English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Anglais → Turc / [ B ] / Boarding school

Boarding school traduction Turc

940 traduction parallèle
- I was in boarding school.
- Yatılı okuldaydım.
He's in the Middle East, and the kids at boarding school.
Kendisi şu an Ortadoğu'da, çocuklar da yatılı okulda.
- Boarding school?
- Yatılı okul mu?
For the past two years, I've been back east in Denver, Colorado... hobbled up in a boarding school... till I just love the sight of anything sitting a horse.
Geçtiğimiz iki yıl boyunca hiç sevmediğim Denver, Colorado'daydım. Son derece sıkıcı bir yatılı okuldaydım. O yüzden atın üzerindeki herhangi bir şey bana çok güzel görünüyor.
Boys at his age would be better staying in a boarding school.
Onun yaşındaki çocukların yatılı okullarda olması daha iyi olur.
Look at Chandler's son : he's in a boarding school and he's doing fine.
Chandler'in oğluna bir bak, o da bir yatılı okulda ve son derece iyi durumda.
I was sent to boarding school.
Yatılı okula yollandım.
"Delassalle Boarding School"
"Delassalle Yatılı Okulu"
Well... right now he's in boarding school.
Şu anda yatılı okulda.
I should have sent you away to boarding school after your mama died.
Annen öldükten sonra, seni yatılı okula göndermeliydim.
As a boy, in boarding school, then, always at relatives here and there, because at home, an extra mouth to feed was a problem.
Özgür bıraktı. Sürekli yatılı okullarda okudum okuldan sonra da hep akrabalarımda kaldım çünkü evde kalmak, beslenecek ekstra bir insan demek olacaktı.
I'll leave this jewellery with you in case you want to send him to boarding school
Mücevherleri sana bırakıyorum belli olmaz, yatılı okula göndermek isteyebilirsin.
First change I make, off she goes to a boarding school in Switzerland.
İlk olarak, o hanehalkında değişiklik olacak o kız İsviçre'de yatılı okula gidecek.
They sent me out by plane to a boarding school.
Beni uçakla bir yatılı okula gönderdiler.
You know, I've decided to send her straight from camp to a good boarding school with strict religious training and then on to college.
Kararımı verdim, kamptan hemen sonra... onu dini eğitim veren... yatılı bir okula yollayacağım. Oradan da üniversiteye.
And then... She's in a boarding school'Cours - Dillon'.
Ama sonra olmadı..... Cours-Dillon yatılı okulunda okuyor.
- I ran away from boarding school.
- Yatılı okuldan kaçtım.
Inspector, this isn't a boarding school.
Müfettiş, burası yatılı bir okul değil.
BOARDING SCHOOL FOR SECONDARY EDUCATION
SAINT - ANDRE ORTA ÖĞRETİM KURUMU
... of a delightful little thing called boarding school?
Hayatım, yatılı okul denen çok hoş bir şey duymadın mı hiç?
Now Gianni was to go to boarding school in Florence
Sonra Gianni Floransa'da yatılı okula gitti.
Gianni wrote mother immediately saying he'd die rather than go to boarding school
Gianni hemen anneme bir mektup yazdı. Mektubunda yatılı okula gitmektense ölmeyi tercih ederim diyordu.
Prince Eugen Boarding School.
Prens Eugen Yatılı Okulu.
Boys and girls will study at our boarding school.
Kız ve erkek çocukları okula gidecek.
Bosquier Institute. Boarding school.
BOSQUIER Erkek Koleji.
If you keep making that noise, I'll put you in boarding school in a convent!
Bu gürültüye devam edersen, seni manastıra kapatırım!
I've had him ever since I was in boarding school.
Yatılı okuldan beri gözüm gibi bakmıştım ona.
They went to boarding school and never came home at night
# Yatılı okulda okurlardı Eve gelmezlerdi geceleri #
It's not boarding school.
- Kızlı erkekli. Yatılı okul değil ya.
She says she'll borrow a little money somewhere, start a boarding school for girls from good families and will have me manage it.
Bir yerlerden biraz borç para bulup zengin ailelerin kızları için bir okul açacağını ve idaresini de bana vereceğini söylüyor.
Think this is an English boarding school?
Burası İngiliz yatılı okulu mu?
You're still against sending her to boarding school?
Hâlâ yatılı okula göndermeye karşı mısın?
The first time was when I was at boarding school, in the chemistry lab.
Yatılı okulda olduğum sırada ilk kez kimya laboratuvarına girdiğim gündü.
Take the girl to a boarding school.
Bu karıyı boşasın.
I was your roommate in boarding school.
Yatılı okuldayken senin oda arkadaşındım.
I know she's at the best boarding school there is.
şu an en iyi yatılı okulda okuyor.
I'll put you all in boarding school!
Topunuzu yatılıya vereceğim!
Now you're in a real boarding school.
Evet, evlat. Şimdi gerçek bir yatılı talebe oldun.
Once at boarding school there was a girl named Ylette.
Kaldığım yatılı okulda Ylette adında bir kız vardı.
The best thing I knew was when we locked us into the bathroom and washed each other. We were always the cleanest girls at boarding school.
En hoşuma gideni de banyoya girip birbirimizi yıkamamızdı.
Of course I want to know everything about my beloved. At boarding school, I shared rooms with four other girls.
Yatılı okuldayken aynı odada dirt kız kalıyorduk.
Put her in the boarding school.
Onu yatılı okula yerleştir.
I was at boarding school.
Yatılı okuldaydım.
How are the hats for the boarding school?
Yatılı okulu şapkaları nasıl?
Boarding school...
Yatılı okulu...
Boarding school?
Yatılı okul mu?
We call it a boarding school.
Biz buraya yatılı okul diyoruz.
How did you like the boarding school?
Yatılı okulu nasıl buldun?
I was born at a girls'boarding school, where my mother was a servant
Ben yatılı kız okulunda doğdum, annem orada hizmetçi olarak çalışıyordu.
I was sent to a boarding school and they went both their own ways. Travelled around in the world.
İkisi de bencilce kendi yollarına gittiler.
She comes straight from a boarding school in Switzerland.
Bence siz ona yardım edebilirsiniz.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]