Cartoons traducir francés
61 traducción paralela
Sonra çizgi filmler vardı sonra cankurtaran teknesinden birileri bir kadının evine geldi, kadın tekneden kek almaya gitti ve sonra bir deniz subayı denize atladı.
Puis, on a vu quelques cartoons. Des sauveteurs en mer ont débarqué dans une salle à manger et la dame est allée acheter des gâteaux sur un bateau de secours. Ensuite, un officier de marine a sauté dans la mer.
Sonra Bolivya'dan kavanozları anlatan bir adam gördük sonra yine çizgi film vardı sonra bir adam şimdiye kadar programda olanları anlattı ve bir çekiç gelip başına vurdu.
Après ça, un homme nous a parlé des bocaux à conserve en Bolivie. On a enchaîné avec d'autres cartoons, puis un homme a fait le point sur l'émission avant qu'un marteau géant ne l'assomme.
Keşke New Jersey'de Taş Devri'ni seyrediyor olsam.
Pourquoi je suis pas chez moi à regarder des cartoons?
Çizgi filmlerdeki kadınlar Bana zarar vermiyorlar
Ces filles de cartoons Elles me rendent maboul
- Çizgi film yazarları mı var? - Ehh, öyle denebilir.
- Les cartoons ont des scénaristes?
Şu Tanrının cezası çizgi filmleri seyretmek istiyor da!
Εlle, avec ses cartoons à la con!
Şu çizgi filmin sesini kıs!
Éteignez-moi ces cartoons!
Çizgi filmleri bırakmalıyım.
Faut que j'arrête les cartoons.
Cartoons seyrettiğimizi sandım.
Je remets les dessins animés.
Ucuz bir çizgi film çakışması daha.
Un crossover de cartoons complètement foireux.
Evet! Kıymetli CarToons'um.
Enfin, mon magazine de blagues!
Çok az çizgi film, canlı yayınlanır.
Très peu de cartoons se font en direct.
Çocuklar, hepimizi biliyoruz ki çizgi film karakterleri ölünce, diğer hafta geri gelirler.
On sait tous que même si les personnages de cartoons meurent, ils sont de retour la semaine d'après.
- Tim çizgi karakterler yapıyor.
- Tim fait des cartoons.
( cartoons playing )
( Cartoons Playing )
Çizgi filminin çocuksu güvenliği içerisinde bile.
Même dans la sécurité infantile de tes cartoons.
Bu çizgi romanlar saçmalık.
Ces cartoons sont des béquilles.
Çizgi film yok, kitap yok, intikam var!
Plus de cartoons, plus de béquille de la vengeance!
Baba, çizgi film izlemenin bizim için iyi bir şey olduğundan emin misin?
Papa, tu es sûr que c'est bon pour nous de regarder des cartoons?
O çocukların her biri şu an Barney'i izliyor, havuzlarında yüzüyor, midillilerine biniyor ya da zengin çocuklar ne yaparsa, onu yapıyorlar. Çünkü ben ailelerine çocuklarını kurtaracak gücü vermiştim.
Sachez que chacun de ces gamins... regarde ses cartoons, barbote dans sa piscine, fait du poney... comme tous les gosses de riches, car j'ai permis à leurs parents... de les sauver.
Her bir bölüm için ne kadar çok çalıştığınızı ve emek sarf ettiğinizi de anlatabilir misiniz?
Pouvez-vous nous parler de la masse de travail que vous devez fournir pour créer vos cartoons?
- Evet, çizgi filmlere bayılırdı...
- Oui, vous adoriez les cartoons...
Otantik tipler çizgi veya robot karakterlerden çok daha iyiler.
Ils sont en général plus authentiques que les cartoons ou les robots.
Çizgi film oynatır.
Il passe des cartoons.
Çizgi film seyreden koca bir adam görüyorum.
Je vois un adulte qui apprécie les cartoons.
Hatırlıyor musun eski çizgi filmlerde insanlar gerçekten acıktıklarında diğer insanlar yiyecek gibi gözükür ya?
Tu sais dans ces vieux cartoons quand les gens ont vraiment faim et qu'ils voient les autres gens comme de la nourriture?
