English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Anglais → Turc / [ D ] / Dwarfs

Dwarfs traduction Turc

298 traduction parallèle
There are many dwarfs and cretins in Las Altas Hurdes.
Yukarı Hurdes'te bolca cüce ve kreten bulunur.
Over the seven jewelled hills beyond the seventh fall, in the cottage of the seven dwarfs dwells Snow White, fairest one of all.
Yedi mücevherli tepelerin ardında, yedinci şelalenin ötesinde, yedi cücelerin kulübesinde yaşıyor Pamuk Prenses şimdi, yoktur ondan güzeli.
I'll go myself to the dwarfs'cottage in a disguise so complete no one will ever suspect.
Cücelerin kulübesine kendim gideceğim. Öyle bir kılık değiştireceğim ki, kimse şüphelenmeyecek.
The dwarfs will think she's dead.
Cüceler onu öldü sanacak.
One of those lovely stone dwarfs for the garden.
Bahçe için şu sevimli taş cücelerden ne kadar da güzel?
I hear you're hiding out with the seven dwarfs.
Yedi cücelerin yanında saklanıyormuşsun diye duydum. Sekiz.
Dwarfs with humps and big heads watch you from every corner.
Kambur ve koca kafalı cüceler her köşede seni izlerler.
America has everything so big, you must be short of dwarfs.
Amerika her şeyin en büyüğüne sahip, cüceleri bile sizden uzundur.
A model manned by dwarfs
İçinde cüce tayfaların olduğu bir maket.
Audition all dwarfs in Paris
Paris'teki tüm cüceleri seçmelere çağırın.
a degenerate king, sickly infantes, idiots, dwarfs, cripples, clownish freaks dressed as princes whose job it was to laugh at themselves and amuse a court that lived outside the law, caught in a web of etiquette, plots and lies,
Yozlaşmış bir kral, hastalıklı prensler akıl hastaları, cüceler, sakatlar bir de ; görevleri, kendilerine gülmek ve kanunun kendilerine işlemediği yalan, gösteriş ve sadece kapalı kapılar ardında başkalarına itiraf edilen entrika ağlarıyla örülmüş hayatlar yaşayan özel kesimi eğlendirmek olan "prens" gibi giyinmiş ebleh soytarılarla doluydu.
Dwarfs.
Cüceler.
"Snow White and the Seven Dwarfs"
"Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler"
Or don't you talk to dwarfs?
Yoksa cücelerle konuşmuyor musunuz?
And the Seven Dwarfs? That Snow White?
Yedi cüceleri olan Pamuk Prenses mi?
The, uh, the dwarfs, they're all busy.
Şey... cücelerin hepsi meşgul.
Let the seven dwarfs have Snow White and we can get out of here with all our parts.
Bırakalım yedi cüceler Pamuk Prensesi alsın. - Biz de buradan tek parça çıkalım.
What do you want dwarfs?
Cüceler ne istiyorsunuz?
- With or without the dwarfs?
- Cücelerle mi değil mi?
- Yes, but she was shagging with seven dwarfs.
- Evet ama yedi cüceyle düzüşüyordu.
- Bring out the dwarfs.
- Cüceler ortaya çıksın.
You, dwarfs, get out of here.
Haydi cüceler, defolun buradan.
"Snow White and the seven dwarfs"
"Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler"
Being raped by dwarfs.
Cüceler tarafından tecavüz edilmek gibi.
Ah, dear Oskar... we dwarfs and fools shouldn't dance on concrete... that was poured for giants.
Ah, sevgili Oskar,... biz cüceler ve soytarılar, devler için dökülen betonun üzerinde dans etmemeliydik.
I feel like one of those dwarfs, like, when they think that Snow White's dead.
Kendimi pamuk prensesleri ölen 7 cücelerden biri gibi hissediyorum.
But that turning spindle is the beginning of a revolution, one that dwarfs all the shots fired and bombs ever detonated in the sheer magnitude of its effect on our civilization.
Ama dönen bu çubuk uygarlığımız üzerindeki etkilerinin büyüklüğü göz önüne alındığında ateşlenen tüm silahları ve patlayan tüm bombaları gölgede bırakan bir devrimin başlangıcıydı.
