English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / turco → español / [ K ] / Kıvırcık

Kıvırcık traducir español

957 traducción paralela
Hey, kıvırcık kafa!
¡ Eh, melena!
Kıvırcık yemekten keyif aldı mı?
¿ Osito disfrutó de la cena?
Eğer gerçekten kıvırcık bana bir şeyler vermek istiyorsa bankadaki hesabıma biraz daha fazla para yatırabilir.
Claro que si Osito quiere regalarme algo podría poner unos centavos más en mi cuenta bancaria.
Stevie, bir koşu yan taraftan güzel bir kıvırcık al.
Stevie, ve a la verdulería al lado y trae una lechuga.
İyi akşamlar. Lafınızı böldüğüm için kusuruma bakmayın ama bu parlak numune, uzun mu yuvarlak mı kare mi yoksa dikdörtgen mi kıvırcık istediğinden pek emin durmuyordu. Ben de hepsinden getirdim.
Buenas noches, perdón por meterme en sus asuntos privados pero este magnífico ejemplar no sabía si querían una lechuga larga, cuadrada u oblonga, así que traigo variado.
Kıvırcık saçlı ve Meksikalı değil.
¿ Por qué? Sencillamente porque tiene mucho pelo rizado y no es mexicano.
Rebecca'nın neden ona gittiğini size anlatsın bir bebek beklediği gerçeğini size doğrulasın tatlı, kıvırcık saçlı küçücük bir bebek.
Él les dirá por qué Rebecca fue a verlo. Para confirmar que iba a tener un hijo. Un dulce bebé con cabello enrulado.
Açık renkli, kıvırcık saçlı.
Cabello claro y rizado.
Çünkü saçlarım kıvırcık
♪ Tengo el pelo rizado ♪
Kumral, kıvırcık saçlı bir erkek çocuğu.
Un chico muy guapo, de pelo castaño y rizado.
Benim de seninkiler gibi güzel kıvırcık saçlarım olacak. Dünyadaki tüm kitapları okumuş olacağım. Piyano çalıp neredeyse senin kadar iyi Fransızca konuşacağım.
Y tendré un hermoso pelo enrulado, como el tuyo, y habré leído todos los libros del mundo, y tocaré el piano y hablaré francés, casi tan bien como tú.
Bu kurumun tüm prensiplerini hiçe sayarak... niçin bu kızın saçını kıvırcık yapmasına izin verildi?
¿ Por qué, desafiando todo precepto y principio de este establecimiento, se permite a esta joven persona llevar su cabello en continuos bucles?
Uzun boylu, kıvırcık saçlı ve esmer biriyle dans ettiğimi sonra çilli ve kısa boylu biriyle ve kulağıma şarkı söyleyen iri yarı ve sarışın biriyle dans ettiğimi hatırlıyorum.
Recuerdo que bailé con un chico alto, oscuro... con el pelo rizado... y con uno bajito con pecas... y con un rubio muy gordo que me cantaba al oído.
-... ve kıvırcık saçlı olanladır, değil mi?
- del pelo rizado, ¿ no crees?
Şimdi yapmamız gerekense piyade, deniz kuvvetleri ve deniz piyade sınıfındaki tüm kıvırcıkları sıraya dizip...
Todo lo que tenemos que hacer es poner en fila... a todos los hombres con pelo rizado del Ejército y la Armada...
Niçin şu pembe şeyden biraz alıp kıvırcıklar yapmıyorsun?
¿ Por qué no tomas un poco de esa cosa rosada y haces volutas?
Ben konuşmaya çalıştım, o zaman "Babanın uzun, kıvırcık sakalları var" diye bağırıp, kaçtılar.
Traté de hablarles, pero me gritaban... que tenías una barba larga y crespa y salieron corriendo.
Kıvırcık saçlı bir bebek
Una muñequita con rizos
Nerede o kıvırcık kafalı, orkestra şefi olan kolejli çocuk?
Ese Ken Williams. ¿ Cómo puede un simple músico, tener tanto dinero?
- Rüzgar saçlarını kıvırcık yapacak!
- No sabes que el agua de lluvia te riza los cabellos?
Kısa görünüyor çünkü saçları kıvırcık.
