English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / inglés → turco / [ I ] / I wanna go with you

I wanna go with you traducir turco

284 traducción paralela
I wanna go with you, Pop.
Seninle gitmek istiyorum, Pop.
- I don't know if if I wanna go with you or not.
- Sizinle gitmek ister miyim? .. Pek emin değilim.
- I wanna go with you.
- Seninle gelmek istiyorum.
I wanna go with you, wherever you go.
Nereye gidersen seninle gelmek istiyorum.
I wanna go with you, Lili.
Seninle gelmek istiyorum Lili.
I wanna go with you.
Seninle gelmek istiyorum.
- I wanna go with you, but I can't.
- Seninle gitmek isterim ama şimdi olmaz.
I wanna go with you, but I'm afraid.
Seninle gitmek istiyorum ama korkuyorum.
I wanna go with you, Mr. Culpepper.
Sizinle gelmek istiyorum, Bay Culpepper.
- Next time, I wanna go with you.
- Gelecek sefer seninle gelmek istiyorum.
I wanna go with you.
Sizinle gelmek istiyorum.
- I wanna go with you.
- Ben de seninle gelmek istiyorum.
That's why I wanna go with you.
Bu yüzden senle gitmek istiyorum.
I wanna go with you to that meeting as your bodyguard.
Bu toplantıya senin koruman olarak gelmek istiyorum.
I wanna go it with you, Danny, but...
Seninle yapmak istiyorum Danny, ama...
I don't ever wanna go hunting with you.
Seninle bir daha hiç ava gitmek istemiyorum.
- Some things I wanna go over with you.
Neden? - Bazı şeyleri konuşmalıyız.
Any time you wanna go to town, I'll ride along with you.
Şehre ne zaman gitmek istersen seninle gelirim.
I'm with you. I don't wanna go home unless you really want to.
Gerçekten eve dönmek istemiyorsan, ben de seninle birlikteyim.
I wanna go someplace with you.
Seninle bir yerlere gitmek istiyorum.
I don't suppose either one of you two wanna go with me?
Sanırım hiçbiriniz, bana eşlik etmek istemezsiniz, değil mi?
And if you don't wanna go out with me tonight, I'll just get me somebody who will.
Ve bu akşam benimle çıkmazsan, başka birini bulurum kendime.
If you wanna go with your friends, I don't wanna spoil anything.
Eğer arkadaşlarınla gitmek istiyorsan, sana yük olmak istemiyorum.
Yes, but I wanna go to Europe, I wanna go to Italy with you.
Evet, ama ben Avrupaya gitmek istiyorum, seninle italya'ya gitmek istiyorum.
I wanna go to Pearl Harbor with you.
Ben de sizinle beraber Pearl Harbour a geliyorum.
No, i wanna go in with you.
Hayır, seninle gelmek istiyorum.
I don't wanna go out with you... and I'm just doing this as a favor to my dad, right?
Seninle çıkmak istemiyorum... ve bunu sırf babama iyilik olsun diye yapıyorum tamam mı?
I'd go in there with you, but they know my face and they'd wanna push it in.
Oraya seninle giderdim ama yüzümü tanıyorlar ve onu ezmek istiyorlar.
I just... I really wanna go, and if it's okay with you, I'd like to go.
Sizin için sakıncası yoksa gerçekten gelmek istiyorum.
And even if we do get him back safe, I don't wanna go on livin'with you.
Ve onu sağ salim geri alsak bile, seninle yaşamak istemiyorum.
Hey, look, don't you get it? I just don't wanna go out with you no more.
Artık seninle olmak istemiyorum.
N-Now don't go nuts when I tell you this, but when Bryan's mom... called with her list, she suggested that they might just wanna... pitch in and help with the cost of the wedding.
Sakın bunu söyleyince sapıtma ama Bryan'ın annesi liste için aradığında düğün masraflarına katılmayı teklif etti.
If you wanna go co-op, I can help you with that too.
Kooperatif istersen, onda da yardımcı olurum.
You know, it's - I wanna go for a walk with her. I wanna
Onunla yürüyüşe çıkmak, ona yemek yedirmek, ona Sendak okumak istiyorum.
You don't wanna go out with me because I'm a bartender, right?
Barmen olduğum için benimle çıkmak istemiyorsun, değil mi?
I bring you here, and you wanna go down with them.
Seni buraya getiriyorum, ilk iş onların yanına gitmek istiyorsun.
So if you wanna go out in a blaze of glory... ... I'm with you.
Gösterişli bir şekilde ölüp gitmek istiyorsan... yanındayım.
- I wanna go over a few things with you.
- Seninle birkaç şey konuşacağım.
Gordy Johnson asked me if I wanna go to the mall with him, and I didn't think you'd won't mind.
Gordy Johnson alışveriş merkezine gelmek ister misin diye sordu ve bende önemsemeyeceğini düşündüm.
I was wondering if you wanna come down and go with me to a party.
Aşağı inip benimle bir partiye gelip gelemeyeceğini merak ettim.
I know you wanna go with me but it will be too cold for you.
Benimle gelmek istediğini biliyorum ama orası senin için çok soğuk.
That means when you wanna go out, I wanna know where you're going and with who.
Kiminle çıkacağını bilmeliyim.
I know it's not a fortune, but, uh... it's enough to take you about anywhere you wanna go... and help you get started if you're careful with it.
Bir servet olmadığını biliyorum, ama... seni istediğin herhangi bir yere götürmek... ve dikkatli kullanırsan yeni bir hayata başlamak için yeterli.
And I wanna go to bed with you.
Ben de seninle yatmak istiyorum.
I wanna go it with you, Danny, but....
Seninle yapmak istiyorum Danny, ama...
You think I wanna go to the dance with you and watch you wish you were with her?
Sen baloya onunla birlikte gitmiş olmayı dilerken ben seninle gelmek istemem.
You wanna go out with me because of my wig, the big boobs, and I serve you food.
Benimle çıkmak istiyorsun peruğum, büyük göğüslerim ve sana yemek verdiğim için.
- You wanna go door to door and tell everybody, in the building my fuckin'name? - I forgot'em, all right? - I don't know what the fuck is wrong with you.
Bunu yapmayacaksın tamam mı?
I know, but... you wanna go back to the way it was with the kids covered in salsa and you wanting me to help?
Biliyorum. Peki sen çocukların acılı sosa battığı ve.. benden yardım istediğin duruma..
I wanna go with you.
— Affedersiniz, bende sizinle gelmek istiyorum.
If you're gonna go ahead with it,..... I wanna make sure you get one thing right.
Eğer bununla birşeyler yapmak istiyorsan, bari bir tek şeyi doğru yap.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]