English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / inglés → turco / [ G ] / Greaseball

Greaseball traducir turco

77 traducción paralela
Just a greaseball!
Pisliğin teki!
Well, there goes another little greaseball on his way.
İşte bir İtalyan veledi daha gidiyor.
Get in there. You no-good little greaseball. Come on.
- Yürüsene işe yaramaz İtalyan.
- Even a greaseball's got feelings.
- Latinler bile hislilermiş.
Hymie shook the dirty hand of that rotten greaseball!
Aşağılık herif!
- Why you hypocritical, fat-headed greaseball... Don't you tell me who I am!
Sen ikiyüzlü odun kafalı bana neden kim olduğunu söylemiyorsun?
Tell them I catch one more greaseball son of a bitch north of 12th Street, he'll end up in a pine box.
Onlara de ki, eğer 12'nci caddenin kuzeyinde bir daha bir İtalyan pisliği yakalarsam, tabutu boylayacak.
Hey, greaseball!
Hey, İtalyan!
Just watch it, greaseball.
- Dikkatli ol yağ çuvalı.
Get lost, greaseball!
Çek git başımdan serseri!
Let me tell you something about that greaseball cocksucker.
O beş para etmez bok herif hakkında sana bir şey söyleyeyim.
Yeah, Mr. Greaseball.
Evet, Bay Greaseball.
- Greaseball don't listen so good, Lenny.
- Ama sen beni dinlemiyorsun, Lenny. - Pekala, ne diyorsun?
I saw my mother with the greaseball who worked with my father...
Annemi babamlaçalışan o adamlagördüm...
Hey, you greaseball bastards!
Ne haber sizi pis herifler!
Put it over there with the others, greaseball.
Masaya, diğerlerinin yanına koy, dangalak.
Acting like yourself for a change, jumping in there. Not like a greaseball.
Kendini o karmaşaya attın ve bowling topu gibi insanları devirdin.
Can't say yid, heeb, zeeb, kike, mackie, dego, ginny, wop, ginzo, greaser, greaseball, spick, beaner, oya, tiger, PR, Mick, donkey, turkey, limey,
( etnik kökenler için aşalağıyıcı kelimer ) yid, heeb, zeeb, kike, mackie, dego, ginny, wop, ginzo, greaser, greaseball, spick, beaner, oya, tiger, PR, Mick, donkey, turkey, limey,
It was real greaseball shit.
Gerçekten iğrenç bir şeydi.
I ain't no fucking greaseball named Arty Clay.
Arty Clay adlı iğrenç adam değilim ben.
I may have to take this greaseball's money, but I don't have to like it.
Belki parasını almam gerekiyor ama ondan hoşlanmam gerekmiyor.
- Does that make you a murderer? - You want to let the greaseball go?
Diyelim ben bu adamı öldüreceğimi söyledim, siz de olur dediniz.
Actually, the only thing I gotta give that guy is a one-way ticket back to Greaseball-land.
Aşağılık herifler buraya geliyor ve her şey aynı olacak sanıyorlar. O bir insan ; en azından o yüzden hakkını vermelisin.
Stupid greaseball.
Aptal lazanyacı.
Greaseball, cracker, mick, spic, kike, gook, nigger.
Lazanyacı, köle, kızıl kafa, baharatlılar, Yahudi, çekik, zenci.
I ain't afraid of no fucking greaseball.
- Bu pislikten korkmuyorum.
Watch this, greaseball.
İyi bak mankafa.
I'm not some greaseball storeowner.
Kötü bir dükkan sahibi değilim.
What happened to "I'm no greaseball storeowner"?
"Kötü bir dükkan sahibi değilim." hikayesine ne oldu?
Hey, you fucking greaseball, you.
Seni adi yağ tulumu seni.
They're gonna catch on to us and they're gonna throw us in prison and then I'm gonna get fucked in my ass by some hairy greaseball named... named Otto.
Bizi yakalayacaklar ve sonra sonra bizi hapse atacaklar ve daha sonra orada götümü becerecekler bazı kıllı taşaklı adamlar ismi de Otto olacak.
I saw my mother with the greaseball who worked with my father...
Annemi babamla çalışan o adamla gördüm...
You fucking greaseball.
İğrenç herif!
Come on, greaseball. Let's go.
Haydi, yağ torbası, yürü.
But why did that greaseball hid in the bathroom?
Ama neden bu iğrenç herif banyoda saklandı ki?
Think I'm some greaseball who doesn't know stuff?
Bu tip adamları tanımayan gerizekalının biri mi olduğumu sanıyorsun?
- Greaseball?
Greaseball.
- Greaseball.
Greaseball.
Well, I'm not her, so I can assure you you won't find me drunk, passed out in some greaseball's fuckpad with my panties around my ankles...
Yani, ben o değilim. O yüzden seni temin ederim ki... beni asla sarhoş, rezilin birinin yatağında kendinden geçmiş... ve kilotu bileklerine dolanmış vaziyette bulmayacaksın. Tabi ben aksini istemedikçe.
- How about "sweaty greaseball"'?
"Terli yağ topu" nasıl? Evet çok güzel.
He snuck in from whatever fucking greaseball country he's from and now he's a Marine?
İtalya'dan mı, ne sikim yerden ülkeye kaynadıysa artık üstüne bir de denizci yapmışlar onu.
You guys should have seen Brennan wail on that greaseball, man.
Brennan'ı o hödüğü yere sererken görecektiniz.
Mr. Camonetti or whatever fucking greaseball name you got the city of fucking New York killed Jerry, okay?
Bay Camonetti, ya da adın her ne haltsa Jerry'yi New York şehri öldürdü, tamam mı?
Yeah, you're the greaseball.
Evet, şu sarımsak nefesli.
And number three, don't play games with me or I'll track you down and I'll fuck you in your greaseball ass, motherfucker!
Ve üçüncüsü, bana oyun oynama. Yoksa seni bulur, o sarımsaklı kafanı patlatırım.
Fucking greaseball, man.
Şu lanet sarımsak kokan.
Hey, greaseball, speak up.
Merhaba sarımsaklı. Konuş.
Hey, greaseball, this rack taken?
Yağ çuvalı, alınan bomba taşıyıcısı bu mu?
I'll greaseball your sorry ass.
Ben yağ tulumuyum, sen işe yaramazsın.
- You heard him, greaseball.
- Dediğini duydun.
I really don't care for the term greaseball.
- Bu sizi katil yapar mı?

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]