Translate.vc / francés → turco / Huit
Huit traducir turco
13,203 traducción paralela
On témoigne à huit clos, le juge réalise que Gerard est un joueur dégénéré... Mais un médiateur juste. L'affaire est rejetée et Garrett Brady et Harvard Law ne savent jamais que c'est arrivé.
Biz de mühürlü ifade veriyoruz, hakim Gerard'ın soysuz bir kumarbaz, fakat iyi bir uzlaştırıcı olduğunu öğreniyor, dava reddediliyor ve Garrett Brady ile Harvard Hukuk neler olduğunu asla öğrenmiyorlar.
- Ouais, basiquement huit fois plus.
Evet, temelde sekiz kıç var.
Peut-être huit si vous faites les radiations que je vous ai prescrites.
Yerel radyasyon tedavisi için uygunsan hemen ayarlayacağım.
Comment allons-nous tout faire en huit semaines?
Dört aylık ameliyatları sekiz haftaya nasıl sığdıracaksın?
Donc ça pouvait venir d'un service au bar de huit heures, C'est ça?
8 saatlik barmen vardiyası yüzünden olmuş olabilir, değil mi?
Voici la liste des choses qui n'arriveront pas cet été, surtout si vous voulez rester huit semaines et voir Alan Shemper animer le spectacle du dernier jour.
Bu yaz yasakları sayacağım şimdi. Özellikle 8 hafta burada kalmak ve Alan Shemper'ı görmek istiyorsanız.
Et huit étés après, ils sont devenus mes meilleurs amis.
Kendimden biliyorum, sekiz yaz sonra kamp arkadaşlarım en yakın dostlarım olmuştu.
Il y a huit ans jour pour jour, je découvrais la colo.
Sekiz yıl önce bugün kamptaki ilk günümdü.
Ne vous curez pas le nez en public sous peine d'être appelé "crotte de nez" durant les huit prochaines semaines.
Burnunuzu karıştırırken yakalanmayın. Yoksa Gogalı Çocuk olarak nam salarsınız ve önümüzde daha sekiz hafta var.
Cinq, six, sept, huit!
Beş, altı, yedi, sekiz!
Vu la proximité du lac, nous avons environ 24 heures pour régler le problème, sinon tout être vivant dans un rayon de huit kilomètres mourra.
Göl kıyısına olan yakınlığını ele alırsak ekolojiyi eski hâline getirmek için 24 saatten az vaktimiz var yoksa 8 kilometre yarıçapındaki her canlı ölebilir.
Cinq, six, sept, huit!
Beş, altı, yedi!
- Cinq, six, sept, huit.
- Beş, altı, yedi, sekiz.
Vous serez contagieux de cinq à huit jours, pendant lequel, il est impératif que vous le transmettiez à autant de personnes que possible, qui auront ensuite cinq à huit jours pour faire la même chose, et ainsi de suite.
Bulaşıcılık 5 ile 8 gün arasında olacak. Bu süre içinde tedaviyi mümkün olduğunca fazla insana bulaştırmanız çok önemli. Sonra o insanların da aynı işlem için 5 ila 8 günleri olacak ve böyle devam edecek.
Ou si un enfant âgé de huit ans ou moins parle du Père Noël.
Ya da sekiz yaşından daha küçük bir çocuk Noel Baba'yı sorarsa.
Un enfant de huit ans avec un lecteur peut ralentir la vidéo et voir toutes les touches que vous tapez.
Elinde video kayıt cihazı olan dokuz yaşındaki bir çocuk bile bunu yavaş çekimde izleyip, her tuş basışını görebilir.
Quatre tentes, huit sacs de couchage, deux axes...
Dört çadır, sekiz uyku tulumu, iki balta, tuvalet kâğıdı...
Ce que ces gens ignorent, c'est que parfois, il peut arriver qu'il y ait un garçon de huit ans coincé sur les rails.
O insanlar bazen 8 yaşında bir çocuğun raylara sıkıştığını bilmezler.
Quand j'avais huit ou neuf ans ma mère m'a offert des bottes.
sekiz ya da dokuz yaşlarımdayken... annem bana çizme almıştı... güzel bir çizme.
