English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / portugués → turco / Zigzag

Zigzag traducir turco

57 traducción paralela
- voce vai em zigzag.
Atına zig zag yaptıryor.
Meu Senhor, faz tudo menos disparar sem munições.
Bayım kurşunları zigzag yaptırmak haricinde her şeyi yapar.
E aqui está uma canção nova com o título "Zigzag".
Yeni parçanın adı, "Zigzag".
Zigzag, KITT!
Zig zag yap KITT!
Zigzag!
Zig zag yap!
E o inimigo aqui, se fizeram ziguezague.
Eğer zigzag yapmadılarsa düşman burada olmalı.
Sr. Tyler, o inimigo está às voltas.
Bay Tyler, kontak zigzag çiziyor.
Eu sou o "Imã". Este é o "Zigzag".
Hey, ben Mıknatıs.
O nome dele não é Ricky, é "Zigzag".
- Ricky, Stanley'i korkutma. Onun adı Ricky değil.
Qualquer dúvida, pergunta ao Theodore.
O Zigzag. Stanley, soracağın bir şey varsa Theodore'a sor.
E o "Zero" atacou o "Zigzag".
Zig, Mağara Adamı'nı dövüyordu.
Tive que tirá-lo de cima dele.
Sonra Sıfır Zigzag'ı boğmaya başladı.
Foi isso que aconteceu "Zigzag"?
Bütün gün güneşin altında, kanı da kaynıyor
Como disse o "Rayos-X".
Olanlar doğru mu Zigzag?
Foi então que soubemos que quando as pessoas entram num estado alterado, a primeira coisa que vêem são linhas em ziguezague, linhas em ziguezague brilhantes como acontece numa forte dor de cabeça, por exemplo.
Bilinç ötesi deneyimlerde, zigzag çizgiler görüldüğünü anlıyoruz başağrısı sırasında görülen parlak çizgiler.
Estou a andar em ziguezague.
Zigzag sürüyorum.
Corrida em ziguezague!
Zigzag koşu! Üç deyince.
Ou aos zig-zags para deixá-los confusos?
Yoksa zigzag yapıp akıllarını mı karıştırsam?
Chama-se Armário Ziguezague.
Ona zigzag dolabı diyorum.
E agora, damas e cavalheiros, o Armário Ziguezague.
Ve şimdi bayanlar ve baylar, karşınızda zigzag dolabı.
Armário Ziguezague.
Zigzag dolabı.
Este armário ziguezague deu positivo para heroína.
Zigzag dolabında az önce eroin bulundu.
Encontrei um H duplo em zigzag. Encontrei um H duplo em zigzag duplo, mas não um zigzag em duplo H zigzag.
H şeklinde ızgara, çift zikzaklı H şeklinde ızgara görüyorum ama zikzaklı H ızgara şeklinde zikzak göremiyorum.
Estás a ver os... zigzag em duplo H zigzag naqueles pneus?
Çift zikzaklı H şeklinde ızgaraları görüyor musun?
- Serpentina.
Zigzag çiz. Zigzag.
Zigue-zagueei, escrevi o meu nome na estrada, fiz um cavalinho, depois com as duas rodas levantadas...
Zigzag yaptım. Adımı heceledim. Tek teker üstünde gittim.
Faz ziguezague para mim!
Biraz zigzag çizsene!
Sameer, vamos ao Clube Zigzag!
Sameer, hadi gel Zigzag kulübüne gidelim.
- Adivinha quem encontrei no Clube Zigzag?
- Bil bakalım Kulüp Zigzag da kiminle buluştum?
Esquema ZigZag?
Zikzak dümeni mi?
Isso, aqui está o zigzag.
Bak orada. zigzag.
- O zigzag.
Zigzag.
Bem-vindos à antiga sucursal de Nova Iorque da Zig-Zag. Mais outra "ponto com" que faliu.
Zigzag'ın eski New York bürosuna hoş geldiniz, tabii başka bir isim altında buluşuyoruz.
Dá para ir até à Baía do Contorno e apanhar uma corrente para voltar.
Zigzag koyuna doğru yol alıp, akıntıyı yakalayıp dönebilirsin.
Para a Baía do Contorno.
Zigzag Koyu.
E ele vai tentar contra atacar-me, então eu tenho de me esquivar...
O da bana yumruk atmaya başlayacaktır. O nedenle kafamla zigzag çizmeliyim.
Sinuoso!
Zigzag çizin!
Doc apostaria uma dose de havaiana da mais pura e ainda um pacote de mortalhas, que a Sloane e o velho Riggs andavam a pinar com regularidade e que este era o namorado que a Shasta mencionara.
Doc, Sloane ve Riggs'in düzenli olarak seviştiklerine ve bu herifin Shasta'nın bahsettiği sevgili olduğuna 30 gram tohumsuz Hawaii esrarını ve bir paket ZigZag çarşafını yatırırdı.
Zigzag. Zigzag.
İleri-geri, sağa-sola.
Porra meu, para de andar aos esses!
Hay senin, zigzag yapmayı keser misin?
Quando eras miúdo, punha-te à frente e a tua mãe atrás e não andava aos esses.
Sen bir çocukken, .. ön tarafa seni arkaya anneni bindirirdim,.. yinede zigzag yapmazdım.
Se me permite, o protocolo seria zigue-zague, senhor.
İzin verirseniz protokol zigzag çizme olacak efendim.
Cessar o zigue-zague até a névoa limpar.
Sis kalkana kadar zigzag yapmayın.
Capitão McVay, o senhor está a ser acusado de arriscar o navio ao não adotar o zigue-zague como manobra. E por não abandonar o navio no tempo correcto.
Albay McVay, zigzag manevrasını yapmayı başaramayıp gemiyi tehlikeye atmakla ve gemiyi zamanında terk etmemekle suçlanıyorsunuz.
"Zigzag".
- Ay çekirdeği.
- "Zigzag".
- Zikzaklar "!
Se não consegues contornar a defesa, corre em zigzag.
GORMELiSiN.
Bem pensado.
İyi fikir, Zigzag.
O dono do Clube Zigzag.
Zigzag Spor Kulübü'nü işletiyor.
Da maneira ziguezague, lembras-te?
Zigzag çizerek... hatırladın mı?
Estavam ziguezagueando.
Sonra birden tüm ışıklarını kapatıp, bembeyaz bir renk alıyordu. Bir içeri bir dışarı, zigzag çizerek gidiyordu.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]