English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Anglais → Turc / [ I ] / I will be in touch

I will be in touch traduction Turc

67 traduction parallèle
I will be in touch.
Temasta olacağım.
Oh, I will be in touch.
Sizinle tekrar temas kuracağım.
It's, uh... I will... I will be in touch with you.
Ben seni tekrar göreceğim.
I will be in touch with your staff.
Ekibinizle bağlantı kuracağım.
Commander, I will be in touch.
Yarbay, yine görüşeceğiz.
If I can think of anything that will help you or your uncle, I will be in touch.
Eğer amcanıza veya size yardım edebileceğim bir şey aklıma gelirse, sizinle temasa geçeceğim.
I'll prepare the paperwork and then I will be in touch.
Evrakları hazırladıktan sonra sizinle temasa geçeceğim.
I will be in touch.
İrtibatı kesmeyeceğim.
You tell her for me that I will be in touch with her somehow.
Benim için ona de ki... Onunla bir şekilde irtibat kuracağım.
You tell him from me if he doesn't call me back I will be in touch with him soon.
Eğer geri aramazsa, yakında onunla onunla irtibata geçeceğimi söyle.
I will be in touch.
İrtibatta olacağım.
Thank you for telling me. I will be in touch with you very soon.
Sizinle en kısa zamanda tekrar irtibata geçeceğim.
I will be in touch.
Haberdar edeceğim.
Tell her that I got all of her texts and her handwritten letters, and I will be in touch when I'm ready.
Deki ona bütün meajlarını aldım bütün mektupları ulaştı ve hazır olduğumda onunla görüşeceğim.
You should feel the benefits for some time, and of course I will be in touch, and we will see how it goes.
Bazen faydasını görmelisiniz tabii ki bağlantıda kalacağım ve durumunuzu değerlendiririz.
Excellent, I will be in touch.
Ne yapacağım? Harika, irtibatta olacağım.
I will be in touch.
Sizinle temasa geçerim.
I will be in touch.
Sonra ararım.
I will be in touch with you.
Ben irtibata geçerim.
That's enough for now but I will be in touch, all right?
Şimdilik bu kadar, sonra devam ederiz tamam mı?
I will be in touch.
Sizi haberdar edeceğim.
Yes, I will be in touch
Evet. Sana dönerim, çok yakında.
I will be in touch, do not worry
Sizinle irtibatta olacağım, merak etmeyin
Maj. Mitchell and I will be in close touch with you at all times on either flank.
Binbaşı Mitchell ve ben, her iki taraftan da sürekli yakın temasta olacağız.
Colonel Murdock will be in touch with me if I'm needed.
Bana ihtiyacınız olursa, Albay Murdock benimle temas halinde olacak.
Harvey will be staying behind, so I'll be in touch with you through him.
Harvey seni hep kollayacak. Onun vasıtasıyla ben de seninle temas halinde olacağım.
I trust we will all be doing business together again very soon and that we will keep in touch.
Yakında tekrar birlikte iş yapacağımıza inandığım için iritibatı koruyacağız.
If you will not touch me in pardon, I shall never be able to face myself
Eğer özrümü kabul etmezsen, ben bir daha kendime asla saygı duymam.
I will be touch in with you.
Sana dokunmuş olacağım.
I will leave it to you, then, to be in touch with Col. Eichmann?
Albay Eichmann'la iletişimi size bırakıyorum.
I'm sure that the extraterrestrials responsible for this tragic event will be in touch with you in due course, Chief Inspector.
Eminim bu trajik olaya neden olan dünya dışı varlıklar sizinle bağlantı kuracaklardır o halde, Baş Dedektif.
I'm sure one of us will be in touch.
Bizden biri bağlantı kuracak.
I doubt we will ever be in touch with our mask powers.
Maskemizin güçlerini kullanabileceğimizden şüpheliyim.
Regarding any money from her estate, I'm sure a lawyer will be in touch!
Yatırımlarından kalan para, eminim avukat seninle temasa geçer.
I will be in touch.
Tekrar arayacağım.
Not exactly, but I'm sure they will be in touch.
Tam olarak değil, ama eminim iletişime geçeceklerdir.
Okay, I will take a look at this, and my office will be in touch.
Tamam, bunlara bir göz gezdireceğim, ofisimden sizinle temasa geçeceklerdir.
I gotta go, but I will be back in touch.
kapatmam gerek, sonra ararım.
So, I will call your references, and we'll be in touch.
Ben referanslarını ararım ve sana haber veririm.
Ha! Our manager, by which I mean me, will be in touch.
Menajerimiz sizinle irtibat kuracak.
I will still need to be in touch with him.
Yine de kendisiyle konuşmam gerekecek.
All right, I-I will be in touch with further instructions when it's safer.
Yedi-yedi-iki.
I'm going to write up my report, and we will be in touch.
Bunu hemen rapor edicem ve gelişmelerden haberin olacak.
I... will be in touch... Detective.
İrtibatta olacağım dedektif.
Thank you guys! I will definitely be in touch.
Sizi kesinlikle arayacağım.
I know that record will be broken one day but let me tell you this No one can touch baseball fans hearts the way that Sang-nam has
Evet, biliyorum bu rekor da bir gün kırılacak ama diyorum ki atletimiz Kim'in Koreli Beysbol severlerin kalbindeki yerine kimse dokunamaz.
I don't usually work for free, but I like Brenda, I hate Peter Goldman... and my office will be in touch.
Normalde bedavaya çalışmam, ama Brenda'yı severim, ve Peter Goldman'dan nefret ederim, ve ofisim sizinle irtibatta olacaktır. Hoşçakalın.
I think he will be in touch soon.
Sanırım yakında temasa geçer.
Ah. Only when Saint Arrigo's hand does touch her bones to mine will I be healed in time.
Aziz Arrigo'nun elleri sayesinde ben bu kıza dokununca dinlenecek bu vücut zamanla.
I missed all of you guys a lot, and I promise that I will be better about staying in touch.
Herkesi çok özledim ve söz veriyorum iletişimde kalma konusunda daha iyi olacağım.
To whom do I dispatch payment? My associate Mr. Diamond will be in touch.
Yardımcım Bay Diamond temasta bulunacaktır.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]