English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / inglés → turco / [ N ] / Neglect

Neglect traducir turco

678 traducción paralela
I listened to his crap about your fantasies of death and all the while he was implying my neglect.
O, seni ihmal ettiğimi düşünürken, senin saçma ölüm hayallerini dinlemek zorunda kaldım!
- Neglect, Eleanor, of you!
- İhmal ediyormuşum, Eleanor, seni!
Oh, I'll not neglect you.
Size gerekli özeni göstereceğim.
You can't neglect her for a lot of charity cases.
Bu hayır işleri yüzünden onu ihmal edemezsin.
To economize on production costs the collieries neglect security measures.
Üretim maliyetlerinden kısmak için kömür ocakları, güvenlik tedbirlerini ihmal ettiler.
Your Majesty, I'm distressed at my neglect at not having rewarded Lieut. Dmitri before.
Majesteleri, teğmen Dmitri'yi daha önce ödüllendirmeyi ihmal ettiğimden dolayı derin bir üzüntü içindeyim.
If there was just some way I could bring him to his senses, make him realise his neglect of me.
Keşke onun duygularını cezbedebileceğim bir yol olsaydı da, beni ihmal ettiğini idrak ettirebilseydim.
He lets me neglect things.
Bazı şeyler kaçıyor artık.
- Any woman can be starved by neglect.
- Bir kadının ilgiye aç olması doğaldır.
That doesn't mean that you should neglect yourself.
Tabii bu kendinizi ihmal edin anlamına gelmiyor.
We cannot, of course, neglect any member of Your Lordship's family.
Elbette Lortlar ailesinin hiç bir üyesini, ihmal edemeyiz.
I was just trying to show you you can't neglect me.
Beni saf dışı bırakamayacağını söylüyorum.
Do what you will, ignore it, neglect it, starve it it's stronger than both of us together.
Ne istersen yap, ihmal et, görmezlikten gel bu şey ikimizden de kuvvetli.
Now we'll pay for our years of neglect.
Yıllar boyunca yaptığımız ihmalkârlıkların cezasını, şimdi çekeceğiz.
Henry's old church, perishing from neglect.
Henry'nin eski kilisesi, bakımsızlıktan dökülüyor.
Mark does neglect details - he didn't tell you?
Mark ayrıntıları kaçırır, sana söylemedi mi?
I can understand that, but I wouldn't allow myself to neglect the Palestrina research.
Anlıyorum ama Palestrina araştırmama ara veremem.
It isn't paper bags, my reformed gypsy friend, it's neglect.
Sorun kâğıt torbalarda değil çingene dostum, ihmalde.
Shameful neglect.
Utanç verici ihmalde.
You neglect your health.
Sağlığınızı ihmal ediyorsunuz.
Never neglect your mother.
Anneni asla ihmal etme.
But... if the current high standard of journalism in the day slackens, Or any act of neglect threatens the well-Being of this newspaper, I shall be forced to make an immediate decision... based upon the current contract.
Fakat The Day'in gazetecilik standardı düşecek olursa veya gazetenin itibarına zarar ettirecek bir eylem olursa mevcut sözleşme şartlarına göre acil bir karar almak zorunda kalabilirim.
Forgive my prolonged neglect, my pet.
uzun süreli ihmalkarlığımı affedin, tatlım.
" Neglect of duty and cowardice in the face of the enemy.
" Düşman karşısında görevi ihmal etmek ve korkaklık.
This court finds Major Alexander Kearny, 5th Cavalry, United States Army guilty of gross neglect of duty by reason of cowardice in the face of the enemy.
Mahkeme, 5. süvari alayında görevli Binbaşı Alexander Kearny'i düşman karşısında görevi ihmal etmek ve korkaklıktan dolayı suçlu bulmuştur.
Nor construe any further my neglect than that poor Brutus with himself at war forgets the shows of love to other men.
İlgisizliğime başka anlam verme. Zavallı Brutus kendi kendiyle savaşıyor,.. ... başkalarına sevgisini gösteremiyor, de.
Sure, but don't neglect his partner.
Evet ama ortağını da unutmayın.
I didn't mean to neglect you, my dear.
Seni ihmal etmek istemedim, tatlım.
I have been long a sleeper... but I trust my absence doth neglect no great design... which by my presence might have been concluded.
Biraz fazla uyumuşum ama herhâlde yokluğum yüzünden önemli bir karar gecikmemiştir ya da bensiz alınamayacak bir karar olmamıştır.
You end up thinking there is something living and tangible even in your dreams and you neglect life, do you see?
Düşünüyorsun ki hayallerinde bile yaşanabilecek somut bir şeyler var diye ve hayatı ihmal ediyorsun. Gerçekliği, bu gerçekliği.
I'm not the type of man who'd neglect his wife and his home.
Karısını ve evini ihmal edecek tipte bir kişi değilim.
We teach school children English, Math, History and yet... we neglect the one subject that gives them the most trouble in life.
Öğrencilere İngilizce, matematik ve tarih öğretiyoruz ama hayattaki en büyük dertlerini göz ardı ediyoruz.
I only said that Obara showed no neglect.
Ben Obara'nın bir ihmalinin olmadığını söylüyorum sadece.
Recruit Obara admits his neglect.
Er Obara ihmalini kabul ediyor.
They complain of Solomon's neglect of them.
Süleyman'ın onları ihmal ettiğini söylüyorlar.
I know, but can we in all conscience neglect our moral obligations?
Biliyorum vicdanım rahatsız, ama ahlaki yükümlülüklerimi ihmal mi edeyim?
Sorry to neglect you.
Sizi ihmal ettiğim için özür dilerim.
"but we must not neglect our responsibilities."
O kökler zamanla zehirlenmeye başladı.
He didn't mean to neglect his work.
İşini savsaklamak anlamında değil.
It is not the Spartan way to neglect the holy festivals.
Bu Spartalılar'ın kutsal festivallerden kaçış yöntemi değildir.
Nor to neglect Greece.
Ya da Yunanistan'dan kaçış.
And I mustn't neglect the most important man on our ship.
Gemideki en önemli adamı ihmal etmemeliyim.
Neglect the danger factor.
Tehlike faktötünü ihmal etme.
So as not to neglect the various dangers caused by air pollution, nor the remedies modern science may have to offer... we've invited a specialist on air pollution,
Ne hava kirliliğinin neden olduğu tehlikeleri... ne de bilimin bize sunduğu ilaçların kirliklerini göz ardı ediyoruz... Hava kirliliği üzerine okumuş bir uzman getirttik.
We can't neglect any possibility.
Hiçbir olasılığı göz ardı edemeyiz.
Look at all this neglect all over the place.
Her tarafta bir ihmal söz konusu.
- Don't neglect me.
- Beni ihmal etme.
Neglect of the peasants is unforgivable.
Köylülerin ihmalkarlığı affedilemez!
Your neglect lumbered me with a dead man.
İhmalin yüzünden bir adam öldü ve ben zorda kaldım.
I'll never neglect him. Never.
İhmal etmeyeceğim hiç.
Do not neglect this order.
Bu emri ihmal etme.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]