English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / inglés → turco / [ C ] / Ciné

Ciné traducir turco

181 traducción paralela
Magazines : Black and White, Detective, Match. And Cinémondes from the past five years.
Dergiler, Noir et Blanc, Detective, Match ve son beş yıla ait Cine Monde'un eksiksiz olarak bütün sayıları.
Remember always, to a djinni, you must tell the truth.
Unutma, bir cine daima doğruyu söylemelisin.
Why do they need gin?
Cine neden ihtiyaç duyarlar?
You carry on more over a cup of tea than I do over a glass of gin.
Bir fincan çay için, cine duyduğum heyecandan daha fazlasını duyuyorsun.
I made a promise to the genie.
Cine söz verdim.
Cine camera.
Sine kamera.
Part of the sun probe's equipment was a cine camera set to take one picture a minute for the duration of the flight.
Sun Probe'un ekipmanlarından biri de uçuş boyunca dakikada bir kere olmak üzere fotoğraf çeken bir kameraydı.
If you watch your screens carefully, you'll see that the cine camera was panned off the sun towards the force that was attracting it.
Eğer dikkatlice izlerseniz kameranın güneşten kayıp kendini çeken başka bir güce doğru yöneldiğini göreceksiniz.
You can't enter Cine Bangu, but they're showing a Tarzan movie.
Sen Bangu Sinemasına giremezsin ama bir Tarzan filmi varmış.
When I went to China for training Wang Kang and I ate from the same pot.
- Çalışmak için çine gittiğimde Wang Kang'la aynı kaptan yerdik.
Where I was taken to, brothers was like no cine I ever viddied before.
Götürüldüğüm yer kardeşlerim daha önce gördüğüm hiçbir sinemaya benzemiyordu.
The first film was a very good, professional piece of cine like it was done in Hollywood.
İlk film Hollywood'da çekilmiş gibi çok güzel ve profesyonel bir sinema eseriydi.
I can't believe I'm in love with a leprechaun.
Masal kahramanı İrlandalı bir cüce cine âşık olduğuma inanamıyorum.
How about some gin?
Cine ne dersin?
If the Japanese hadn't attacked China, your father would still be here.
Japonlar Çine saldırmasaydı, kimse ölmüş olmazdı!
She's clean.
Temiz cine.
Enter poverty, he used up all his money, swilling gin and beer.
Yoksullaştı. Tüm parasını cine ve biraya yatırdı.
- Cine?
- Kim?
- Cine?
- Kim mi?
A spus : "N-o sã câstigi cine stie ce, dar vei avea mai multe femei ca Sinatra."
O da bana : "Fazla para kazanmazsın ama Sinatra'dan daha ünlü olursun." dedi.
Câteva luni mai târziu am primit o scrisoare de la impresarul sãu, sau cine o fi fost, anuntându-ne decesul lui.
Birkaç ay sonra, menajerinden ya da her kimse, birinden bir mektup aldık. Onun öldüğünü söylüyordu.
Levon, cine e originar de acolo?
Levon, orada yanınıza kim geldi?
"Cine Paris", Piraeus
Pari sineması, Pire
It looks like China.
- Çine benziyor.
"See the little goblin..."
# Küçük cine baksana...
See the little goblin See his little feet
# Küçük cine baksana # Küçük ayaklara baksana
Oh no...
# Küçük cine baksana...
Ah yes, Flash, let me introduce my... fiancee Kate.
SONRAKİ GÜNÜN ŞAFAĞI # Küçük cine baksana # Küçük ayaklara baksana
The map belongs to the Chinese so you can't take it away. It must stay here.
harita çine ait sen onu alamazsın burada kalması gerekir
But the girl knew that the king of the goblins would keep the baby in his castle forever and ever and ever and turn it into a goblin.
Ama kız biliyormuş ki cinlerin kralı bebeği sonsuza dek kalesinde tutup bir cine çevirecekmiş.
You have 13 hours in which to solve the labyrinth before your baby brother becomes one of us forever.
Labirenti çözmek için 13 saatin var kardeşin sonsuza dek bir cine dönüşmeden önce.
You look like an Oriental leprechaun. You like it?
Doğulu bir cine benziyorsun.
Don't tell Roberto, that bastard!
Roberto p.çine söyleme.
I'm going to drive you to China.
Seni Çine kadar zevkten uçurtacağım.
Why are you watering down the gin, Mom?
Cine neden su kattın anne?
I'm not watering down the gin, I'm using that to water the plants.
Cine su katmıyorum. Onu bitkileri sulamak için kullanıyorum.
Can I get you and Gene anything? Cookies?
Size ve cine bir şey getireyim mi?
That movie was shown in the Cine Kanun.
O film Kanun sinemasında oynuyordu.
He went back to China!
Çine geri döndü!
- He put in a little bit of lemon... - Hairy too.
İ çine biraz limon atacaksın.
The foreigners came a long way to China... just so they can take as much as they can rob from us.
Yabancılar uzak yollardan Çine gelir. bizden çok para kazanmak isterler.
He had to surrender with all his weapons.
Pansiyonda kalanlar bana soru sormuyorlar ve Cine Monde'da daima bana eşlik ediyordu. Bütün silahların teslim edilmesi gerekiyordu.
I will return to China.
Çine dönerim.
I bet we could go all the way to China.
Bhse varım çine bile gideriz bununla
"... tells her not to drink any " al-co-hol or take any me-di-cine.
- "Doktor alkol almamasını ve ilaç kullanmamasını söyler."
Hock it for a bottle of gin?
Bir şişe cine karşılık rehin mi bıraktın yoksa?
We could go Italian, Chinese, Greek.
İtalyaya, Çine, Yunanistana gidebiliriz.
No med'cine in the world can do thee good.
Dünyanın hiçbir ilacı kurtaramaz seni.
"The Joys of a Lady of the Night" a cine-drama in tree acts by and with Carl Akerblom, Mia Falk, Pauline Thibault, Osvald Vogler.
"Gecenin Hanımının Zevkleri" Üç bölümden oluşan bir sine-drama Yapımcı ve oyuncu Carl Akerblom.Mia Falk, Pauline Thibault, Osvald Vogler.
Back to China
Çine
De'Cine?
De Cine?

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]