English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Anglais → Turc / [ I ] / I'm sorry about that

I'm sorry about that traduction Turc

2,628 traduction parallèle
I'm really sorry about that.
Bunun için çok üzgünüm.
I'm sorry about that.
- Kusura bakmayın.
I'm sorry I said that stuff about your father.
Baban hakkında söylediklerim için özür dilerim.
I'm sorry, I didn't know who you were talking about because we were so close that we gave each other nicknames.
Özür dilerim, Bir an kimden bahsettiğinizi anlayamadım Çünkü o kadar yakındık ki takma adlarımız vardı.
I'm sorry about that.
Bunun için kusura bakmayın.
I'm sorry about that.
Bunun için üzgünüm.
I've heard that I'm not great at talking about what I'm feeling all the time and so I'm sorry about last night.
Her zaman hissettiklerimi söylemede iyi olmadığımı duydum ama geçen gece için çok üzgünüm.
I'm sorry about that, Dr. Sloan.
Kusura bakmayın, Doktor Sloan.
Your Majesty, I'm sorry about that.
Majesteleri, böyle olduğu için özür dilerim.
Hey, I'm really sorry about that phone call.
Telefonla yaptigim sey için özür dilerim.
Okay, I'm sorry that I got drawn in to a beautiful film about sacrifice and friendship.
Tamam, fedakarlık ve arkadaşlık hakkındaki bu güzel filme daldığım için özür dilerim.
I'm sorry about that.
Kusuruma bakmayın.
And again, I'm sorry about that.
Ve tekrar, Bunun için özür dilerim.
I'm sorry about that.
Kusura bakma ses gidip geliyor.
Didn't I tell you that I'm someone who cannot be bought even with 10 billion won? Sorry, I shouldn't have joked about it.
Kariyerinde ışık hızıyla ilerleyecek onu engelleyen bir şey olmadığı için.
Well, I'm sorry about that.
Bunu duyduğuma üzüldüm.
I forgot about that. I'm sorry.
Neredeyse unutuyordum, affedersin.
Look, I'm sorry about that little show back there, but we thought it best to break it to you slowly.
Küçük gösteri için üzgünüm ama sana yavaş yavaş anlatalım dedik.
And I'm sorry, but it's just a little suspicious that you're making such a big fuss about this when you didn't even know her and you're having troubles with your own mother.
Üzgünüm ama tanımadığın bir kadının yüzünden bu kadar yaygara koparman, biraz şüphe çekici bir olay hem de daha kendi annenle bile sorunların varken.
I'm sorry about that. I get it.
- Bunun için üzgünüm.
I'm sorry about that.
Bunun için kusura bakma.
I'm sorry about that song.
Şarkı için özür dilerim.
- Mr. Dadier, I'm so sorry about that, I just..
- Mr. Dadier, bunun için üzgünüm, ben sadece..
I'm sorry about that stuff I said before.
Özür dilerim. Önceden söylediğim şey için.
I'm sorry about that.
Bunun için özür dilerim.
You know, I'm really sorry about that.
Bunun için cidden üzgünüm.
Yeah, I'm sorry about that.
Evet, özür dilerim.
I'm really sorry about that.
bunun için gerçekten üzgünüm.
I'm sorry about that.
- Bunun için üzgünüm.
I'm sorry about that, Mrs. Kub.
Özür dilerim, Bayan Kub.
Yeah, I'm sorry about that.
- Biliyorum. Özür dilerim.
! I'm talking about the DEA extraction team that's about to barge in here any second, try to save your sorry ass.
DEA'in kurtarma timinden ve içeri dalıp sefil postunu kurtarmaya çalışmalarından söz ediyorum.
I'm sorry about that.
Afedersiniz.
Hey, I'm really sorry about that.
Demin olan şey için gerçekten üzgünüm.
Oh, Man, I'm sorry about that.
Adamım, o konuda çok üzgünüm.
I'm sorry about that, but it's an emergency.
Üzgünüm ama bu acil.
I'm sorry about the plant closing. And I know that you weren't plannin'on comin'back to these parts.
Ve bu tarafa geri dönmeyi planlamadığını biliyorum.
I'm sorry about that.
Olanlar için özür dilerim.
They told me about that, and I'm truly sorry.
Bana bundan bahsetmişlerdi. Gerçekten kusura bakma.
I'm really sorry about that.
Gerçekten üzgünüm.
Yeah, I'm... I'm sorry about that.
Evet, kusura bakma.
I'm sorry about that.
Yaptığım için özür dilerim.
Oh. Well, I'm sorry about that.
Bunun için üzgünüm.
I'm sorry about that, but best of luck.
Çok üzgünüm. İyi şanslar.
I'm really sorry about that.
Bunun için çok üzgününüm.
- Oh, I'm sorry about that.
Özür dilerim.
- I'm sorry about that.
- Üzgünüm. - Önemli değil.
I'm sorry about that.
Bunun için üzgünüm. O... yorgun.
I'M REAL SORRY ABOUT THAT KID.
Ben bu çocukla ilgili GERÇEK ÜZGÜNÜM.
I'm sorry about that.
Kusura bakma.
I'm sorry, who said anything about that?
Anlamadım. Bu da nereden çıktı?

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]