English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Anglais → Turc / [ F ] / Forget it

Forget it traduction Turc

20,486 traduction parallèle
All lines are busy at this time — best forget it!
Şu an tüm hatlar meşgul- - - Neredeler? - En iyisi bırakmak!
better forget it.
Deniz Kralı'nın peşindeysen unut gitsin.
Track down the assassin! Forget it.
- Suikastçının nereden geldiğini öğrenin!
I just... just forget it.
Boşver.
Well forget it!
Boş verin!
Forget it.
İstemez.
Don't you forget it.
Bunu unutayım deme.
You know, forget it, man.
Biliyor musun, unut, adamım.
Forget it.
Unut bunu.
Forget it.
Sormamış say.
I'm still trying to forget it.
Hâlâ unutmaya çalışıyorum.
Forget it.
Neyse boşver.
And after his sister and her crew went missing and her stuff got found, suddenly everyone I noticed wanted to forget it.
Ablası ve ekibi kaybolup eşyaları bulunduktan sonra birden bire herkesin unutmak istediğini fark ettim.
I'm trying to forget it.
Bunu unutmaya çalışıyorum.
Forget it, we're even. Crocker.
Boş ver, ödeştik kabul et.
- Forget it. Forget it.
- Boş ver, unut gitsin.
Let's forget it.
Unutalım gitsin.
Forget it, let's just go home.
Sadece eve gidelim, unut gitsin.
Oh, forget it.
Boşverin bunları.
Forget it!
Boş ver!
Whatever, forget it.
- Neyse, boş ver.
You know, forget it.
Neyse boş ver.
So, just forget it.
- Boş ver gitsin.
Nah, forget it.
Unut gitsin.
You know, forget it.
Neyse unut gitsin.
Forget it, Michelle.
Unut gitsin Michelle.
Forget about it.
Kafana takma.
Forget it.
Unut gitsin.
I said forget about it!
Boş verin dedim!
She looked a little upset so I questioned her a little bit about this and she just told me "just forget about it"
Biraz canını sıkıyor gibiydi. Ben de neler oluyor diye biraz ağzını aradım. Bana "Boş ver, önemli değil" dedi.
People tell me to just forget about it. It's over with.
Yakınlarım artık unutmamı, her şeyin geride kaldığını söylüyor.
" Forget about it, guys.
" Boş versenize arkadaşlar!
It's easy to forget down here.
Burada unutmak kolay.
It's like, every time a guy just looks at you, you just forget who you are, and, like... "Oh!"
Ne zaman bir adam sana baksa kim olduğunu falan unutuyorsun sonra da aynen böylesin.
It's tough to forget being so impressive.
Bu kadar etkileyici olmayı unutmak kolay değil.
And if you forget again, it's on all of the recent patents for Zenotek.
Ve yine unutursan, Zenotek için yakın geçmişteki tüm patentlerin üzerinde.
Forget about it.
Unut gitsin.
I forget to feed him, " It's okay, Jackie. I'm a fat fuck.
Onu beslemeyi unuttum mesala, " Tamam, Jackie, ben şişko bir itim.
- Well, forget all of it for now.
- Eh, şimdi için her şeyi unutun.
It helps me, so I don't forget.
Yararı oluyor, unutmuyorum.
Matter of fact, it's most often used to forget, although with limited success.
İşin doğrusu, sınırlı bir başarıyla da olsa, unutmak için çok sık başvurulur.
I can get something nice for Charlotte. She'll forget all about it.
Charlotte'a güzel bir şey ayarlarım, hepsini unutur.
It's going away. It's going because all I can do is forget.
Gidiyor çünkü tek yapabildiğim unutmak.
But darn it. No matter how hard I tried, I just couldn't forget you.
Ne yazık ki ne kadar çok uğraşırsam uğraşım sizi unutamadım.
It's gonna be a day you'll never forget.
Unutamayacağın bir gün olacak.
We drink to remember, but it seems you drink to forget.
Biz hatırlamak için içeriz ama görüyorum ki sen unutmak için içiyorsun.
Don't you ever forget it, okay?
Bunu hiçbir zaman unutma olur mu?
Aleero City will never forget the day it was saved by a... A cat thingy.
Aleero şehri kediye benzeyen bu canlı tarafından kurtarıldığını, hiç unutmayacak.
Just forget about it.
Unut gitsin.
Do you forget what day it is tomorrow?
Yarın ne olacak unuttun mu?
No, I do not forget. I greatly resent it.
Hayır, unutamayacak kadar çok içerledim.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]