English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Anglais → Turc / [ E ] / Employ

Employ traduction Turc

1,015 traduction parallèle
There is such a man in your employ, isn't there?
Emriniz altında öyle bir çalışan var, değil mi?
Mr. vadas has been in the employ of Matuschek and Company for two years during which time he's been efficient as a stool pigeon, a troublemaker, and a rat.
Bay Vadas, Matuschek Mağazası için 2 yıl boyunca çalışmış ve tüm bu zaman boyunca ispiyonculuk, fitnecilik ve döneklik bakımından oldukça verimli olmuştur.
This was a clever trick on my part to show you the kind of man you employ as manager.
Bu bir numaraydı nasıl bir müdürünüz olduğunu göstermek için.
We still employ savage, tribal methods. They get results.
Biz hala kabile metodlarını uygulayan, vahşi işçileriz, sonuca ulaşacağız.
Miss O'Shaughnessy is an operative in my employ since yesterday.
Bayan O'Shaughnessy dünden beri benimle çalisiyor.
Have you been abroad in the employ of our government?
Hükümet görevlisi olarak yurtdışında bulundun mu?
As an aid to the unemployment crisis, we do not employ married women.
İşsizlik krizi yüzünden politikamız, evli kadınları işe almamaktır.
You understand it is not our policy to employ married women?
Anlayacağınız üzere, politikamız evli kadınları işe almamaktır.
He is a thug in the employ of a Nazi agent, a man named Mueller, operating in Sofia.
Müller adlı Nazi ajanı için çalışan bir katil. Sofya da faaliyet gösteriyor.
I shall permit him to find me in the character of a murderous lascar once in his employ and whom I may add is still in jail.
Beni bir zamanlar yanında çalışan halen hapiste olan barbar bir Hintli denizci kılığında bulmasını sağlayacağım.
You refuse to employ me because I'm a girl?
Kadın olduğum için mi beni işe almıyorsunuz?
Actually it means that i was an employer of spy labor that's how i came to employ dimitrios.
Aslında casusluk hizmeti sağlayan biriydim. Dimitrios'u kullanmam da böyle oldu.
As a matter of fact... I decided to employ a private investigator only today.
Aslına bakarsanız özel bir araştırmacı tutmaya daha bugün karar verdim.
It's not exciting to employ a referee.
Bir hakem görevlendirmek hiç heyecan vermiyor.
You supposed that you were discharged by the Colonel, yet you continued in the employ of the woman who allegedly lied about you to your master?
Siz kovulduğunuzu sanıyordunuz. Yine de efendinize sizin hakkınızda yalan söylediğini iddia ettiğiniz kişi için çalışmaya devam ediyordunuz?
Do not again employ that word in my presence.
Benim yanımda bir daha "talep" kelimesini kullanmayın.
I'm afraid, Miss Totten, you'll have to employ a great deal more abandon both in voice and posture.
Bayan Totten, kendinizi müziğe bırakmalı ve duruşunuzu ayarlamalısınız.
But this time, also present will be two advertising moguls who happen to employ you.
Ama bu sefer ayrıca, sana iş veren iki önemli reklamcı olacak.
Rockets do not employ propellers. They use jets.
Roketler pervane kullanmaz, gazlı jet motoru kullanırlar.
We don't employ thieves
Hırsız çalıştırmayız biz.
You say you don't want to employ thieves?
Hırsızları istemediğinizi söylediniz.
- Because it's irregular having an agent in our employ about whom we know nothing.
- Çünkü kim olduğunu bilmediğimiz bir ajanı kendi emrimizde çalıştırmamız mantıksız.
I am not an agent in your employ.
Ben sizin emrinizde çalışmıyorum.
Or someone in his employ.
Ya da emrinde çalışan biri.
- He was in your employ, was he not?
- Sizin için çalışıyordu, değil mi?
No one will employ you if they know I have thrown you out
Seni kovduktan sonra, bu bölgede hiç kimse seni bir fahişe olarak tutmaz.
Don Nacio Delator does not employ fugitives from the law.
Don Nacio Delator kanun kaçaklarına iş vermez.
If you take care of his needs, and thus help Mr. Kusuda, I will ask him to forget all this and I shall continue to employ you, just as before. What do you say?
