Translate.vc / francés → turco / Pearce
Pearce traducir turco
385 traducción paralela
Je suis Mme Pearce, la gouvernante.
Ben kahya Bayan Pearce.
Une jeune femme vous demande, monsieur.
- Ne var Bayan Pearce? Sizi görmek isteyen gençbir bayan var efendim.
Mme Pearce, allez la décrasser.
Hemen şimdi. Onu götürüp bir güzel temizleyin.
Emmenez-la, et a la moindre difficulté, le fouet.
Götürün onu Bayan Pearce. Bir sorun çıkarırsa dövün onu.
Chère Mme Pearce... mon cher Pickering, je n'ai jamais eu cette intention.
Sevgili Bayan Pearce, sevgili Pickering, kimseyi çiğnemek gibi bir niyetim yok.
Ah, je suis maboule?
Deli ha? Pekala Bayan Pearce, o yeni elbiseleri ısmarlamayın.
Et si je la laisse a son ruisseau? Alors?
kenar mahallede bırakırsak ona ne olacak Bayan Pearce?
Excusez-moi, Higgins, mais Mme Pearce a raison.
Higgins, burada araya girmem gerek. Bayan Pearce çok haklı.
Mais si vous êtes vilaine, vous coucherez au cabinet noir, avec les punaises, et Mme Pearce vous fessera avec un manche a balai.
Ama eğer yaramazlık ve tembellik edersen... mutfakta karafatmalar arasında uyursun... ve Bayan Pearce seni süpürgeyle döver.
N'est-ce pas clair et loyal, Mme Pearce?
Daha açık nasıl ifade edebilirdim Bayan Pearce?
Posez ca la. Je verrai plus tard.
Pekala, masanın üzerine bırakın Bayan Pearce.
Mme Pearce, le père d'Eliza la réclame.
Eliza'nın babası onu götürmeye gelmiş.
Mme Pearce, vous feriez mieux de vous retirer.
Belki siz gitseniz daha iyi olur Bayan Pearce.
Où Mme Pearce l'achète-t-elle?
Acaba Bayan Pearce nereden aldı?
Un triomphe, Mme Pearce...
Zafer Bayan Pearce.
Pickering ou Mme Pearce?
Albay Pickering, Bayan Pearce?
Je me fiche pas mal de Mme Pearce, du café et de vous!
Bayan Pearce'e de, kahveye de, sana da lanet olsun!
Eliza a décampé et Mme Pearce l'a laissée filer.
Dün gece Bayan Pearce bana sormadan gitmesine izin vermiş!
Mme Pearce, je vais au ministère de l'intérieur.
Bayan Pearce, ben karakola gidiyorum.
Mme Pearce, vous êtes une femme.
Bayan Pearce, siz bir kadınsınız.
Jackson, Pearce et Keating.
Jackson, Pearce ve Keating.
On a entendu parler de Nathan Pearce jusque dans l'Ohio.
Ohio'dan Nathan Pearce kadar tanınıyorsunuz.
Et vous faites un bien piètre représentant de la loi.
Görüyorum ki siz hükmünüzü vermişsiniz, Bay Pearce.
Shérif Pearce.
Dedektif Pearce.
Pearce était notre suspect numéro un.
Dedektif Pearce bir numaralı şüphelimizdi.
C'est l'une des plus jolies chambres de l'hôpital, n'est-ce pas?
Bence bu, binadaki en hoş odalardan biri, Sizce de öyle değil mi Mr. Pearce?
Prend la main de ton ami Pearce.
Arkadaşın Pearce'ün elini tut, Robert.
J'arrive, Pearce!
Bir dakika sürmez, Pearce.
Ma vie sexuelle n'est pas pour te contrarier.
Pearce, sıçramamı hakaret olarak algılamamalısın.
- Pearce, ce n'est qu'un organe...
- Pearce, bu sadece- - - Lütfen!
Cher Pearce, quand tu liras cette lettre, mon destin sera scellé.
Benim canım Pearce'im, sen bu mektubu okumadan benim kaderim mühürlenmiş olacak.
Non. Je suis ici grâce à ces études.
Hayır, boşa harcanmış değil, Pearce, o yıllar beni bu yeni hayata getirdi.
Cher Pearce, une année s'est écoulée aussi profitable que plaisante.
Canım Pearce'im,
C'est la chance de ma vie, comprends-moi!
Bu benim yükselme zamanım, Pearce. Bu benim zamanım.
Pearce, tu ne comprendras sûrement pas. Moi aussi je ne comprends pas. Mais, dès l'instant où je vîs Lady Celia, je suis tombé sous son charme.
Pearce, bu seniniçin bir anlam ifade etmeyecek, bana da etmediği gibi, ama Leydi Celia'yı gördüğüm an onun tarafından büyülendim.
C'est de mon vieil ami Mr.
Eski bir arkadaşımdan, Bay Pearce.
Pearce. Il travail maintenant dans un hôpital avec ses Quakers.
Kuveykır'larıyla birlikte bir hastanede çalışıyor anlaşılan.
- Vous allez rejoindre M. Pearce?
Demek Bay Pearce ve Kuveykır'lara gidiyorsunuz, efendim?
- Je viens visiter mon ami Pearce.
Arkadaşımı ziyaret etmeye geldim, Pearce.
- Pearce.
Pearce!
J'aimais cette vie-là... Pearce.
Ve yine de ona oldukça düşkündüm, Pearce.
Je te donnerais ensuite un remède, Pearce.
Yanlızca o zaman, Pearce, ilacımı verebilirim. - John.
Tu ne seras ni John ni Pearce en te laissant mourrir.
- Ah, John, o zaman, ama ölmene izin verirsen ne biri ne de öteki olamayacaksın.
Et l'homme qui avait le plus de compassion, c'était mon ami Pierce.
En müşfiği arkadaşım John Pearce'dı.
Elle tombe a pic.
İçeri buyur edin Bayan Pearce.
Mme Pearce, jetez-la dehors.
- Onu dışarı atın.
C'est tout?
Hepsi bu mu Bayan Pearce?
Prévenez Mme Pearce pour votre café.
Ben yatıyorum. kahve için Bayan Pearce'e notunu kendin yaz... çünkü ben yazmayacağım!
- Très bien, Pearce.
Yine de, Pearce.Yine de.
La mort est terrible.
- Ölüm korkunç bir şey, Pearce.
Sois avec moi, Pearce.
Şimdi benimle ol, Pearce.