English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / inglés → turco / [ W ] / Wallpaper

Wallpaper traducir turco

618 traducción paralela
I think it's very cute, but we'll have to change the wallpaper.
Bence çok hoş bir oda ama duvar kağıtlarını değiştirmemiz gerekecek.
- Oh, I don't like green wallpaper.
- Yeşil duvar kağıtlarından hoşlanmam. Bakmanıza hiç gerek yok.
Hang on to my shirttails... -... you'll be using that for wallpaper.
Bana takılırsan onları duvar kağıdı olarak kullanırsın.
It had nursery wallpaper.
Çocuk duvar kağıtları vardı.
I don't like the wallpaper.
Duvar kağıdı hoşuma gitmedi.
The wallpaper is very old.
Duvar kağıtları çok eski.
I'm curious, what color is the wallpaper?
Söyle bakalım duvar kağıtlarım ne renkmiş?
Wouldn't you like to come inside and pick some off the wallpaper?
İçeri girip duvar kağıdındaki çiçekleri toplamak istemez misin?
I wanna have a normal home with wallpaper and book ends.
Duvar kağıtları ve bibloları olan normal bir evim olsun istiyorum.
My wife got some new wallpaper for the living room.
Karım salona duvar kağıdı yaptırmış.
They look under the wallpaper.
Duvar kağıdının ardına bakarlar.
- Ill even wallpaper the kitchen.
- Mutfağı duvar kağıdı kaplatırım.
It had green damask drapes... rose-patterned wallpaper... an ormolu clock.
İpek kumaştan yeşil bir perde,... gül desenli duvar kağıdı ve altın kaplama bir saat.
Can't you smell the wallpaper paste, Mr. Farnham?
Şu duvar kağıdını koklar mısınız, Bay Farnham?
So, for a while at least, possibly forever, who could know, it was goodbye to the alarm clock, the narrow bed, the lonely meals, the faded wallpaper.
Böylece, en azından bir süre belki de süresiz, kim bilir, alam saatine, dar yatağına, yalnız yemeklere solmuş duvar kağıdına veda ediyordu.
I look like a piece of old wallpaper.
Eski bir duvarkağıdı gibi görünüyorum.
- Paper. Wallpaper.
Duvar kağıdı.
Wallpaper.
Duvar kağıdı.
That you'll give up the wallpaper business... and really make a stab at reporting.
Duvar kağıdı işini bırakıp... gazeteciliğe atılacağınıza dair.
One day someone called me from behind the wallpaper.
Birgün birisi bana tam bu duvar kağıdının arkasından seslendi.
the day before your birth, I was up on a ladder, changing the wallpaper in the shop :
Sen doğana kadar hiç hastalanmadım. Merdivene çıkıp dükkanın duvarkağıdını bile yenilemiştim.
When it was returned to me it had flowered wallpaper three new bathrooms and four new closets.
Evi onlardan geri aldığımda çiçekli duvar kağıtları üç yeni banyo ve iki tane de tuvalet vardı.
We'll wallpaper each other.
Fakat bu gece çalışmam gerek.
But I do wish I could do things. You know, important things like cook a soufflé or pick a necktie or choose the wallpaper for the bedroom, you know?
Ama önemli şeyler yapabilmeyi o kadar çok isterdim ki,... bilirsin, bir sufle pişirmek ya da kravat bağlamak yatak odası için duvat kağıdı seçmek, anlıyor musun?
And now wallpaper for the bedroom.
Şimdi de yatak odasına duvar kağıdı bakalım.
Yellow and white wallpaper would brighten it.
Sarı ve beyaz duvar kağıdı bu odayı bir hayli açar.
I've gotten so used to wallpaper.
Duvar kağıdına çok alıştım.
I know, but it's the wrong shade of pink for the wallpaper.
Biliyorum, ama pembenin bu tonu duvar kâğıdına uymuyor.
For wallpaper in a child's room, absolutely perfect.
Çocuk odasında duvarı kaplamak içinse, mükemmel.
This is some wallpaper from our room.
Bu, odamız için aldığımız bir duvar kağıdı.
Count the roses in the wallpaper.
Duvar kağıdındaki gülleri say.
Lickable wallpaper for nursery walls.
Çocuk odası için yalanabilir duvar kağıtları.
I'll have to get rid of this horrible wallpaper.
Şu korkunç duvar kağıtlarından kurtulmam lazım.
White, uncrushable linen pantsuit, marvelous red wallpaper printed shirt... tied together, with its own matching belt.
Beyaz, buruşmaz keten takım, harika kırmızı duvar kağıdı baskılı gömlek... takımı tamamlayan bir kemerle bir araya getiriliyor.
the contours, the washbasin that is so tiny it resembles a piece of doll's-house furniture, the bowl, the window, the wallpaper of which you know every flower, these newspapers that you read and re-read, that you will read and re-read again ;
... etajerin muşamban çatlaklarını, kabartılarını, lekelerini çizgilerini, binlerce kez saydığın tavanın maket bir evin mobilyasını andıracak kadar küçük olan lavabon pembe kabın penceren üzerindeki tüm çiçekleri ezberlediğin duvar kağıdın defalarca okuduğun ve defalarca okuyacağın gazeten ;
- What do you think of the wallpaper?
- Duvar kağıdı hakkında ne düşünüyorsunuz?
- They have the nicest wallpaper.
- Çok güzel duvar kâğıtları var.
Somebody hang the wallpaper upside down?
Birisi duvar kağıdını ters mi asmış?
We'll have to change the wallpaper... make everything more cozy.
Duvar kağıdını değiştirmemiz gerek herşeyi daha rahat yapmalıyız.
The wallpaper needs changing.
Duvar kâğıdının değişmesi gerek.
One fit or fidget and Mrs. Rogers is going to be scrubbing your brains off the wallpaper.
Şunu ağzına alıp emzik taklidi yap ve Bayan Rogers beyninizi duvar kağıdından fırçalayarak Temizleyecek.
I'll be here putting up my wallpaper.
Ben burada duvar kağıdı döşüyor olurum.
I might as well use that for wallpaper.
Duvar kağıdı yap gitsin.
- The wallpaper, it's peeling.
- Duvar kağıdı, sökülüyor.
I mean, so big that paper money's not worth anything. You use it for wallpaper.
Kağıt parayı duvar kağıdı yaptıracak kadar büyük.
- Wallpaper.
Duvar kağıdı.
- Wallpaper?
Duvar kağıdı?
The wallpaper!
Bu duvar kağıdı!
By the way, did you see the wallpaper?
Bu arada, duvar kağıtlarını gördün mü?
Not on your wallpaper.
Senin duvarkağıdına olmaz.
Wallpaper's peeling off, and it's miles from the nearest convenience.
Duvar kağıtları dökülüyor.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]