English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / inglés → turco / [ I ] / I'm with you now

I'm with you now traducir turco

3,144 traducción paralela
I'm sure if I could remember how much I paid for that, I'd be pretty upset with you right now.
Bu kapı için ne kadar para harcadığımı hatırlayabilseydim eminim şu anda oldukça kızgın olurdum.
And now you're telling me that I get to have a new start... with the woman of my dreams.
Şimdiyse bana yeni bir başlangıç yapacağımı söylüyorsun. Hayallerimdeki kadın diyor bunu...
Now I'm finally done with you.
Sonunda sizinle işim bitti.
But now that I'm back and I'm with you,
Ancak şimdi döndüm ve seninleyim.
Now, there's a conversation I've been hoping to have with you for a while now, but I've never found the right time to have it.
Bir süredir seninle konuşmayı umut ediyordum. Ama uygun bir zaman bulamadım.
You're here now, with me, in... in the greatest city in the whole world and what a better place for you and I to find you a new dream.
Buradasın, benimlesin dünyanın en harika şehrinde ve birlikte sana yeni bir hayal bulmak için daha iyi bir yer var mı? - Ne gibi?
Now I'm here to kick it up a notch, and that starts with you.
Çekişmeyi biraz tırmandırmak için buradayım ve seninle başlayacağım.
You did this, and now if you'll excuse me, I'm going to take your Nationals trophy, and I'm going to run over it with my Le Car.
Sen yaptın ve şimdi müsaadenle, Ulusal şampiyona kupanızı alıp Le Car'ımla üstünden geçeceğim.
Okay, honey, I need you to go with your mom now.
Tamam, tatlım, şimdi annenin yanına git.
Now, Beth, I hate to be blunt... but did you have sex with Tre?
Beth. Ben duygusuz olmaktan nefret ediyorum ama Tre ile seks yaptınız mı?
Now that I have satisfied your curiosity, why don't you hop in here and help me with the laundry?
Merakını giderdiğimize göre neden artık çamaşırları yıkamama yardım etmiyorsun?
Now, I cannot share with you... she'll be here on Wednesday. Do we really have to have her come and stay for three weeks?
İlla gelip üç hafta kalması şart mı?
I'm all better now that I'm with you.
Seninle olduğum için artık daha iyiyim. Babam nerede?
Either I charge you with smuggling, Or you tell me everything you know right now!
Ya seni kaçakçılıkla suçlarım ya da bildiğin her şeyi anlatırsın.
Oh, I'm sorry, miss Ms... I didn't realize you were an undergrad women's studies major experimenting with lesbianism right now.
Kusura bakmayın bayan, lezbiyenlikle ilgili eğitim gördüğünüzü unutmuşum.
Now if you're insinuating that I had anything to do with his murder, I promise you, you're mistaken.
Bana onun ölümü ile ilgili bir şey yaptığımı ima etmeye çalışıyorsan yemin ederim yapmadım.
I want to apologise to Dave on what would have been our wedding day but is now his wedding day to someone else for sleeping with you.
Dave'den özür dileyeceğim, bunun bizim düğün günümüz olması gerekiyordu, ama seninle yattığım için başkasının düğün günü oldu.
Now if you're gonna start talking like that, I'm going to get someone else to scrub in with me.
Yine böyle konuşacaksanız ameliyatta yanıma başkasını alacağım.
I guess you didn't really know who you were dealing with all those years ago, now did you?
Sanırım yıllar önce gerçekten de kiminle uğraştığını bilmiyordun, değil mi?
I'm leaving now. Do you want to head out with me?
Çıkıyorum, birlikte çıkalım mı?
Yes, I-I got this for you and... and no one else here with us right now.
Bunu senin için aldım. Yoksa burada olan bir başkası için değil asla.
Now if you can't come up with the funds, I don't see how I can assist you.
Şimdi parayla gelmediyseniz size nasıl yardım ederim bilmiyorum.
I need to be with you now.
Artık seninle olmam lazım.
How many times do you think that I've asked you to live with me up to now?
Şimdiye kadar kaç kere sordum sence, benimle yaşar mısın diye?
Dr. Hunt, I'm sure you're aware, members of your staff have now lodged an official complaint with intent to sue Seattle Grace-Mercy West hospital. lam.
Doktor Hunt farkında olduğunuz üzere çalışanlarınızın bazıları Seattle Grace Mercy West Hastanesini dava etme amacıyla şikâyette bulundu.
Look, I'm having very confusing feelings right now and... can you just be patient with that?
Şu anda çok karışık duygular içerisindeyim ve... -... bu konuda sabırlı olur musun?
Henry, I told you I wouldn't, and I haven't, except for... with Daniel... and now.
Henry, kullanmayacağım demiştim sana ki kullanmadım da! Bir tek Daniel konusunda kullanmıştım ve bir de şimdi işte.
Now, if I wasn't watching you, someone I have the highest respect for, I would think that that was the response of someone with something to hide.
