English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / turco → portugués / [ B ] / Bu arkadaşım

Bu arkadaşım traducir portugués

4,479 traducción paralela
Charity Hala, bu arkadaşım ve iş ortağım, Max.
Tia Charity, esta é a minha amiga e sócia, Max.
Tamam, bu benim erkek arkadaşım.
Este é meu namorado.
Bu mektup arkadaşınla mı?
Com aquele teu amigo?
- Larry, bu bizim arkadaşımız Maury.
- Larry, este é o nosso amigo Maury.
Bütün bu arkadaş canlısı görünüş, sanki ben hiç sorgulama yapmamışım gibi.
A parte amigável, como se eu nunca tivesse conduzido um interrogatório.
Bu da çok yakın arkadaşım Bayan Mina Murray.
Esta é a minha mais adorada amiga, Srtª. Mina Murray.
Ve bu amaç da seni ve arkadaşını bana yardım etmeye mi gönderdi?
Essa entidade queria que você e ali o seu amigo me ajudassem?
Adım Cecilia Parikh. Bu en yakın arkadaşım.
Chamo-me Cecilia Parikh.
Bu arada, Young Woon kim? Erkek arkadaşın mı?
O Younghoon é o teu namorado?
Bu durumda tüm bildiğim, arkadaşımızın kemiklerini çıkartmak için yapılacak....... kimsayal bir eritmenin 24 saat alacağı.
Neste ponto, só sei que levaria cerca de 24 horas para o produto químico dissolver o nosso amigo aqui, até ao osso.
Bu küçük partiye gidecek bir erkek arkadaşın var mı? - Olsa fark eder miydi?
Sabes quando vai ser essa pequena recepção?
Ev arkadaşım bu şehir için çalışıyor.
O meu parceiro trabalha para esta cidade.
Ev arkadaşım bu şehir için neredeyse on yıldır köpek öldürüyor.
O meu parceiro tem trabalhado bastante a matar cães, para esta cidade durante quase uma década.
Ev arkadaşım bu şehir için çalışıyor.
O meu parceiro trabalha para a cidade.
Ev arkadaşım bu şehir için çalışıyor.
O meu companheiro trabalha para esta cidade.
Bu iki arkadaşım için en eski viskinizi ver canım.
O uísque mais antigo para os meus dois amigos, fofa.
Baksana. En yakın arkadaşıma bu organımı vermeden önce, sana da...
Ouça, antes de eu dar este órgão ao meu melhor amigo, que tal...?
Olayımız bu. Ev arkadaşıyız.
Somos só colegas de casa.
Yakın bir arkadaşım onların spor salonunda bir sürü yeni alet olduğunu söyledi bu yüzden ben de göz atmalıyım diye düşündüm.
Um amigo disse-me que ele têm imensos equipamentos novos no ginásio, então, pensei em ir lá ver.
Evet bu dediğin bana Akademi'deki bir başka arkadaşımı hatırlattı.
Isso lembra-me, de outra colega de quarto que tive na Academia.
Bu yüzden mi büyürken hiç arkadaşım olmadı?
Foi por isso que não tive amigos na minha infância?
Ben ve arkadaşım Sara bu gece Beaumont'daki Dr. Posner'in konuşması için bilet aldık.
Eu e a minha amiga Sara temos bilhetes para ver o Dr. Posner no Beaumont esta noite.
Bu yüzden hukuk fakültesinden Çin elçiliğinde çalışan bir arkadaşımı aradım ve...
Telefonei para um amigo da Faculdade de Direito que trabalha na embaixada chinesa e...
Bu yüzüğü, şuradaki kıza vereceğim ve kız arkadaşım olur mu diye soracağım.
Vou dar este anel àquela rapariga ali e pedir-lhe para ser minha namorada.
Bu arada, belki de yalnızca el sallamak istiyordur ama dün geceki sigortacı arkadaşım aradı.
Não sei se só quer dar as mãos, mas o meu amigo dos seguros telefonou.
Bu bir arkadaşım.
Ele é meu amigo.
Güvenlik görevlileri elektroşok silahlarını alıp gelmeden önce size iş arkadaşımın elinde tuttuğu bu kutunun içinde hafta boyunca arayıp bulduğumuz kirli çamaşırlarınız olduğunu hatırlatmak isterim.
Antes de mandar a segurança expulsar-nos, vou dizer que dentro da caixa há muita porcaria. Porcaria que passámos a semana à procura sobre cada um de vocês. Muita porcaria.
