English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / inglés → turco / [ N ] / Needles

Needles traducir turco

1,595 traducción paralela
Have you got the medicine and the needles?
- İğne için gerekli şeyler var mı?
Feel what pine needles are like, how strange they are...
İğne yapraklarını hissedin! Ne kadar farklı olduğunu...
These needles have to survive the winter, the snow... pass them around.
Bu iğne yapraklar, kışın hayatta kalabilmek içindir. Kar, yaprakların etrafından akar.
It will feel like pins and needles inside.
İçinde karıncalanma, batma gibi bir his.
Is it a pins-and-needles kind of feeling?
Karıncalanma gibi bir his mi?
- No, I hate needles. Otherwise I'd get one right here.
Yoksa şuraya yaptırırdım.
Isn't that where they gotta stick a bunch of needles under your skin?
Derinin altına iğneler batırman falan gerekmiyor mu?
Even when they tortured me with needles.
İğnelerle işkence yaptılar, yine de söylemedim.
The corpses of those people still had the needles in their arms.
Bunların cesetlerinin kolunda şırınga sallanıyor olurdu.
And I'm augmenting my natural moosely musk with pine needles and river mud.
Ben de doğal geyik kokumu biraz çam ve çamurla zenginleştiriyorum.
It's like it's got needles in it.
Havada sanki iğneler var.
Does it come with needles?
İğneleri de var mı?
A friend of mine just bought a hotel up in... up in Needles, New Mexico, and I... and I thought that, uh... well, I... I kind like the way it sounded, Needles, New Mexico.
Bir arkadaşım New Mexico, Needles'da bir otel aldı ve ve ben de düşündüm de kulağa hoş geldiğini fark ettim, Needles, New Mexico.
- Needles?
- Needles?
- Pine needles!
- Çam iğneleri!
Pins and needles.
Karıncalanma.
I found puncture wounds around her glandular areas, from large-gauge needles commonly used to draw out fluids.
Beze bölgelerinde delik şeklinde yaralar buldum, ve... bunlar geniş uçlu vücut sıvısı almak için kullanılan iğnelerle açılmış.
Yeah, used in the manufacture of needles to solder them to needle arms.
Evet, iğnelerin iğne koluna lehimlenmesinde kullanılıyor.
I think somebody's using these needles for something else, Mr. Wolfe.
Bence biri o iğneleri başka amaçla kullanıyor Bay Wolfe.
Needles, that sort of thing.
İğneleri vesaire.
No, needles and pins.
Hayır, iğneler ve toplu iğneler.
Needles and pins.
İğneler ve toplu iğneler.
Thank you for this, with the needles and blood.
Bunu yaptığın için teşekkür ederim, iğneler ve kan için de.
Even with the needles and blood.
İğne ve kan olması gerekse bile.
Oh, I'm on pins and needles.
Merak içinde bekliyorum.
That's me. Needles-in-a-Haystack-R-Us.
İşte ben böyleyim, nerede olsa gelip beni bulurlar.
That is, dirty needles, contaminated garbage.
Kirli iğneler, mikroplu çöpler.
Is it needles?
İğneler mi?
- You got any needles on you?
- Sakin ol dostum. Üzerinde iğne var mı?
And I was waiting on pins and needles, and I was talking to her probably twice a week on the hand radio
Ben de sabırsızlıkla gideceğim günü bekliyordum. Haftada iki kez falan el telsizi aracılığıyla konuşuyorduk.
Figured I'd find a junkie where needles are.
Bir bağımlının nerede olabileceğini iyi bilirim.
There's more here to what I'm doing than just sticking needles in their arms.
Yarbay, kollarına iğne sokmaktan fazlasını yapıyorum burada.
You thought I just liked watching people get needles poked in the back?
Sırtına iğne batırılan insanları izlediğimi mi sandın?
For one thing, we don't use needles.
Ayrıca biz iğne kullanmıyoruz.
Out in Needles.
Needles'ın dışında.
After that I saw needles everywhere.
Ondan sonra her yerde şırıngalar gördüm.
I've got a long drive to Pacific Beach and it takes me hours to sterilize my piercing needles.
- Pasifik Plajına yol çok uzun ve dövme iğnelerini sterilize etmek saatler sürüyor.
Dinner was great. Tell Drama he's on my to-do list right after inserting needles in my cock.
Drama'ya söyle ç.küme iğneler sapladıktan hemen sonra yapılacaklar listemde o var.
- And needles and germs and milk.
Ve iğneler ve mikroplar Ve süt de var.
Dean, you know, looking for a cursed object, it's like trying to find a needle in a stack of needles.
Dean, lanetli bir nesne bulmak samanlıkta iğne aramaktan farksızdır.
I'll go get my needles.
Gidip iğnelerimi getireyim.
He was immunized for hep A and B, and do you really think this kid is having unprotected sex or sharing needles?
Karaciğer hücrelerinde sorun yok. Sarılık A ve B için aşı olmuş ve gerçekten bu çocuğun korunmasız seks yapıp ya da şırıngalarını paylaştığını mı düşünüyorsun?
Let's stick needles in his head, see how he likes it.
Kafasına iğneler batıralım bakalım hoşuna gidecek mi?
This is a model, for teaching. Needles placed correctly on parts of the body can cure all sorts of ailments.
Bu her tür hastalığa deva olan iğneleri vücudun doğru noktalarına yerleştirmeyi gösteren bir eğitim modeli.
How long will the needles have to stay in?
- İğneler daha ne kadar kalmalı?
It's amazing what a few well-placed needles can do.
Doğru yerleştirilen birkaç iğnenin yaptığı bu şey inanılmaz.
I don't think it was just the needles, Much.
Bence bu sadece iğneler sayesinde değil, Much.
Over here. Right? I'll dig his
O gelemiyorsa da Needles Nelson'ı çağır.
- Pins and needles.
- Toplu iğneler ve iğneler.
Needles, cells.
Bildiğin biyopsi işte.
Make it, you get needles nelson
Mikey, Izzy'yi ara.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]