As time goes on, there are more white dwarfs more neutron stars, more black holes.
Zaman ilerledikçe daha fazla beyaz cüce daha fazla nötron yıldızı, daha fazla kara delik olacaktır.
An enormous spiral form with collapsing gas clouds condensing planetary systems, luminous supergiants stable middle-aged stars red giants, white dwarfs, planetary nebulas, supernovas neutron stars, pulsars, black holes and there is every reason to think, other exotic objects that we have not yet discovered.
Kocaman bir spiral oluşum içinde, çöken gaz bulutları yoğunlaşmış gezegen sistemleri, çok parlak süperdevler, kararlı orta yaş yıldızları kırmızı devler, beyaz cüceler, gezegen bulutsuları, süpernovalar nötron yıldızları, atarcalar, karadelikler ve varolmasında bir engel olmayan fakat henüz keşfedemediğimiz egzotik objeler.
She says that when she was a little baby the story of Snow White and the Seven Dwarfs made a great impression on her like a premonition of what her future would be
Diyor ki, küçük bir kızken... Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler'in masalı... onu çok etkilemiş ve bunu geleceği için... bir yaşam şekli olarak görmüş.
- Dwarfs?
- Cüce mi?
with those dwarfs?
yoksa bu cücelerle mi takılıyorsun?
You mean, you saw dwarfs?
Ne yani, cüceler mi görüyorsun?
There were some thirty dwarfs standing around it they were no taller than this.
Etrafında 30 tane cüce bulunuyordu hepsi bu boylardaydı.
No dwarfs, no giant, nothing.
Ne cüce ne de dev vardı.
You turn a dead tourist into a giant with 30 grieving dwarfs.
Ölü bir turisti, bir dev ile 30 cüce olayına dönüştürdün.
Well, I suppose we could discuss something we all know about... but that would limit us to the last nine World Series... and the names of the Seven Dwarfs.
Hepimizin bildiği bir şeyi tartışabilirdik. Ama sohbetimiz son dokuz şampiyonluk maçı ve yedi cücelerin ismiyle kısıtlı kalırdı.
the dwarfs, the transvestites...
Cüceler, travestiler...
I have to to make a little introduction Did you see the dwarfs in the morning?
Düşündüm de küçük birşey okuyabilirim. Sabah cüceleri gördünüz mü?
Those are the 7 dwarfs.
Onlar 7 cüceler.
Willie, gluttony is one of the 7 deadly dwarfs.
Willie, açgözlülük 7 ağır cüceden biridir.
And in here, we have some of the seven dwarfs...
Ve, 7 cücelerden bazıları burada...
Are you a member of the dwarfs'union, or what?
Sen cüceler birliği üyesi falan mısın, nesin?
"All around you are the carcasses of slain ice dwarfs."
Her tarafında buz cücelerinin cesetleri var.
"All around you are the carcasses of slain ice dwarfs."
"Her tarafında buz cücelerinin cesetleri var."
So the seven little dwarfs had a limited partnership in a small mining operation.
Yedi sevimli cücenin bir madende ortaklıkları varmış.
- What are you, the Seven Dwarfs?
- Kimsiniz siz, yedi cüceler mi?
I've had enough of the dreams, the visions, the dwarfs, the giants, Tibet and the rest of the hocus-pocus.
Sanrılar, cüceler, devler, Tibet ve diğer okus pokus numaraları da cabası.
A degenerate king, sickly infantes, idiots, dwarfs, cripples, clownish freaks dressed as princes whose job it was to laugh at themselves and amuse a court that lived outside the law, caught in a web of etiquette, plots and lies,
Yozlaşmış bir kral, hastalıklı prensler, akıl hastaları, cüceler, sakatlar, bir de ; görevleri, kendilerine gülmek ve kanunun kendilerine işlemediği, yalan, gösteriş ve sadece kapalı kapılar ardında başkalarına itiraf edilen entrika ağlarıyla örülmüş hayatlar yaşayan özel kesimi eğlendirmek olan "prens" gibi giyinmiş ebleh soytarılarla doluydu.
It's one of those dwarfs.
Bu o cücelerden biri.
The dwarfs.
Cüceleri.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]