schooler.
18 olmadan önce ailenin yanından kaçıp yalanlarla yeni bir aile bulmuş ve tasasız lise yıllarına geri dönmüş.
Just like a high schooler.
Bugünkü öğrencim gibi.
A high schooler's part-time job pays a lot more per hour.
Bir liselinin part-time bir işten aldığı saatlik ücret bile bundan daha yüksektir.
Do I look like a middle schooler?
Ortaokul talebesi gibi görünüyor muyuz?
Then, high schooler?
O zaman liseli?
You high schooler... How dare you... You drank, too?
Sen liseli.. hangi cüretle sen de mi içtin?
How is it to be a high schooler? .
Lise öğrencisi olmak nasıl bir duygu?
I've got a son about to start fifth, although I guess you wouldn't associate with a grade schooler.
Benim de beşinci sınıfa geçen bir oğlum var, ama sen tanımazsın herhalde.
The firm had never let a high schooler work there before you.
Senden önce lisede okuyanları işe almamışlardı.
Meet Ollie Osnick, Boston's most brilliant high schooler and expert on all things superhero.
Ollie Osnick ile tanış, Boston'ın en zeki lise öğrencisi ve tüm bu süper kahraman şeylerinde uzman.
You know a lot for a high schooler.
Bir liseliye göre çok şey biliyorsun.
A middle schooler is helping me with my homework...
Ortaokula giden birisi ödevlerime yardım ediyor.

© 2017 - 2021 Translate.vc | translate.vc.com@gmail.com