Parecen cortos porque son rizos.
Çok iyi. Peki nasıl olsun istersiniz saçları kıvırcık mı yoksa düz mü?
Está bien... ¿ Y cómo quieren a la niñita, con el pelo rizado o con el pelo liso?
Kıvırcık, onu ata bindir.
Curly, súbela a un caballo.
Ne oldu Kıvırcık?
¿ Qué te pasa, Curly?
Kıvırcık kızla kaçmaya çalışıyor!
¡ Curly intenta escapar con la chica!
Kıvırcık, on beşinden beri bir hırsız ve kanun kaçağı.
Curly ha sido un ladrón y un forajido desde los 15 años.
- Kıvırcık Jordan.
- Curly Jordan.
Parfüm kokan şeyler, dantelli, kıvırcık saçlı şeyler.
Cosas que huelen a perfume, cosas de encaje... cosas con el pelo rizado.
Kıvırcık sarışın saçların, inci beyazı dişlerin.
Ese pelo rizado y rubio, esos dientes blancos de perla.
Bu Melisande... o kadar güzel, saçları o kadar uzun ve kıvırcıktı ki... kral ne zaman baksa... yere yuvarlanır ve ölürdü.
Esa Melisenda... ella era tan hermosa, y su cabello era tan largo y rizado... que cada vez que la contemplaba... caía rendido a sus pies.
Bunlar, J.B. Jeffries'ın misafirperverliğinin tadını çıkaran kıvırcık saçlı minikleriniz.
Son sus niños que disfrutan la hospitalidad del Sr. Jeffries.
"Kıvırcık" Fuller'in dürüst olmadığı tek konu saçını tarama şekli.
Lo único deshonesto de "Curly" Fuller es la forma en que se peina.
- İşte bu, Kıvırcık
- Así se habla, Curly.
Naber Kıvırcık. Nasılsın dostum.
¿ Qué tal, Curly, cómo está mi viejo amigo?
Evet, birazdan, bizim Kıvırcık Fuller'a bazı sorular soruyor olacağım.
Sí, en un momento. Haré algunas preguntas al viejo Curly Fuller. Debería decir, al senador Worthington Fuller.
Kıvırcık'ın oylarını yüzde 3'ten yüzde 11'e yükseltmişim.
Hice que Curly suba del 3 % de votantes al 11.
'Kıvırcık'ile haftasonu ördek avındaydık.
Curly y yo fuimos a cazar patos.
Şu Kıvırcık amma da aptal bir avcı değil mi?
¿ No es el tal Curly Fuller un tonto cazando?
Orada, belimize kadar soğuk suyun içinde dururken ve güneş bize gülümsemeye başlamışken "Kıvırcık" bana baktı ve dedi ki'Yalnız'...
Mientras estábamos ahí parados con el agua helada hasta el ombligo el sol empezaba a sonreírnos.
Kıvırcık kuyruklu domuzum var!
¡ Tengo cerdos de rabo rizado!
Kıvırcık Stephans.
Rizos. Rizos Steffans.
Kıvırcık.
Rizos.
- Ne var Kıvırcık?
- ¿ Qué pasa, Rizos?
O kıvırcık saçlı... pırlanta yüzüklü ve karanfilli şişkoyu yeneceğim.
Voy a vencer a ese gordo... con su pelo rizado y sus anillos de diamantes y su clavel.
- Nasıl biriydi hanımım? - Siyah kıvırcık saçlıydı.
Tenía el pelo oscuro, rizado.
Yalnızca tek bir kıvırcık.
Sólo es una lechuga.
- Ayrıca kıvırcık salata umrumda değil!
- Y no me importa la lechuga.
Kendine kıvırcık saçlı, çok sevimli bir kart taşıyan bir koca bulmuş.
Se consiguió un amor, con pelo enrulado... y con tarjeta comunista.
Millete paralarını geri verseydik şu kıvırcığın parasını bile ödeyemeyecek duruma gelirdik.
No podríamos comprarla si hubiéramos devuelto el dinero.
- Onun saçı doğal olarak kıvırcık efendim...
Su cabello se ondula naturalmente.
Kıvırcık.
Curly.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]