English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / inglés → turco / [ M ] / Men laughing

Men laughing traducir turco

74 traducción paralela
[Men Laughing]
[Men Laughing]
- I'm a corporal. - [Men Laughing]
Onbaşıyım ben.
( MEN LAUGHING AND CHATTERING )
( ADAMLAR GÜLÜP GEVEZELİK EDİYOR )
[MEN LAUGHING]
[puahahahhaha]
( MEN LAUGHING )
( GÜLÜŞME )
( MEN LAUGHING )
( GÜLÜŞMELER )
( MEN LAUGHING )
( GÜLÜYORLAR )
That was a party political... [sputters ]... cast on behalf of the Liberal Party. ANNOUNCER : [ men laughing]
Liberal Parti adına yayınlanan programı izlediniz.
- [Woman ] Hey! - [ Men Laughing]
- Hey!
- Sleep with Hitler! - [Men Laughing]
- Hitler'le yat!
Strange men and women laughing at you.
Karşında tuhaf erkekler, kadınlar sana karşı gülüp duruyor.
- Everybody, Thomas, look at my butt. " - [Men Laughing]
- Millet, Thomas, popoma bakın. "
You take my cousin... - and I'll take her. - [Men laughing]
Sen kuzenimi al... bende onu alayım.
- [Men laughing] - We have a very special treat for you tonight.
Bu gece senin için özel birşeyler hazırladık.
- [Men laughing] - Bring him!
Getirin onu.
- You bad shit now, huh? - [Men laughing]
Demek öyle, haa!
- Your point being? - [Men Laughing]
Sizin için sorun yaratır mı?
Listen, love, promise me you won ´ t snap when you see all those men laughing at me.
Aşkım bana gülen herifleri gördüğünde sinirlenmeyeceğine söz vermeni istiyorum.
- [Men Laughing] - Oh, ha, ha. Real mature, guys.
Çok olgun bir davranıştı, beyler.
Bree, this is clearly none of my business, and I would have never brought this up, but hear these two men laughing about you...
Bree, bunu söylemek bana düşmez ama, ve bunu normalde sana asla söylemezdim, ama bu iki adam sana gülüyorlardı...
[Men Laughing ] # # [ Singing]
Geceler boyu içiyorum.
( men laughing )
Galiba şu malın bir sorunu var.
Next time he's moving weight, - He don't have to worry about the feds! - ( men laughing )
Bir daha sıkıntı çektiğinde, polislerden korkmasına gerek yok!
Easily done, I suppose, when your husband's on the dole, when he takes the kids to school and brings them home again, when he cooks for them and cleans for them, when he does all of the things a woman does, when he sees men laughing at him
Kocanız işsizlik parası aldığında işler kolaylaşır. Çocuklar, okuldan zamanında alınır, eve getirilir. Onlar için aşçılık ve temizlik gibi bir kadının yaptığı şeylerin hepsini yapar.
They couldn't have men are laughing, joking.
Bunu nereden çıkarıyorlar askerler gülüşüp şakalaşıyorlar.
It won't be long now before people will be laughing at men like me.
İnsanların benim gibi adamlara da böyle gülmesi yakındır.
Of course you're laughing but there's much to be said for the life of men among men with no luxuries, no ornamentation.
Gülersin tabii ama öyle bir hayat hakkında söylenecek çok şey vardır. Lüksün, süsün olmadığı bir hayat.
- [Polish Men All Laughing ] - [ Lanzmann] What did he say?
Ne söyledi?
" watched by the two laughing men,
" iki erkek de gülerek bizi izliyordu,
( LAUGHING ) Aggression, a new scent for men.
Aggression, erkeğin yeni kokusu.
( LAUGHING ) Professor Xavier is our leader and he has named us the X-Men.
Profesör Xavier liderimiz ve bizi X-Men diye adlandırıyor.
" And somewhere men are laughing...
"Ve bir yerde adamlar gülüyor..."
( MEN LAUGHING )
Ha?
Men like that, the joke-laughing-at.
Erkekler esprilerin gülünmesini sever, öyle değil mi?
If you're one of the thousands of men who suffer from erectile dysfunction, you already know that it's no laughing matter.
Ereksiyon sorunu olan hastalarımdan iseniz bilirsiniz ciddi bir konudur.
If you're one of many men with erectile dysfunction you know it's no laughing matter.
Ereksiyon sorunu olan hastalarımdan iseniz bilirsiniz ciddi bir konudur.
( MEN LAUGHING )
- Ooo!
[Men laughing] Christ Almighty, Lukey!
Tanrı aşkına Lukey!
[Men laughing] See?
Gördün mü?
Five men panting around me... touching me, laughing... pinching my nipples...
Beş adam benim etrafımda... Dokunarak ve gülerek... Gögüslerimin ucunu sıkarak...
You men are laughing at me.
Siz benimle dalga geçin.
I would like to apologize for all the men who thought this was a laughing matter.
Bunu bir dalga konusu gören erkekler için.. sizlerden özür diliyorum.
Some offenses included looking at a white woman twice, laughing at a white person, or even stepping on white men's shadows, and this ended up leading to a law in the form of a tax stamp,
Beyaz bir kadına iki kere bakmak, beyaz birine karşı gülmek, hatta beyaz adamın gölgesinin üzerinde yürümek gibi suçlar, bir yasayla "vergi pulu" cezasına bağlandı.
( LAUGHING ) This is Chico, one of the most trusted of my men.
İşte Chico, en güvenilir adamlarımdan biridir.
After all these years clawing your way up, laughing at men's jokes, subservient, neglecting your opportunities, giving up on love, no time for the simple, the decent, doing all the dirty work- -
Yükselmek için onca yıl uğraştıktan sonra. Erkeklerin şakalarına gülerek bir köle gibi. Fırsatlarını görmezden gelerek.
Don't you even think about it. If I have a jerk for the son, I'd be the laughing stuck at the men's queer club.
Hiç düşünmez misin Eğer denyo bir oğlum olsa, gider ibne kulüplerinde takılırdım.
( MEN LAUGHING )
Boner.
( men laughing )
Merhaba, anne.
She's been laughing at you while she's having her men!
Erkeklerle eğlenirken sana arkandan gülüyor!
You can do it, son! "And somewhere men are laughing, and somewhere children shout."
Ve bir yerde insanlar gülüyordu ve çocuklar bağrışıyordu.
You're laughing now, but we'll see how cheerful you are the day men cast aside their domestic chores and conquer the workplace.
Şimdi gülüyorsun ama erkeklerin ev işlerini yaptığı... ve işyerlerini ele geçirdiği gün de gülecek misin bakalım?

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]