English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / inglés → turco / [ O ] / Out loud

Out loud traducir turco

3,244 traducción paralela
I don't want to do it out loud.
Bunu yüksek sesle yapmak istemiyorum.
- Did I just say that out loud?
- Bunu yüksek sesle mi söyledim?
Hey, Paddy, come on, man, for crying out loud, we're just trying to have a nice weekend together.
Hey, Paddy, hadi ahbap, Tanrı aşkına. Birlikte güzel bir hafta sonu geçirmeye çalışıyoruz.
And if tries to challenge me to prove it, I pull out that glorious piece of paper you said you'd provide me with and read it out loud.
Ve bana bunu kanıtlamam için meydan okumaya kalkarsa bana sağlayacağını söylediğin o görkemli belgeyi çekip çıkaracağım ve yüksek sesle okumaya başlayacağım.
Just thinking out loud...
Sadece yüksek sesle düşünüyordum.
It's weird I'm saying this out loud, right?
Bunları sesli söylemem garip, değil mi?
I said that out loud.
Fazla bağırdım herhalde.
With his fairy tale story in tatters, Lance reached out to friends and critics alike and began to wonder out loud if he should at last admit to his lie.
Peri masalı ayaklar altında ezilen Lance arkadaşlarına ve eleştirmenlere başvurarak sonunda yalanını itiraf edip etmemesi gerektiğini düşünmeye başladı.
Hey, that was 40 years ago, for crying out loud.
O 40 yıl önceydi.
Josepha, I want you to focus on your balance, and count from one to 10 out loud.
Josepha, bakiyene odaklanmanı istiyorum. Ve sonra 1'den 10'a dışından say.
Ah, for flying'out loud.
Bırak Allah aşkına!
Do what he says, for crying out loud.
Lütfen Tanrı aşkına ne diyorsa yapın.
For crying out loud.
Yüce Tanrım.
You don't have to read it out loud.
Sesli okumak zorunda değilsin.
I'm sitting on a crow, for crying out loud!
Bir karganın üstünde oturuyorum daha ne olsun.
I just need to hear you say it out loud.
Sadece bunu senin ağzından duymak istiyorum.
I'm saying you don't have to say it out loud each random thought that you have.
Aklına gelen her şeyi yüksek sesle söylemene gerek olmadığını söylüyorum.
And count out loud with him so he does it right.
Ve yüksek sesle yapmaya devam edin.
You need to count out loud, go ahead.
Yüksek sesle sayarak devam edin.
What's one more day in New York, for crying out loud?
New York'ta bağıra çağıra ağlamak için bir gün daha kalsan ne olacak ki?
For crying out loud, will one of you well-paid, well-trained gentlemen please shoot that motherfucker?
Yüksek maaşlı ve iyi eğitimli beyler, biriniz şu orospu çocuğunu vurur musunuz?
"If you don't say it out loud, then it's not true."
" Eğer yüksek sesle söyleyemiyorsan o zaman gerçek değildir.
It's the Bulldogs for crying out loud.
- Altı üstü Bulldog'lar yahu.
You don't read out loud?
Sen yüksek sesle neden okumuyorsun?
And would you please to read out loud the name that is there written..... in the margin of page... 81?
Ve lütfen yüksek sesle okur musunuz, 81. sayfanın kenarında... yazılı olan ismi?
For crying out loud, I'm not the king of England.
Tanrı aşkına, İngiltere kralı değilim ki.
Well, for crying out loud, when does anybody get to go to Disneyland with Walt Disney himself?
Ne zaman birisi Walt Disney'in kendisiyle Disneyland'e gitmemek için bu kadar feryat eder ki?
Let me say this out loud,'cause I can't believe my own ears.
Şunu sesli sesli söyleyeyim : çünkü kendi kulaklarıma inanamıyorum!
I'm thinking out loud.
Sadece yüksek sesle düşünüyordum.
My husband gave me your book on our date... And when your second book came out, we read it out loud together.
Eşim ilk randevumuzda bana sizin kitabınızı vermişti sonra ikinci kitap çıkınca birlikte yüksek sesle okuduk.
Did I say that out loud?
Bunu yüksek sesle mi söyledim?
It's important to hear it out loud.
- Sesli olarak duymak önemlidir.
D'you know, I never realised how much I enjoy hearing that said out loud.
Biliyor musun, daha önce bu soruyu duymaktan bu kadar çok hoşlandığımı fark etmemiştim.
It's been a dry June, and I know it doesn't need to be said out loud, but we need this sale.
Bu, Kuru bir Haziran'dan oldu ve bunu, yüksek sesle söylenecek gerekmez biliyorum ama biz bu satış gerekir.
I'll tell you what I'll do, Ian, I'll scream your name out loud, at the most inappropriate time.
Sana ne yapacağımı söyleyeyim, Ian en uygunsuz zamanda ismini avazım çıktığı kadar bağıracağım.
Did you just hope and dream out loud?
Az önce sesli olarak mı hayal kurdun?
All hopes and dreams are out loud.
Bütün hayaller seslidir.
You say that out loud, and you're already scared, right?
Bunu sesli söylerken bile korkuyorsun, değil mi?
( Chuckles ) That's quite a mouthful, isn't it, saying it out loud?
Dışından söylemek zor değil mi?
We're in a bear, for crying out loud!
Bir ayının içindeyiz, inanamıyorum ya!
It's the first time I've said it out loud.
İlk defa yüksek sesle söyledim.
Did I say that out loud?
Yoksa yüksek sesle mi söyledim?
Out loud? I did.
Söyledim.
I was just thinking out loud.
Sadece yüksek sesle düşünüyordum.
That was my speaking-out-loud, reading-out-loud voice.
Yüksek sesle öyle konuşurum, yüksek sesle okuma sesimdi o.
- For crying out loud.
Tatlım!
Out loud.
Yüksek sesle.
so loud and so often that they transferred him out.
Bu o kadar sürmüştü ki sonunda onu okuldan uzaklaştırdılar.
"The words of my beloved speak out loud."
Sevgilimin adını haykırıyor.
Hey, how'bout we take a break from the out-loud reading?
Yüksek sesle okumaya biraz ara versen nasıl olur?
Or he got it loud and clear, figured out it's a setup.
Veya mesajı aldı ve bir tuzak olduğunu anladı.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]