English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / turco → español / [ I ] / Indirim

Indirim traducir español

2,092 traducción paralela
Yalnız cidden Lenore, bizler yüksek kalitede hizmet sunuyoruz ve müşterilerine hatırı sayılır bir indirim yapmayı düşünüyorum.
Pero, en serio, Lenore, somos un servicio de calidad y estoy dispuesta a ofrecer a tus clientas un buen descuento.
Ona indirim yapmak zorunda kaldım.
Tendría que rebajarle el sueldo.
Neden ona indirim yaptın?
¿ Por qué rebajárselo?
Ama Enzo Ferrari'yi oynuyorum, o yüzden % 10 indirim yaptılar.
Pero hago el papel de Enzo Ferrari, así que conseguí un descuento del 10 %.
Timsah derisi çantalarda inanılmaz indirim.
¡ Sensacional descuento en carteras de cocodrilo!
Daha alışverişe başlamadan % 20 indirim. Ne büyük maymun.
Un descuento del 20 % y no hemos empezado a negociar...
Dev bir indirim aldım.
Conseguí un descuento descomunal.
Surfside AVM çalışanlarına yüzde 10 indirim yaptığımı unutmayın.
Y no olviden que estoy dando un descuento del 10 % a todas mis colegas de Plaza Surfside.
Sana 100 dolar indirim yapalım ve 400'e anlaşalım.
Te podemos ofrecer un descuento de 100 dólares y brindarte nuestro servicio por 400 dólares.
Evet, çok göründüğünün farkındayım ama Lenore 100 doların üzerindeki her ürüne % 15 indirim yaptırttı.
Lo sé, parece ser mucho pero Lenore tiene un 15 % de descuento por cada compra sobre 100 dólares.
Cumartesi günü alışveriş merkezindeki çantalarda indirim varmış.
Entonces, shopping, el sábado.
Hiç indirim yapmıyor musunuz?
¿ Vosotros no teneis algun descuento?
Sorun paraysa, ikincisinde size indirim yaparım.
Si el precio es un problema, puedo hacerles una rebaja en el segundo.
Sırf senin için indirim yapsam peki?
Y si te doy un descuento?
% 20'den daha çok indirim yapmışlar gibi görünüyor.
Parece mucho menos que un 20 % menos.
Tek başına Detroit'de yüzde 5 indirim yüzde 2 sistem aralığında aynı kârı getirir.
Un 5 por ciento más de ventas solo en Detroit, les hará obtener un beneficio equivalente a un 2 por ciento a nivel nacional.
Bu olay nedeniyle indirim yapma şansın var mı?
Bueno... ¿ Podrías hacerme una rebajita?
Dinleyin, belki size indirim yaptırabilirim, ama sizde bana bayan...
Bueno, escucha, puede que sea capaz de, eh, conseguir un descuento si me dejas saber
Kesin uğramalısın. Sana indirim yaparım.
Debería pasarse por allí, le haría descuento.
Çünkü adam 50 dolar indirim yaptı.
Porque el tío me rebajó cincuenta pavos.
Uçakta indirim yaparsa, sorun olmaz.
Mientras no se desinfle en el avión.
Ama benim en çok sevdiğim, içimi ısıtan kısım : Şükran Gününden sonra ki % 80 indirim günü.
Pero para mí, es la sensación cálida y amorosa que obtengo de ahorrar hasta el 80 por ciento el día después de Acción de Gracias.
Şuna bak, ilk 100 müşteri % 20 indirim ve bedava çörek kazanacakmış.
A los primeros cien clientes les dan el 20 por ciento y un pretzel gratis.
ve ilk alımınızda, size 15 % indirim teklif ediyoruz.
Y nos gustaría ofrecerle un 15 % de descuento en su primera compra...
Bölgemize hoş geldiniz diyerek ilk alımınızda size 15 % indirim teklif ediyoruz.
Nos gustaría ofrecerle el 15 % de descuento en su primera compra, a modo de bienvenida a la empresa.
Sana Ann'in arkadaşı olduğun için indirim yaparım.
Te haré un descuento porque eres amiga de Ann.
Sadece gidiş. O zaman belki indirim yaparlar, değil mi?
Si tuvieras un paciente en esta situación, ¿ le aconsejarías... afrontarlo o evitarlo?
Tamam, eğer durursan, sana aylık 5 pound indirim ve 6 haftalığına bedava koç vereceğim.
Agente Kong. ¿ Qué haces? Necesito un vestido negro. Tengo una segunda cita.
Müşteriler internet sitemizdeki indirim kuponlarını kullanacaklar.
Los clientes tienen que usar el código del cupón de la web.
Bed Bath and Beyond'dan % 20 indirim kuponu kazandığım zamanki gibi.
Es como cúando tuve ese segundo cupón por 20 % de descuento.
Bize indirim yaptılar.
Nos dieron un descuento.
Öyle ama indirim yaptırman için Rocco'ya bin dolar vermen yeterli.
Sí, pero una imitación de Rocco cuesta $ 1.000.
Hardy Chow Köpek Mamaları için 30 sentlik indirim.
30 centavos de descuento en Hardy Chow comida para perros.
Bende.. Bende personele yapılan indirim miktarı var ; Bunlar da güzel ipuçları.
Tengo tengo descuento de empleado, buenas propinas también.
Ceza da indirim bile yapmadı.
Ni siquiera me rebajará el precio.
Bir dahaki sefere % 15 indirim yaparız.
La próxima vez, le haré un descuento del 15 %.
Dondurulmuş Yoğurt için iki dolarlık indirim!
, ¡ un cupon de descuento de 2 dólares en "Fro-Yo"!
- Tamam, bu indirim sadece sana.
Bien, el descuento es sólo para ti.
Madem Osakalısınız, Size daha fazla indirim yapacağım.
Como es de Osaka, le haré un descuento especial.
Bizi ülkenin en sıkıcı yerine getirdiğin için indirim almışsındır umarım.
Espero que te dieran un descuento por elegir el lugar más aburrido de todo el país.
- Şu butta indirim var.
- Tengo un lomo de oferta.
Sanırım satıcılar indirim vermeyecek.
Supongo que el vendedor espera el precio completo.
İndirim yaptı.
Ella nos dió un trato
İndirim kuponu olmadan ne kadar pahalı olacağını biliyor musun?
¿ Sabes lo costoso que es sin un cupón?
İndirim de yapacağız tabii.
Y con descuento, por supuesto.
İndirim...?
Descuento...?
İndirim döneminden dolayı satılan mal geri alınmaz.
Ninguna compra tiene, por el descuento.
İndirim ve diğer şeyleri kazanmak adına bu iyi olabilirdi.
Eso hubiera sido dulce - - Tomar los descuentos y todo eso.
İNDİRİM ELDİVENLER
REBAJA EN GUANTES
HAYDUT MASKESİ % 40 İNDİRİM
PASAMONTAÑAS 40 % DE DESCUENTO
SARDALYALAR % 100 İNDİRİM!
SARDINAS ¡ 100 % DE DESCUENTO!

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]