Eğer seni saygı duyduğum biri olarak, gözlemlemiyor olsaydım, o şekilde konuşan birinin gizleyecek bir şeyi olan biri olduğunu düşünürdüm.
I was at four inaugural balls, and now I'm here... With you.
Dört başkanlık balosuna gittim ve şimdi burada, senin yanındayım.
Now, if it's okay with you, I'm gonna go wash your sweatshirt.
Şimdi, eğer senin için mahsuru yoksa eşofman üstünü yıkamaya gidiyorum.
And I know you have this guy who calls you from college, but he's not here now, and I am, and I like you, and I think you should go out with me.
Üniversiteden sevgilin aradı biliyorum ama şimdi burada değil ve ben senden hoşlanıyorum ve sanırım benimle çıkmalısın.
If I have any favors to call in with you two, I'm calling'em in now.
Eğer bu iyiliği bana yaparsanız çok makbule geçer.
I want to be there so bad right now, but... you just stay with Connie and Scott and help them in any way you can, okay?
Orada seninle birlikte olmayı gerçekten çok istiyorum fakat Connie'yle Scott'ın yanında kal, ve onlara yapabileceğin tüm yardımı yap, tamam mı?
Now I am trying my very best not to smother you with a pillow every time I walk in this room, but you are seriously trying my patience.
Bu odaya her adım attığımda sizi yastıkla boğmamak için elimden gelenin en iyisini yapıyorum ama benim sabrımın da bir sınırı var.
And even now that I'm all grown up here in Los Angeles, with people and choices you don't understand, still, you still haven't left.
Los Angeles'da olsam bile senin anlamadığın insanlarla ve seçimlerle büyümüş olsam bile yine de, yine de terk etmedin.
I'm dressed now, so I can go with you.
Üstümü değiştirdim, şimdi ben de seninle gelebilirim.
You know, me and Ben know each other reasonably well now, so I feel comfortable doing stuff with him, and so, yeah, things like the fight stuff or physical stuff.
Ben'le birbirimizi artık olabildiğince iyi tanıyoruz. Onunla bir şeyler yaparken oldukça rahatım. Ve buna dövüş ya da fiziksel temas içeren sahneler de dahil.
But... the time I'm spending with you... is now going by so quickly. I resent it.
Fakat seninle geçirdiğim anlar o kadar çabuk geçiyor ki buna dayanamıyorum.
I walked this path more than a thousand times... but now that I'm walking with you it seems like a different path.
Bu yoldan binlerce kez gelip gitmişimdir. Seninle birlikte yürüyünce sanki başka bir yolmuş gibi görünüyor.
From now on, I'm not going to eat with him and not face each other. Know that! How will you work if you both don't face each other?
İnsanların dirsekleri hakkında konuşursan hakaret olur.
I'm really happy to be here with you right now.
Burada seninle birlikte olduğum için çok mutluyum.
You know, I'm looking forward to watching people that I've worked with for six years now flourish and grow.
Altı yıldır birlikte çalıştığım insanların büyümesini ve gelişmesini izlemeyi dört gözle bekliyorum.
Now, either you'll manage to be civil with each other, or so help me, I'm gonna rain holy hell down on both of you.
Şimdi, ya birbirinize karşı terbiyeli davranırsınız ya da ikinizin üstüne de cehennem gibi çökerim.
Now, you can either come with us willingly or I'm gonna knock you the fuck out and carry you there myself.
Ya paşa paşa bizimle gelirsin, ya da seni bir yumrukta yere serip kendim taşırım.
If I was pissed at you, I'm sure it would have something to do with the fact that I had no interest in coming to this house socially, and now, I am barricaded in here with a bunch of people that I really hate.
Sana kızgın olsaydım bunun nedeni, bu eve sosyal olarak gelmek istememem ve şimdi burada, gerçekten nefret ettiğim bir grup insanla mahsur kalmam olurdu.
When I was two years younger than you are now, I was pioneering digital cellular technology while my colleagues were still pissing around with electronic pulses.
Zamanında senin şu anki olduğundan iki yaş gençken, arkadaşlarım elektronik aletlerle uğraşırken, ben Dijital Hücresel Teknolojinin öncüsüydüm.
Now, Linda, I mean, what do you want to do with the future here, baby?
Peki Linda, gelecekte ne gibi şeyler yapmayı düşünüyorsun tatlım?
I wish I could go with you,'cause I'm so sleepy now.
Sizinle gelebilmek isterdim çünkü şu an çok uykum var.
I would kill you right now, you know that? Oh, yeah, I'd stab you with my fucking gun, man. You'd stab me with your fucking gun?
Yemin ederim kız kardeşim bebeğini taşıyor olmasa şuracıkta kafana sıkardım.
You don't come with me right now, I'm calling DYFS, and I'm putting you in a home!
Benimle birlikte gelme de, çocuk korumayı arayıp seni bir eve koydurtayım!
You stuck me with that guy, who's such a dumbshit he doesn't even know I'm talking about him right now.
Bana şu salak adamı verdin... şu anda kendisi hakkında konuştuğumun bile farkında değil.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]