English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / inglés → turco / [ B ] / Besides that

Besides that traducir turco

2,450 traducción paralela
Besides that she has a heart defect from the years of malnutrition.
Ayrıca yıllardır dengesiz beslenmesinden dolayı kalbinde sorun var.
No, besides that.
Yok, o da var aslında.
Besides that.
Onun dışında.
Besides that, the De-bronze functions activated twice.
Onun dışında, bronz eritme işlemi iki kez yapılmış.
Besides that, I just think that...
Bunun yanı sıra, benim düşüncem...
Besides, having done something like that You are the one who should figure out what to say to Wim-Kian
Ayrıca böyle bir şey yaptığı için Wim Kian'a ne söyleyeceğin düşünmesi gereken sensin.
Besides, those Banglas, they're really not that hardworking, you know?
Banglas'in yanı sıra, çok çalışmadığını biliyorsun, değil mi?
That was not going to happen for many reasons besides you loving your wife.
Tamam. Bu senin eşini sevmen dışında bir sürü sebepten ötürü olmaz.
Besides, I got a cure for that.
Hem sıkkınlığına bir çözüm bulabilirim.
- So it's theoretically possible that you could be interested in someone besides me?
- Yani teorik olarak benden başka birisiyle ilgilenebilmen mümkün mü?
So it's theoretically possible that you could be interested in someone besides me?
Yani teorik olarak benden... başka birinden hoşlanman mümkün?
Besides, that is a high security psychiatric hospital No ordinary people can get into it
Öte yandan, orası yüksek güvenlikli psikiyatrik bir hastane sıradan insanlar içeriye giremez.
I mean, besides, he spent all his time with that rich doctor and his wife.
Hem zaten bütün vaktini o zengin doktorla geçiriyordu. Bir de onun karısıyla.
that is not okay. Besides, I don't wanna be okay in my life.
Ayrıca ben hayatta sadece idare etmek istemiyorum.
Besides, you think... You think I want that whiny little brat around?
Ayrıca, siz benim etrafta, mızmız bir velet istediğimi mi sanıyorsunuz?
And besides, that store is protected.
Ve ayrıca, bu dükkan korunuyordu.
You mean besides the fact that he killed his date from the night before last?
Tabii, dünden önceki gece buluştuğu kızın öldürülmesini saymassak.
Besides, it is more exigent that you use this time to study.
Ayrıca, bu zamanı ders çalışmak için kullanabilirsin.
Besides, would you rather be back at Jules', dealing with that doody storm?
Ayrıca, Jules'un yanında olup olayla yüzleşmeyi mi tercih edersin?
Besides, it's not like when I went all sad clown hooker and put on that ridiculous Grease cat suit.
Ayrıca, o gülünç Grease kedi kıyafetini giydiğim zamanki gibi üzgün, bir fahişe palyaçoya dönmedim bu sefer.
A great teacher is supposed to show them that there are other points of view besides their own.
Bu nesil böyle. İyi bir öğretmen onlara kendininkinden başka görüşlerini de göstermeli.
Besides, what's the worst thing that could happen?
Ayrıca en kötü ne olabilir ki?
Besides, chances are, this book guy that Demming's got in the lockup did it.
10 dakika önce aradım. Ayrıca en kötü ihtimal Demming'in nezarette beklettiği kitapçı yapmıştır.
And besides I have more important things to do... than be involved in this stupid bikini contest that you're doing.
Ve üstelik, yaptığınız bu aptal bikini yarışmasından daha önemli işlerim var benim.
Besides, it's always been inevitable That I'd end up with Twayne.
Ayrıca Twayne ile evleneceğim başından beri aşikardı.
Besides, hopefully, it'll get rid of all the rumors that I'm dating lady gaga.
Ayrıca, umarım, Lady Gaga ile çıkıyorum haberlerinden kurtulmamı sağlar.
And besides, he's probably filtering his finances through some foreign government so that I won't know he's stalking me.
