English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / turco → ruso / [ K ] / Kötülük

Kötülük traducir ruso

1,515 traducción paralela
Karanlık ve kötülük.
Они обе - Темнота и Зло.
Gil'e kötülük etmek istemem tabii ama gene de...
Конечно, он не подарочек, но все-такички...
Gerçek kötülük insanları öldürme gücü.
Что способность убивать людей и есть зло.
"Belki de kötülük böyle bir şeydir."
Может, так и работает зло
" Özümde kötülük mü var?
Я добро?
Kötülük yok edilmeli.
Зло должно быть уничтожено.
Hayır, kötülük bu insanların yüzünden var.
Из-за таких людей и существует зло.
Kötülük ilahi cezalara maruz kaldı.
Зло было уничтожено рукой божественного правосудия.
Evet, kötülük yapmak da bünyeye kötü geliyor.
Да, а делать плохие вещи неприятно.
"Bunda bir kötülük yok." Ama bir pasta daha Toby.
"Не вижу, что в том плохого".
Doğruyu söylemek gerekirse o kızda bir kötülük var ama bir şeytan değil anladın değil mi?
Честно, в ней определенно сидит дьявол, но она не демон, ну, ты понял, о чем я?
Hayatımda o kadar çok kötülük yaptım ki hangi suçu üstlendiğimin hiçbir önemi yok.
Я сделала много плохих вещей в жизни. И не имеет значения, в каком преступлении я созналась
Bu şirket kötülük dolu.
Эта компания - зло.
İyilik ve kötülük senin içinde hep savaş halinde, Zuko.
Добро и зло всегда борются в тебе, Зуко
Yaşasın! Sen kalk, hayatın boyunca kötülük yap ama "en azından hayvanlara eziyet etmedim" de.
О, ура, и за всю свою жизнь он не сделал ничего зверски ужасного!
Senin gibi bir çocuğun başına bir sürü kötülük gelebilir.
Множество плохих вещей могут случиться с таким юношей как ты.
Öyle dehşet bir kötülük ki, heyecandan titriyorum!
Он столь ужасающе злобен, что я трясусь от восхищения!
O zamandan beri, kötülük ve Toz yüzünden hastalanıyoruz canım.
И с тех пор она отравляет нас. Мы все больны ею.
Kötülük!
Зло!
Kötülük dolu yürüyen bir ağaç değilsin.
Ты не заколдованное злое дерево.
Bir süre uyum içinde yaşadık fakat tüm büyük güçlerde olduğu gibi kimileri iyilik için, kimileri kötülük için istedi bu gücü.
Сначала мы жили в гармонии, но испокон веков одни стремятся к великой власти ради добра, другие ради зла.
Hayatımda hiçbir kötülük yapmadım ben!
Я за всю жизнь не сделал ничего дурного.
Ona kötülük yapıyormuşum gibi geliyor ama değil. O insanlar... Tracy gibi kızları almazlar, yani bizim gibileri.
Это люди с телевидения они не выбирают людей, вроде Трэйси, таких девочек, как мы.
Kötülük sınırını aştı diyorum.
Я утверждаю, что он испил до дна чашу своего беззакония.
Bu denizlerde öyle bir kötülük var ki en gözü pek, en kana susamış korsanları bile korkutur.
Злo пoселилoсь в этиx мopяx и дaже сaмьιе бесстpaшньιе пиpaтьι oбъятьι стpaxoм.
Orası kötülük dolu bir oda.
Это злобная чертова комната.
Bu oda harbi kötülük dolu.
В этом номере зло.
Bu kötülük artık cezasını bulsun.
Да прекратится злоба нечестивых.
Kötülük mü?
Зло?
Evet, kötülük.
Да, зло.
Ve üzücü olan şey... bunun neden kötülük olduğunu anlayamaman ; çünkü asla birşeyler hissetmedin.
А печальнее всего это то, что ты не в состоянии понять, почему это зло, потому что у тебя никогда не было никаких чувств.
"Gerçek kötülük, bir insanı canlı yemektir."
Настоящее зло - поедать живых. "
Ona bakan, onu büyüten ona hiç bir kötülük yapmamış masum bir adamı.
Убил человека, который заботился о нём, обувал, одевал, воспитывал. Зарезал человека не сделавшего ему ничего плохого!
Ona öğrettiklerimi yalnızca korunmak için değil, kötülük için de kullanıyor.
Он использовал то, чему я научил, не для защиты, а для злыдни.
Neden insanların, neden her bir kahrolası bireyin birbirlerine karşı bu kadar sık, bu kadar çok kötülük yaptığını anlamıyorum.
Я не понимаю, почему люди, почему каждый чертов отдельный человек так часто плохо относится к другому человеку.
Bu adam bizim için, Howard Dayı'ya kötülük yapan bir yabancıdan ibaret sadece.
Этот парень - чужой человек, и он очень навредил дяде Ховарду.
İçimde kötülük olmaksızın Size bir bakıverdiğimde
Я в очи вам глядел без страху,
Neden oluyor bütün bunlar? Gözyaşlarının Annesi her yere kötülük saçmaya çalışır.
Мать Слез распространяет зло вокруг себя.
- Kötülük ettiğim insana. Özür gibi bir şey olabilir.
Тому, кому ты что-то сделал, с извинениями.
Onların ölümü bizim için de korkunç bir kötülük.
Но их гонят на смерть. Их гибель - страшное зло, и для нас тоже.
Niyetimiz size kötülük etmek değil.
Чего вы хотите?
Senin için gerçekten bir kötülük düşünmüyorum.
Я, правда, не желаю тебе зла.
Başınıza büyük bir lanet gelmeden önce, ve ölmeden veya daha başka kötülük olmadan
Ведь это только вопрос времени. Проклятие настигнет и вас и вы умрёте... или ещё что похуже
Gözlerindeki geçici taktik. Kötülük ve kanunları birleştirelim, davaları bırakıp hapse girelim.
К глазам тем краткий путь идущее тюрьме навстречу
Kötülük durdurulmalı, Hiro.
Хиро, зло нужно остановить.
Bilirsin kötülük, iğrençlik ve fenalık vardır.
Знаешь, бывает плохо, скверно и ужасно.
Kötülük!
ЗЛО!
Kötülük yaklaşıyor.
'Темнота наступает!
Bunda bir kötülük olduğunu düşünmüyorum.
Просто я подумал, можно и меня принять тоже.
Tracy Turnblad her zaman kötülük saçmıştır.
Эта Трэйси Тернблэд всегда оказывала на тебя плохое влияние.
Sorumlu olamam. Bence bunu tekrar düşünmelisin. Bu kötülük dolu ucubeleri bizlerden ne uzak tutacak?
Может придется передумать... может приблизить царствие небесное камень не укроет их.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]