Ankita-ji, bu Jess. Kan bağım yok, en yakın arkadaşım.
Ankita-Ji, esta é a Jess, minha melhor amiga sem ser de sangue.
Yattığımız için ve çağrılarına geri dönmediğim için bu durumun garip olduğunu biliyorum. Söyleyeceklerim seni şaşırtabilir ama kız arkadaşım olur musun?
Eu sei que isto é embaraçoso, porque dormimos juntos e eu nunca devolvi nenhuma das tuas chamadas, por isso, pode parecer-te um choque, mas queres ser minha namorada?
Bu iş arkadaşım, Dedektif Jane Rizzoli.
Esta é minha colega, Detective Jane Rizzoli.
Bu iş arkadaşım Justin.
Este é o meu amigo, Justin.
Birlikte iyi ve kötü zamanlar geçirdik, doğru,... ama bu bir elvedaysa arkadaş olarak ayrılalım, olur mu?
Vivemos momentos bons e maus juntos, é verdade, mas se vamos despedir-nos, façamo-lo como amigos.
Ben bilim adamıyım, bu yüzden konuşma işini arkadaşım Dekan Scully'ye bırakıyorum.
Sou... Sou um homem da ciência. Por isso vou deixar o Scully tratar dos discursos.
Bu da arkadaşım Stuart.
Sou o Freddie. Este é o Stuart, um amigo meu.
Bu senin özel bir arkadaşın mı?
E é... um amigo especial?
Bu bizim arkadaşımız Violet Ash.
Esta é uma amiga nossa chamada Violet, Ash.
Bu Freddie, ev arkadaşım.
É o Freddie.
- Bu benim iş arkadaşım Val Ziskin.
- Este é o meu colega, Val Ziskin.
Bu iş arkadaşım, Dr. Isles.
Esta é minha colega, a Dra. Isles.
Ama bu akşam iyi yaşamış çok sevilmiş iyi bir kadının çok iyi bir annenin kendisini çok özleyeceğimiz bir arkadaşımızın hayatını kutluyoruz.
Mas esta noite... Celebramos uma vida bem vivida... Bem amada...
Annem ve en iyi arkadaşımın babası bu şehir için korkunç sonuçları olabilecek bir komplonun içindeler.
A minha mãe e o melhor amigo do meu pai estão envolvidos numa conspiração, que pode ter consequências desastrosas para a cidade.
Bu binaya girdikten sonra çıkmayan bir arkadaşımı arıyorum daha doğrusu.
Um meu amigo que entrou aqui e ainda não saiu.
- Şarjı bitmiş olamaz mı? - Arkadaşım bu binada ve başı dertte.
A bateria deve ter acabado.
Milyonda bir rastlanan bir doğumla dünyaya gelen bu dört mükemmel bebeğin ameliyatının, iş arkadaşım ve sevgili dostum Dr. William Masters tarafından yapılması bebeklerin annesi ve hastanemiz için büyük bir şanstır.
É uma grande sorte para a mãe e este hospital, o facto de termos tido um cirurgião raro à mão para fazer os quatro perfeitos bebés virem ao mundo. O meu colega e querido amigo, o Dr. William Masters.
Hayatımda ilk kez doğum günümde bu kadar çok arkadaşım bir arada.
É a primeira vez na vida que tenho tantos amigos juntos na minha festa de anos.
2 araba 4 apartman dairesi değiştirdim. 3 erkek arkadaş ve yüzlerce yabancı insanla tanıştım. Ve bu yaptığın bu güne kadar bana yapılan en güzel davranıştı.
Foram dois carros, quatro apartamentos, três namorados e 360 mil estranhos e esta foi uma das coisas mais simpáticas que fizeram por mim.
Ben Jess. - Bu Jess. Yeni ev arkadaşım.
- É a Jess, a minha colega de casa.
Aslında bu arkadaş balosu olayına bayıldım.
Sabes que mais? Adoro um baile entre amigos.
Bu adam sizin arkadaşınız mı?
Este homem é seu amigo?
Londra'daki uzman arkadaşım notta adı geçen.. .. banka hesap numarasını bu adrese ilişkilendirdi.
A minha especialista em informática de Londres relacionou o número da conta do bilhete com aquele homem e com este endereço.
Merhaba baba, bu kız arkadaşım Tammy.
- Olá, pai. Esta é a minha namorada, Tammy.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]