Hem zaten muhtemelen beni takip ettiğini anlamayayım diye harcamalarını bir yabancı devlet üzerinden yapıyordur.
Besides, did you guys see that cooze over there, dressing like a peacock? No.
Hayır.
What is about her besides her bald head That makes her seem so unfamiliar?
Kel kafasının dışında başka neler sana alışılmadık geliyor?
Besides that.
- Onun haricinde.
Anything else besides this flight out of Miami that he was specific about?
Bu Miami uçağı dışında bahsettiği bir şey var mıydı?
Never really had anybody besides Brody get my back like that.
Brody haricinde kimse beni böyle korumamıştı.
And besides, it suddenly occurred to me that--and despite what this says about me and despite how truly distressing the thought... You might be the last friend I've got on this earth.
Ayrıca birden aklıma geldi benim hakkımda dedikleri onca şeye rağmen ve acıklı onca düşünceye rağmen bu dünyada sahip olduğum tek arkadaşım olabilirsin.
Besides, I thought that priests thought all technology was evil.
Hem, rahiplerin teknolojiyi günahkar bulduklarını sanıyordum.
Besides there's no bullets in that gun.
Hem, tabancada mermi yok.
What are you proud of besides your breasts that're ridiculously large for a 12 year old?
12 yaşında olduğuna inanılmayacak kadar büyük göğüslere sahip olman dışında övünebileceğin bir şey var mı?
Besides, I was nowhere near any gas stations that night.
Dahası, o akşam hiçbir benzin istasyonuna yaklaşmadım bile.
Besides, that glove belongs on the hand of someone who loves the game.
Ayrıca bu eldiven, oyunu seven birinin eline ait olmalı.
Besides, it wasn't a total waste because now that we've identified some of the indigenous life forms surrounding the school, we should be able to narrow down our location except the species we did identify, it doesn't make sense.
Ayrıca bu tamamen de bir kayıp değildi. Çünkü şu anda, okulumuzun etrafında bu yere özgü çeşitli canlı türlerinin olduğunu biliyoruz. Artık buranın neresi olduğu bir bilinmezlik olmaktan çıkacak.
Besides, I think you're just hanging out with her For the succubus contact high. Well, is that really so bad?
Ayrıca, bence onunla, sadece succubus kurallarını öğrenmek için takılıyorsun.
Besides, that'll only make it more exciting.
Ayrıca, böylesi daha heyecan verici olur.
Besides, I don't think that boat's tied.
Ayrıca, ben sanmıyorum o teknenin bağlı's.
And besides, 30 people would be notified that I asked for it.
Ayrıca bunu istediğim için 30 farklı kişi onay falan isteyecekti.
What has he ever done to you, besides remind you that two short years ago, we were him.
Sana ne yaptı ki? Ayrıca hatırlatırım, iki sene önce biz de onun gibiydik.
You mean besides the fact that the bomber is partial to detonating explosives at 20 minutes after the hour?
Bombacının, bütün patlatmaları "20 dakika geçe" yapması dışında mı?
I mean, besides the dead guy and the-the snacks, I would much prefer to be at school taking that stupid test.
Hem ölü adam, hem de yiyecekler. Okulda olup o aptal sınava girmeyi tercih ederdim.
You do anything with that mouth besides breathe, bad things will happen.
Tamam mı?
Besides, dickhead, you should know that she doesn't take customers at home.
Ayrıca aşağılık herif, evine müşteri almadığını bilmelisin. Sakinleş ahbap.
What funds that account, anything besides her job?
Fonların hesabıyla ne alakası var ki?
Besides the fact that she's super nice, and her hair smells like peaches, and sometimes I get lost in her eyes, and...
Çok iyi olmasının saçlarının şeftali gibi kokmasının ve bazen gözlerinde kaybolmamın yanında...
Besides, I've already requested that they be moved to clean up and maintenance.
Ayrıca, zaten onlardan ortalığı toparlamalarını ve bakım yapmalarını istedim.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]