Sadece çizgifilmleri imgeleyen bir kelime bu.
C'est juste un mot recherché pour dire "des cartoons."
Hayvanat bahçesi yetkilileri, çizgi filmlerde gösterilenlerin aksine, kaçak ayının ürkmüş... ve oldukça tehlikeli olduğunu söylediler.
Le zoo précise que l'ours échappé est agité et extrêmement dangereux, malgré le fait que les ours sont généralement gentils dans les cartoons.
Tıpkı çizgi filmlerdeki gibi, değil mi?
Comme dans les cartoons pas vrai?
Çizgi filmler bunu bizden çaldı. Yoksa bunun başka türlüsü yok.
Les cartoons nous ont copié, et pas l'inverse.
Olur. Vinnie sabah çizgi filmleri kaçıracaksa ben de gelirim.
Si tu penses que Vinnie acceptera de rater ses cartoons matinaux,
Çizgi film izlemekten ve mısır gevreği yemekten başka, yapacak ne var ki?
Oui, le samedi il n'y a rien d'autre à faire que regarder des cartoons et manger des céréales.
Şu eski çizgi filmlerdeki tazılardan birini düşünüyordum.
Je pensais à un de ces... limiers dans les vieux cartoons,
O yüzden altı saat çizgi film izlemeye hazır olun!
Alors soyez prêts pour six heures de cartoons!
Bilimdeki referansın, çizgi film karakterleri olmamalı.
Vous devriez cesser d'utiliser les cartoons comme référence scientifique.
Çizgi filmleri sevdiğini biliyorum.
- Mais vous aimez les cartoons.
André'nin tek gözünü kırpmış uzun bacaklı, yürüyen, sırıtan çizgi filmden fırlamış gibi duran bir karakteri vardı.
André avait ses personnages ces têtes souriantes, qui clignaient d'un oeil avec des longues jambes, qui marchaient partout... Un peu comme des personnages de cartoons
Ben ve kankalarım filmlerde ve çizgi filmlerde gizemli olayları çözeriz
Avec ma bande on résout des mystères Dans des cartoons, des films
- Stop-motion animasyonuz.
- Des cartoons.
Şu çizgi filmdeki sahte olanlar yerine gerçek bir osuruk duymak ister misiniz?
Vous voulez entendre un pet en live, plutôt que ces bruitages de cartoons?
Çok uzun sürmez. Sonra gider çizgi film izleriz.
Puis nous regarderons des cartoons.
İlk Sünger Bob bölümlerinden beri çizgi filmleri hep sevmişimdir.
J'ai toujours aimé les cartoons, depuis le lointain Bob l'éponge des origines.
Çizgi film karakterlerinin kafası havaya uçuyor.
Cartoons- - toutes les têtes explosent.
"Jerry." Şu çizgi film karakterinin adı değil miydi?
"Jerry". Ce n'est pas le nom de la souris dans les cartoons?
Cumartesi sabahı lan bu. Biraz çizgi film izleyelim.
Regardons quelques cartoons.
Sayın başkan, çocuklarımız şişman ve aptal. Bunun için çizgi filmleri suçluyoruz.
Mr. le président, nos enfants sont gros et idiots, à cause des cartoons.
Özgür dünyanın lideri olarak çizgi filmlerdeki şiddete bir son vermek benim kutsal vazifemdir.
Entant que leader des trois mondes, il en est de mon devoir solennel de mettre fin à la violence dans les cartoons.
Kafan güzelken çizgi filmler daha güzel.
Les cartoons sont mieux quand on est défoncés.
Karikatürlerdeki gibi!
Comme dans les cartoons!
Karikatürlere benziyoruz, bu yüzden biz de kadınların üzgün, çaresiz ve zayıf oldukları yerler gideriz...
On ressemble à de mauvais dessins de cartoons.
Eskiden çizgi filmlerin insanların tüm duygularını karşıladığını düşünürdüm ama Rigoletto'nun kızını bıçaklayışını görmemden sonra bu Aqua Teen Hunger Force gözüme çok sıradan geldi.
Je pensais que les hauts et bas dans les cartoons était le reflets - des émotions humaines... - Mm-mmm.