English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Turkish → English / [ B ] / Biraz daha yaklaşın

Biraz daha yaklaşın translate English

89 parallel translation
Biraz daha yaklaşın.
Stand a bit closer together.
Biraz daha yaklaşınız.
Move in a little.
Tamam, biraz daha yaklaşın.
All right. Move in a little bit, fellas.
Şimdi biraz daha yaklaşın.
Now move a little closer.
Biraz daha yaklaşın, lütfen.
A little closer together, please.
Canlarım, biraz daha yaklaşın.
Now, my pets, a little closer together.
Annenize biraz daha yaklaşın, siz de oğlunuza yanaşın.
Get closer to your mother, and you move nearer to your son.
Biraz daha yaklaşın.
Move over a little here.
Biraz daha yaklaşın.
Let us move a little closer.
- Biraz daha yaklaşın, lütfen.
- Come closer, please.
Biraz daha yaklaşın.
A bit closer still.
Biraz daha yaklaşın.
Come a little closer.
Biraz daha yaklaşın.
Closer together.
Biraz daha yaklaşın.
Now, just come a bit closer in.
Biraz daha yaklaşın, cam kapıyı göremiyorum.
And get a little closer because I can't see the screen door.
biraz daha yaklaşın.
Now a little closer.
Birbirinize biraz daha yaklaşın.
LITTLE CLOSER TOGETHER.
Biraz daha yaklaşın.
Get a little bit closer.
Biraz daha yaklaşın.
A little tighter.
Biraz daha yaklaşın.
A little closer
Şimdi birbirinize biraz daha yaklaşın.
NOW HUDDLE IN JUST A LITTLE CLOSER TOGETHER.
Birbirinize biraz daha yaklaşın.
Move a little closer to each other.
Biraz daha yaklaşın ki sizi daha iyi görebilelim.
Come a bit closer, so we can take a good look at you.
Biraz daha yaklaşın birbirinize.
Please move a little closer.
Bayım, karınıza biraz daha yaklaşın lütfen.
Sir, a little closer to your wife, please.
Biraz daha yaklaşın.
Come a little bit closer together. Moving. Trying to turn.
Biraz daha yaklaşın.
Come closer.
Biraz daha yaklaşın.
Hey, come closer.
Lütfen hepiniz merhumu uğurlamak için biraz daha yaklaşın.
Everyone, please see her off from up close.
Birbirinize biraz daha yaklaşın.
Okay, move in a little closer.
Biraz daha yaklaşın.
Move in closer.
Biraz daha yaklaşırsanız belki ne demek istediğimi anlarsınız.
If you look a little closer, maybe you can see what I'm talking about.
Biraz daha yaklaşır mısınız?
Would you move in a little tighter?
Biraz daha işbirlikçi bir yaklaşım gösterseydiniz, adamlarınız götlerini bu kadar sık tehlikeye atmazlardı.
If there was more cooperation, your men wouldn't have to risk their asses as often.
Küçük bir çocukken dünyanın sonu çok uzaktı ama her yıl biraz daha yaklaşıyor.
When I was a boy, the Edge of The World was very far, but every year it comes closer.
O bebeğe biraz daha yaklaşırsan ufaklığından olacaksın.
Your dick will fall off if you get any closer to that pussy.
Umarım davaya bakacak olan kişiler kurbanların haklarına sizin yaptığınızdan biraz daha fazla duyarlı yaklaşırlar.
I certainly hope that the people who are prosecuting this case can muster a little more sensitivity for the rights of the victims... - than you appear to have. - I didn't mean to sound uncaring.
Erkek ve kız arasında. Yaklaşık sizin yaşlarınızda,.. .. belki biraz daha büyükler.
a boy and girl... about your age Maybe a little older and they're in love!
Ve West. Her zaman, "Önce ateş et, sonra ateş et biraz daha ateş et herkes ölünce birkaç soru sor" yaklaşımın gerekmiyor.
And, West, not every situation calls for your approach of "shoot first shoot later, shoot some more then when everybody's dead, try to ask a question or two."
Bu senin hayatın, ve her geçen dakika biraz daha sona yaklaşıyorsun.
This is your life, and it's ending one minute at a time.
Ve her gecenin sonunda gerçek çiftleşmeye biraz daha yaklaşırken bir kez daha dudaklarını birbirlerininkine sürtüyorlar ve birbirlerinin dilini tadıyorlar.
And at the end Of each night... they brush their lips against the other's once more... and taste the other's tongue... growing closer to true mating.
Biraz daha yaklaşır mısın?
Could you come a little closer?
Charlie, biraz daha yaklaşırsan, canını feci yakarım.
Charlie, one step closer, you're entering a world of pain.
Biraz daha yaklaşırsınız, umut ederek, dua okuyarak gerçeği bilmesini istersiniz.
You lean in a little closer, hoping, praying that she actually knows the truth.
Beyler, birbirinize biraz daha yaklaşır mısınız?
Okay, gentlemen, could you maybe stand a bit closer?
Şimdi biraz daha birbirinize yaklaşın.
A little closer together and Colton with Sam maybe...
Mikrofona biraz daha yaklaşır mısınız?
Would you lean a little closer to the microphones, sir?
Ve Süpermen'in şanının arttığı her gün, benim şanım Metropolis'in lağım çukuruna biraz daha yaklaşıyor.
And every day that Superman's popularity spikes mine drops another rung down the sewers of Metropolis.
Biraz daha yaklaşırsan diğer tarafımdan çıkacaksın.
Because any closer and you'd be on the other side of me.
Biraz daha yaklaşırsan kızım biber gazıyla banyo yaparsın.
You come any closer, girl, I will soak your ass with pepper spray.
Biraz daha yaklaşırsan, bu kızın beynini dağıtırım!
Any closer, I'll spray her brains all over the street.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]