Eğer ihtiyaçlarını karşılarsan ve bu sayede de Bay Kusuda'ya yardım edersen, ondan tüm bunları unutmasını isteyeceğim... ve eskisi gibi sana iş vermeye devam edeceğim.
We were all in the employ of Kirk Edwards
Hepmiz Kirk Edwards'ın yanında çalışıyorduk.
Do you employ a charwoman?
Temizlikçiniz var mı?
Even if I needed one, I couldn't afford it. And if I could afford it, I wouldn't employ a ragged beggar.
Öyle olsaydın ihtiyaçlarını karşılayamayan, hırpani bir dilenci olamazdın.
If this flops, he'll employ me as a messenger in one of his banks.
Eğer bu iş batarsa, beni bankalarından birinde ulak olarak işe alacak.
" I would suggest that you employ the services of a fellow called Savage,
" dostum olan Savage'ı tutmanızı öneririm.
You know it's funny, wives usually employ me to get them away from their husbands.
Biliyor musun bu çok tuhaf. Kadınlar beni genelde kocalarından kurtulmak için tutarlar.
Brother, farewell. I will unto the king... and whatsoe'er you will employ me in, I will perform it to enfranchise you.
Ben Kralın huzuruna çıkıyorum serbest kalmanız için her şeyi yapacağım.
When I have most need to employ a friend... and most assured that he is a friend... deep, hollow, treacherous and full of guile... be he unto me.
Dosta en çok ihtiyaç duyduğum an dostluğuna en güvendiğim kişi, ikiyüzlü, kof, hain ve düzenbaz çıksın.
I employ you...
Paranı ben veriyorum.
A captain who, from private motives... employs his vessel to another purpose than that intended by the owners... is answerable to the charge of usurpation... and his crew is morally and legally entitled... to employ forceful means in wresting his command from him. "
"Korsan dürtülü bir kaptan gemisini sahiplerinin istediğinin dışında bir amaçla çalıştırıyorsa gemiye el konulması uygun olabilir geminin mürettebatı ahlaki ve hukuki açıdan komutayı ondan almaya yetkilidir"
He suddenly decided to employ you.
Aniden seni hizmetine almaya karar verdi.
Why I continue to employ such an idiot is beyond me.
Böyle bir aptalı neden benimle birlikte çalıştırıyorum ki.
"Belligerents may employ prisoners of war who are fit, other than officers- -"
"Savaşan taraflar, sağlıklı savaş mahkumlarını çalıştırabilirler, subaylar hariç"...
Too heavy for me to employ as a weapon, they might have another use.
Silah olarak kullanmam için çok ağır olsa da başka şekilde istifade edebilirdim.
So, either I employ you in my researches or...
Yani ya sizi kabul edeceğim ya da...
I suspected that when he left my employ.
Ondan benim yanımdan ayrıldığında şüphelenmiştim.
And I refuse to allow these agnostic scientists to employ this courtroom as a sounding board, as a platform from which they can shout their heresies into the headlines.
Ateist bilim adamlarının bu mahkemeyi sapkınlıklarını manşetlere çıkarmak için seslerini duyuracak bir platform olarak kullanmalarına izin verilmesini reddediyorum.
You are authorized to employ any means at your disposal, regardless of risk and regardless of the price that must be paid.
Taşıdığı risk ne olursa olsun... ödenmesi gereken bedel ne olursa olsun... talep ettiğiniz her şeyi emrinize almaya... tam olarak yetkilendirilmiş durumdasınız.
I'm going to get rid of those bums and employ just one pearl diver.
Yakında bu serserilerden kurtulacağım ve tek bir inci avcısı çalıştıracağım.
- To remain in our employ.
- İşinize devam etmeniz için.
He'll take me along, will enrol me for Harvard, have me follow a PR-course, and employ me in one of his factories, as head chemical research.
Beni de götürecek beni Harvard'a kaydettirip bir Halkla İlişkiler kursu gördürecek ve kimyasal araştırma başkanı olarak fabrikalarından birinde bana iş verecek.
He's in my employ.
Evet evlat.
I only stayed in your father's employ to try to put right, in so far as my limited means would allow me to the mistakes I had been powerless to prevent
Sadece işleri düzene koymaya çalışmak için babanızın hizmetinde kaldım ve sınırlı çabalarım sadece engelleme konusunda güçsüz kaldığım yanlışlara sebebiyet verdi.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]