English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Anglais → Turc / [ D ] / Dunkin

Dunkin traduction Turc

103 traduction parallèle
Okay, what about Dunkin'Donuts?
Tamam, Dunkin'Donuts'lardan ne haber?
You wanna find a Dunkin'Donuts, call a cop.
Şerbetli lokma bulmak istiyorsan da polisi ara.
- Duncan.
- Dunkin.
- What is Glass Menagerie?
- Dunkin? - "Glas Manejeri" nedir?
- Who was Abraham Lincoln?
- Dunkin. - Abraham Lincoln kimdir?
Dunkin'Donut?
Lokma?
If I can't count on Dunkin'Donuts who do I count on?
- Tarçınlı kalmamıştı. Dunkin'Donuts'a da güvenemezsem kime güveneceğim?
Is there a Dunkin'Donuts in this town? Dunkin'Donuts?
Bu civarda bir Dunkin'Donuts var mı?
No, I don't think so.
Dunkin'Donuts mı? Hayır, sanmıyorum.
Punkin and Dunkin, the Twinkle Twins or Li'l Knee Socks?
Punkin ve Dunkin, the Twinkle Twins ya da Li'l Knee Socks?
360-degree basketball-dunkin ;.. Pit-swingin'spade moulanyan.
yükseğe sıçrayan ; mızrak fırlatan... 360 derece dönüp smaç vuran... çukur kazan zenci.
Yeah, Brock, launching Dunkin now.
Tamam Brock, Dunkin'i şimdi indiriyoruz.
Dunkin'donuts- - up to 52 varieties...
Dunkin'donuts... 52 çeşidi var...
It's gonna be like rush hour at Dunkin'Donuts.
İş çıkışı trafiği gibi olacak orası.
Runs the shoe-shine joint down by the dunkin'donuts.
Dunkin'Donuts'ın yanındaki ayakkabı boyacısının sahibidir.
Make a right after the Dunkin'Donuts.
Dunkin'Donuts'tan sonra sağa dön.
They found a headless guy behind Dunkin'Donuts.
Dunkin'Donuts'ın arkasında başsız bir adam bulmuşlar.
I love Dunkin'Donuts.
Dunkin'çöreklerine bayılırım.
I mean, The Body Shop, the Tie Rack GNC, RadioShack Petland for a cat or two, Spencer's Gifts for some fake dog doo Sbarro's, Dunkin'Donuts, they're simply the best.
İşte Body Shop, Tie Rack GNC, RadioShack Petland'de kedi, Spencer's Gifts'te sahte köpek kakası Sbarro's, Dunkin'Donuts, dünyanın en iyilerinden.
What's with the dunkin'munchkin?
Pastacı burada ne yapıyor?
Man, it's the same as Dunkin'Donuts. It costs 15 times the price. Yeah, well...
Dunkin'Donuts'dakinin aynı ama 15 kat pahalı.
Meeting at Dunkin'Donuts to plan.
Bir plan bulmak için doughnut dükkânında buluşacağız.
The nurses are over at Dunkin'Donuts plotting some kind of a coup.
Hemşire kardeşlerin doughnut dükkânında bir tür darbe planı yapıyor.
I thought you were goin to Dunkin'Donuts.
- Hani Dunkin Donuts'a gidecektin? - Plânda bir değişiklik oldu.
Dunkin, good groundskeeper here has been hitting the bottle, again.
Buradaki mezarlık bekçisi yine şişenin dibini görmüş galiba.
He's dunkin'.
- Bana Peltek deme. - Sana ne diyeyim?
I mean, who's gonna give Kevin an award? Dunkin'Donuts?
Yani düşünsenize kim Kevin'a bir ödül verir ki, Dunkin'Donuts mı?
If you spent less time at Dunkin'Donuts pulling your puds, we wouldn't have to be here saving your asses.
Eğer Dunkin'Donuts'da kıçınızı serip oturmasaydınız burada sizin kıçınızı kurtarıyor olmazdık.
Run down to Dunkin'Donuts and get me a half a dozen jellies... and one Bavarian cream.
Dunkin'Donuts'a gidip altı tane jölelilerden al. Bir de krema.
