English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / inglés → turco / [ Y ] / You didn't ask me

You didn't ask me traducir turco

797 traducción paralela
Why didn't you ask me?
Neden bana sormadın?
Did I ask you to come with me because I didn't want to die alone?
Yalnız gitmek istemeyip benimle gelmeni mi söyledim?
Would I ask you to do this thing for me... if I didn't consider you practically my wife?
Seni karım olarak bellemiş olmasam... senden böyle bir şey yapmanı ister miydim?
- Why didn't you ask me?
- Peki sen neden sordun?
Why didn't you come ask me?
Neden gelip bana sormadın?
You didn't ask me.
Ama sormadınız ki.
Well, you didn't ask me.
Sormadın ki.
You didn't ask me!
Bana sormadan yaptın!
Excuse me, but you insisted on showing them to me. - I didn't ask you for anything.
Hayır, göstermek için siz ısrar ettiniz.
- Look, didn't you ask me...
- Bak, hani demin sen...
Wondered why you didn't ask me who I was.
Kim olduğumu sormamanıza şaşmıştım.
- You didn't have to ask me that.
- Ortada bağışlanacak bir şey yok.
And if I didn't ask you to go with me you'd still say'Whatever you like.'
Hatta sormasam bile gene aynı şekilde cevap verirdin.
You didn't ask me for the job.
Sen benden istemedin bu isi.
You didn't ask me, Mr. Dunson.
Bana sormadın Bay Dunson.
Why didn't you ask me for it?
Niye benden istemedin?
I didn't ask you out. You asked me.
Çıkmayı ben istemedim, sen istedin.
- You didn't even ask me!
Bana sormadın bile!
- I didn't ask you to ask me.
- Bana sormanızı istemedim.
- Why didn't you ask me?
- Niye bana sormadın?
You have confidence in Dr. Cargraves, me, the General... we wouldn't ask you to do anything we didn't believe in.
Bana, Doktor Cargraves'e ve General'e güveniyorsun... İnanmadığımız bir şeyi yapma konusunda senden hiçbir isteğimiz olmazdı.
- Lf you ask me... - I didn't.
- eğer bana sorarsan - sormadım
Well, you didn't once ask me if I was all right, did you?
Bir kere bile iyi olup olmadığımı sormadın, değil mi?
Then you should pay me. I didn't ask you to do my portrait.
Öyleyse bana para ödemelisin, portremi yapmanı istemedim.
- Why didn't you ask me?
- bana neden sormadın?
Should I ask why you didn't visit me, or just forget it?
Beni niye ziyeret etmediğini sorayım mı, yoksa boş mu vereyim?
Didn't you have something to ask me?
Bana sorman gereken bir şey yok muydu?
Why didn't you ask me this last night in Mieza?
Bunu neden dün gece Mieza'da istemedin benden?
You make excuses for Rhoda, at the same time, you admit to me... that you didn't ask me to pay my share of the flowers.
Rhoda için bahane uydurup öte yandan çiçekler için benden para istemiyorsunuz.
I didn't ask to be born and I didn't ask you to raise me up.
Dünyaya gelmeyi de ben istemedim, senden beni büyütmeni de.
Look, do you think I'd ask you to take me up there if I didn't trust you?
Bak, sana güvenmesem senden beni oraya çıkartmanı ister miyim sanıyorsun?
Lizzie... why didn't you ask me?
Lizzie neden bana sormadın.
- You didn't ask me to.
- Uyandir demediniz.
Didn't you ask me to do something about your job?
Benden işinle ilgili bir şeyler yapmamı istemedin mi?
- I didn't ask you to bother about me!
Benim için canını sıkmanı istemedim!
You didn't ask me to get doughnuts.
Lokma tatlısı getirmemi istediğinizi bilmiyordum.
You've come to ask me why I didn't rest?
Neden dinlenmediğimi sormaya geldin.
You didn't ask me if I took those cards.
O kartları benim alıp almadığımı sormadın.
- I didn't think you'd ask me, sir.
- İsteyeceğinizi düşünmemiştim.
Excuse Me, Sir, but since you didn't dare to ask...
Özür dilerim efendim ama söylemeye cesaret edemediğinizi görünce...
- Well, what bothers me is that I didn't demand to be taken off it or even ask to be taken off it, I just hinted, you know.
- Canımı sıkan şey alınmayı resmen talep etmedim teklif bile etmedim, Sadece hoşlanmadığımı söyledim.
He didn't want me to ask you.
Sana sormamı istemedi.
May I ask why you didn't tell me this before?
Neden daha önce söylemediniz bana?
Why didn't you just ask me if you wanted to know about that?
Bunu öğrenmek istiyorsan niye gelip bana sormadın?
- Now, why didn't you ask me...?
Peki beni niye çağırmadın...?
Didn't you just ask me...
Sen benden...
- Didn't you ask me to dinner?
- Beni yemeğe davet etmedin mi?
Why didn't you just come and ask me for it?
Neden gelip bana sormadın?
You didn't ask me if you could leave and now you want to come back?
Giderken bana sormadın ve şimdi geri gelmek mi istiyorsun?
You didn't ask me.
Sormadın ki.
- I didn't ask you to bring me back here.
- Senden beni geri getirmeni istemedim.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]