English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Anglais → Turc / [ D ] / Dusting

Dusting traduction Turc

331 traduction parallèle
Are you dusting potatoes?
Patateslerin tozunu mu alıyorsun?
- I'm doing no harm. No, but you ought to be dusting the piano.
Tamam, ama piyanonun tozunu alsan iyi edersin.
When I've brushed this fly off, I'll give you a dusting for good measure.
Bu sineğin işini bitirdiğimde, senin de tozunu alacağım.
It means less dusting for her, though.
Gerçi onun için daha az toz almak demek.
It's a nice apartment and I don't mind dusting and sweeping... but I hate cooking.
Güzel bir daire ve ben toz almaktan ve temizlikten kaçmam....... ama yemek pişirmekten nefret ederim.
Start by cleaning out the drawers and dusting.
İşe, dolapları temizleyip tozlarını alarak başlayabilirsiniz.
You're married and you're dusting off your husband.
Evlisin ve kocanı terk ettin.
Will you get it through your heads they're dusting off the hot seat for me!
Şunu kafanıza sokun. Beni her an elektrikli sandalyeye oturtabilirler!
- You need dusting.
- Tozunun alınması gerek.
Dusting, maybe. Cousin Andre's room.
Mesela kuzen Andre'nin odasında toz alabilirsiniz.
The beginning of new spore producing hands, dusting.
Yeni kollar üretmeye başlıyor.
Just a few of them, when I was dusting.
Toz alırken bir ikisini görmüştüm.
I think the picture tube needs little dusting.
Sanırım resim tüpünüz biraz tozlarının alınmasını istiyor.
That plane's dusting crops where there ain't no crops.
Uçak, ekin olmayan bir yeri ilaçlıyor.
I left my dusting powder in my room.
Şampuanımı kabinde unutmuşum.
- Your dusting powder.
- Şampuanınız...
- My dusting powder.
- Şampuanımı getirdim.
I'm not doing the dusting, with what I pay her.
Temizliği ben yapmıyorum, ona bu yüzden maaş veriyorum.
I don't do the dusting!
Ben temizlik yapmam!
I'm sorry, sir. Miss is dusting bottles and it's quite an object.
Üzgünüm, efendim ama Hanımım şişelerin tozunu alıyor ve oldukça meşgul.
The sergeant kept dusting things.
Çavuş eşyaların tozunu alıp durdu.
Don't bother dusting for my prints.
Her tarafta parmak izi bırakmamı beklediysen...
Go ahead with your dusting for prints.
Parmak izleri için pudralamaya başlayın.
Once, when Daddy was dusting in Big Springs, Texas.
Bir kere. Babam, Big Springs, Teksas'ta ilaçlama yaparken.
- Crop dusting.
- Ekin tozlama.
All right, we can get to work dusting first.
Önce süpürmekle baslayalim.
If you can't get these folks out of the area by 20. : 00 hours start dusting with EZ-4.
Onları saat 20.00'ye kadar bölgeden çıkaramazsan EZ-4 serpmeye başla.
They're just crop-dusting.
Tarlaları ilaçlıyorlar.
'A and A Crop Dusting Service'.
"A ve A Tarla İlaçlama".
The boys are still dusting the garage, but they haven't come up with anything yet.
Çocuklar hala garajı pudralıyor, fakat henüz herhangi bir şeye rastlamadılar.
I'm tellin'ya, I'm not gonna do the dusting.
Size söylüyorum, tozları ben almayacağım.
Makes a poor soldier think of dusting off old ambitions.
Benim gibi zavallı bir asker için, uzun vadede sessiz kalmak, hırsları zedelemeye başlıyor.
I have a dusting kit with me.
Ortam sakinleşti bayılıyorum.
Kind of like dusting for fingerprints.
Parmak izi almaya benzer biçimde.
Oh, shit, they're dusting your ass with 50s.
Lanet olsun, 50'liliklerle ateş ediyorlar.
I caught up on a big backlog of dusting.
Uzun süredir geciktirdiğim temizliği hallettim.
Try a spot of post-coital dusting yourself.
Sen de seks yerine toz almayı dene.
- "They're dusting'off the hot seat for me."
Benim için elektrikli sandalyeyi temizliyorlar.
WERE YOU INTERESTED IN THE BODY LOTION, THE EAU DE TOILET, THE DUSTING POWDER, THE AFTER-BATH SPLASH?
Vücut losyonları, tuvalet suyu, toz alıcı spreyler ve banyo sonrası splashlerle ilgilenir miydiniz?
Lately I've been so busy in the rice paddies I only did a bit of dusting
Pirinç tarlasıyla uğraşmaktan başka bir şeye vakit bulamadım.
- She's dusting.
- Toz alıyor.
Dusting the bulbs, Miss Daisy.
Ampullerin tozunu alıyordum, Bayan Daisy.
While Frank put his kids to bed, little brother Jack was dusting off his dreams.
Frank Baker dün gece çocuklarını uykuya yatırırken küçük kardeşi Jack birkaç dakika için rüyalarının tozunu alıyordu.
Me at home, dusting a house that never gets dirty never gets messed up.
Ve ben, evde toz alıyorum. Ev hiç kirlenmiyor. Hiç dağınık olmuyor.
2 months crop dusting outside of Fresno.
2 ay Fresno'da tarımsal ilaçlama.
Needing so much more than dusting Needing exercise A chance to use our skills
Tozumuzun alınmasından daha fazlasına ihtiyacımız var egzersiz yapmalıyız becerilerimizi kullamalıyız...
Cliff was coming through our town, dusting the groves.
Cliff eskiden kasabamıza ilaçlama için gelirdi.
I heard him dusting his viol or the table.
Viyolasının veya masanın tozunu aldığını duyuyordum.
Go back to dusting potatoes.
Patateslerin tozunu almaya geri dön.
Dusting?
Toz almak mı?
I don't want to spend my entire life dusting down old books.
Bilmiyorum, bilmek de istemiyorum.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]