Dunkin'Donuts is, like, eight blocks.
- Dunkin'Donuts sekiz sokak ötede ama.
Dunkin'Donuts blasting off into space.
Dunkin'Donutları uzaya fırlıyor.
Here at the Dunkin glaze we don't discriminate
burada, Dunkin şekerlemede ayrımcılık yapmayız.
It'll make the Endeavor building look like a fucking Dunkin'Donuts.
Endeavor binasını kahrolası Dunkin'Donuts gibi gösterecek.
Babette, I really got to get going. Oh, I'm just waiting for my panties to dry.
Çocuğunun hayatını Dunkin Donuts'un tezgahının arkasında geçirmesini ister misin?
I scored a brick of Dunkin'Donuts coffee and some reasonably-priced meth from this homeless guy.
Yetecek kadar Dunkin'Donuts kahvesi şu evsiz adamdan gereğinden pahalıya bir kanyak aldım.
You ain't seen this many cops lined up since the centennial of Dunkin'Donuts.
Dunkin'Donuts'ın yüzüncü yıl dönümü bedavasından bu yana bu kadar polisi sırada görmemişsindir.
Anyway, if anyone should be here it's Kelly Bailey, cos she's been saying really nasty things about me in front of my back cos she's well jealous cos she really, really fancies Steven Dean and he took me up the wrong'un round the back of Dunkin'Donuts.
Eğer burada olması gerek biri varsa, oda Kelly Bailey, çünkü benim kıçım hakkında çok kötü şeyler söylüyordu. çünkü çok kıskanç biri ve gerçekten ama gerçekten Steven Dean'dan hoşlanıyor ama o beni Dunkin'Donuts'un arkadasında beni domalttı.
It's a Dunkin'Donuts patch, Gus.
- Bu bir Dunkin Çörekleri yaması, Gus.
I found it at Dunkin... wait a minute.
Onu Dunkin... Bekle bir dakika.
I'd have to go back to work in the late shift at Dunkin'Donuts.
Dunkin'Donuts'da gece vardiyasında çalışmak zorunda kalırım.
I go to Dunkin'Donuts.
Dunkin'Donuts'a gittim.
I get two huge decafs, and I knock them back at Dunkin'Donuts.
İki tane büyük boy kafeinsiz kahveyi oracıkta içtim.
So the next thing I know, I'm peering my head out of the machine, it's 8 in the morning and I'm behind the Dunkin'Donuts by the private airport.
Sonra kafamı dışarı çıkarınca bir baktım ki.. ... sabahın 8'inde havaalanının yanındaki Dunkin Donuts'tayım.
We're going to Dunkin'Donuts.
Dunkin'Donuts'a gideceğiz.
Bacardi, Belle Jolie, Birds Eye, Cadbury, Campbell Soup International, Cartwright double-sided aluminum, Chevron oil, Dunkin'Donuts, General Foods Europe, Kodak, Lever Brothers, Martinsons, Popsicle,
Bacardi, Belle Jolie, Birds Eye, Cadbury Campbell's Çorbaları, Cartwright çift taraflı alümiyum Chevron Petrol, Dunkin'Donuts, General Foods Avrupa Kodak, Lever Brothers, Martinson's, Popsicle Relaxacisor, Rio De Janeiro, bu müşteri faaliyet göstermiyor.
Dunkin'Donuts, Sunset Park under the BQE. Half an hour.
Yarım saat sonra, Sunset Park'taki Dunkin'Donuts'a gel.
What happened at Dunkin'Donuts?
Dunkin'Donuts'da ne oldu?
- It's the same one I saw at Dunkin'Donuts when I went to meet Jimmy.
- Çünkü bu arabayı, Jimmy'le buluşmak için Dunkin'Donuts'a gittiğim zaman görmüştüm.
There are a million black SUVs and 20 million Dunkin'Donuts and that's just in New Jersey.
Sadece New Jersey'de milyonlarca siyah SUV ve Dunkin'Donuts var - Dinle.
Dunkin'Donuts.
Donut da var.
Do you want your kid to spend her life behind the counter at Dunkin'Donuts?
- Neden vereyim ki? - Çünkü buna ihtiyacı var. - Anne.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]