Dix-huit tables de jeu. Plus de 800 machines à sous des plus modernes.
18 oyun masası ve 800'den fazla teknoloji makinası kollu makina.
Cinq dans les huit derniers mois.
Son sekiz ayda beş kişi.
Pour une agression à Sheridan, il y a huit ans.
Sekiz yıl önce Sheridan'da saldırı.
Il a passé huit ans en prison?
Sekiz yıl mı yatmış?
- Huit centimètres.
7-8 santim.
Chapitre huit, challenge quatre.
Sekizinci bölüm, dördüncü seviye.
Maintenant, si j'étais toi, je retournerais au chapitre huit et peut-être que je considérerais la réduction de mes ressources d'eau et regarderais où, dans le jeu, je pourrais me réapprovisionner.
Senin yerinde olsam sekizinci bölüme geri gider... Su kutularını yavaşça boşaltıp Daha sonra tekrar dolduğunu görürdüm.
La question ne me dérange pas. J'avais huit ans.
Hayır sakınca yok. 8 yaşımdaydım.
Huit... - Lana? - Sept...
On, dokuz, sekiz...
Cinq, six, sept, huit, neuf, dix.
Beş, altı, yedi, sekiz, dokuz, on.
Cinq, six, sept, huit.
Beş, altı, yedi, sekiz.
Oui, plus de huit heures.
Evet, sekiz saatten fazla.
Nous avons perdu trois Bibliothécaires en huit mois.
Sekiz ay içinde üç Kütüphaneci'mizi kaybettik.
Donc votre frère vous a laissé habiter ici huit ans et demi gratuitement, même si vous dites qu'il ne vous a jamais aimé.
Seni hiç sevmediğini iddia etsen bile. Bu çelişkiye dikkat çeken tek kişi siz değilsiniz.
Jusqu'à l'autre jour, parce qu'après avoir reçu un tuyau anonyme à la police disant que Waldow vendait de la drogue, ils l'ont pris à part et ont trouvé un demi kilo de cocaïne séparé en huit lots planqués dans la voiture.
Ta ki geçen güne kadar, Wadlow'un uyuşturucu sattığına dair polise gelen isimsiz bir ihbarla arabasını kenara çekmişler ve arabanın içinde 3.5 gramlık ufak paketler halinde yarım kilo kokain bulmuşlar.
- Huit mois.
- Sekiz aylık.
Dix-huit.
Onsekiz.
Merci. On enchérit à huit désormais.
- 8 veren var mı?
Peut-être que tu peux utiliser un des ciseaux du pack de huit qu'on a acheté.
Oradan aldığımız sekizli makas paketindekilerden birini kullanabilirsin.
Je suis de retour huit secondes et je commence déjà à le regretter.
Döneli sekiz saniye oldu ama pişman olmaya başladım bile.
Encore dix-huit heures.
18 saat sonra.
Il te reste environ huit heures à vivre.
En fazla 8 saatin var.
Et après, je sais pas, dix esquives à peu près... quand j'avais huit ou neuf ans... il m'a donné la baguette, et c'est la raison pour laquelle je suis là.
10 keze yakın batondan kaçtıktan sonra 8-9 yaşlarındaydım bana batonu uzattı burada olmamın sebebi de bu.
Huit juste pour être sûr.
Garantiye almak için sekiz diyelim.
Neuf, huit, sept...
- Dokuz, sekiz, yedi, altı...
Et son vol décolle dans trente-huit minutes.
Uçağı 38 dakika sonra kalkacak.
Dix-huit ou 19 ans.
18-19 yaşındaydı.
Tout ce que je vois, c'est huit heures à frotter les murs pour les nettoyer.
Tek gördüğüm bu kanı duvardan çıkartmak için 8 saatlik zor ve yorucu bir temizlik.
L'un est une contravention signée par ton père il y a huit ans.
Biri babanın sekiz yıl önce aşı hız cezası için attığı imza.
Huit... Sept... Six...
8... 7... 6...
Ça nous laisse huit membres non identifiés du Sanctuaire.
Bu da bizi kim olduğunu bilmediğimiz 8 üyeyle baş başa bırakıyor.
- Oui, ils sont huit.
- Evet, sekizi de.