English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / inglés → turco / [ T ] / This is all i could find

This is all i could find traducir turco

51 traducción paralela
This is all I could find on that cop killed in 1932... that Bundy guy, Mr. Kelly.
1932'de öldürülen o Bundy denen polis hakkında bulabileceklerimin hepsi bu, Bay Kelly.
- This is all I could find.
Tek bulabildiğim bu.
This is all I could find.
Ancak bunu bulabildim.
This is all I could find for now.
Şimdilik bulabildiğim bunlar.
Hey, this is all I could find.
Hey, tüm bulabildiğim bu.
This is all I could find.
Bunu bulabildim.
This is all I could find, Julien.
Bu bulabildiğimin hepsi, Julien.
This is all I could find.
Bulabildiğim herşey bu.
I'd combed every fine antique store on the East Coast... and this is all I could find.
Doğu sahilindeki her antikacıya baktım. Ancak bunları bulabildim.
This is all I could find, but at least you'll be dry. Put them on.
Alın, bunları bulabildim ama hiç değilse kuru.
This is all I could find.
Tüm bulabildiğim bu.
This is all I could find.
Bulabildiğim tek şey, bu.
This is all I could find.
Bütün bulabildiğim bu. Lisa'nın bebekliği Milwaukee
Okay, this is all I could find, but I think it'll work.
Bütün bulabildiğim bu, ama işimizi görecektir.
This is all I could find.
Bulabildiğim bu işte.
This is all I could find on your guy.
Senin eleman hakkında bulabildiklerimin hepsi bu.
This is all I could find.
Bir tek bunu bulabildim.
Doctor, this is all I could find that hasn't got Atmos.
Doktor, bulabildiğim ATMOS kurulmamış tek araç bu.
This is all I could find.
Ancak bunları bulabildim.
These will be kind of big on you, but this is all I could find.
Sana büyük gelecek, ama tek bulabildiğim bu. Git yıkan.
This is all I could find.
Sadece bunları bulabildim.
- This is all I could find.
- Bütün bulabildiğim bu.
I cracked into the deep database for your mom and this is all I could find.
Annenle ilgili veritabanında iyice araştırma yaptım. Tek bulabildiğim bu.
This is all I could find.
- Tek bulabildiğim bu.
This is all I could find.
Bulabileceğim buydu.
This is all I could find.
Tüm bulabildiklerim bunlar.
This is all I could find.
Tek bulabildiğim bu.
I'm afraid this is all I could find.
Korkarım ki tüm bulduğum bu kadar.
This is all I could find under "Photonic Containment."
"Fotonik Kapsama" adı altında bunları buldum.
- This is all I could find. - _
Tüm bulabildiğim bu.
- This is all I could find.
- Bir tek bunu bulabildim.
This is all I could find, boss.
Tüm bulabildiklerim bunlar, patron.
It's a cold, hard fact. This is all I could find.
Bunları bulabildim.
This is all I could find.
Bunu buldum.
All I could find for the moment is this.
Şimdilik tek bulabildiğim bu.
This is, it's all I could find.
Tüm bulabildiklerim bunlar.
- This is all the medicine I could find.
- Bulabildiğim tüm ilaçlar bu.
This is all I could find.
Bir tek bunları bulabildim.
I went by your room. This is pretty much all I could find.
Odandan geliyorum.
Now come on, this is all time we could be using to find Rupert's kidnappers.
Şimdi yürü, geçirdiğimiz zamanı Rupert'i kaçıranlar için kullanabiliriz.
I think I had to become Bridgette so I could meet this Cameron kid and find out who he truly is and put a stop to all this.
Onun gerçekte kim olduğunu ve bunu nasıl sonlandırabileceğimi bu sayede öğrendim. Yanılıyorsun.
This is all the dye I could find.
Bulabildiğim bütün boya bu.
I guess this is all he could find.
Sanırım tüm bulabildiği buymuş.
Ladies, as much as I would love to get to the bottom of who it is that you think that I look like and all the kinds of fun that we could be having together, the reason that I'm here is'cause the Mongoloid tending bar inside said this is the place where I could find the guy who runs the joint.
Hanımlar, kime benzediğim meselesini çözmek çok hoşuma gidecek olsa da ya da beraber ne kadar güzel vakit geçirecek olsak da burada olmamın nedeni bardaki geri zeka burayı işleten adamı burada bulacağımı söylediği için geldim.
Okay. I checked the whole neighborhood, but this is all the poop I could find.
Tüm mahalleyi kontrol ettim bulabildiğim tüm dışkılar bunlar.
Maybe after I find out who Katie is and we straighten all this out, we could go out then.
Belki Katie'nin kim olduğunu bulduktan ve her şeyi anladıktan sonra dışarı çıkabiliriz.
This is all the magic monitoring equipment I could find.
Bunlar bulduğum bütün sihir araştırma ekipmanları.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]