English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Anglais → Turc / [ I ] / It's my mother

It's my mother traduction Turc

1,890 traduction parallèle
And... it's my mother.
Annem.
It's my mother.
Annem geldi.
I lost my mother when I was 8 and my dad's been on, like, a 10-year business trip, so I know, it sucks.
Annemi sekiz yaşımdayken kaybettim ve babamda sanki on yıllığına iş gezisine çıkmıştı, yani bilirim, berbattır.
It's my mother.
Annem arıyor.
it's just that this paula drake woman was attacking my family, and all of a sudden, i just became like a mother cat and my mom was my kitten, and she was being swallowed by a python or something.
Paula Drake denilen kadın ailemi küçük düşürüyordu, sonra birden ben anne kedi oldum, annemse yavrumdu sanki gözüm önünde bir piton yılanı tarafından yutuluyordu.
It's a secret recipe from my mother.
Nedir bu? Annemin gizli tarifi.
Because it's my fucking mother.
Çünkü o benim annem, lanet olsun.
Your mother taking out my mother it's the best thing that ever happened.
Annenin annemi öldürmesi başıma gelen en iyi şeydi.
But it is my mother's tongue.
Fakat bu benim anadilim.
Where my mother live, it's so fucking boring.
Çünkü annemin yaşadığı yer çok sıkıcı.
It's just the way my mother raised me.
Bu sadece annemin beni yetistirme sekli.
It's - - it's like when my mother died.
Sanki... Sanki annemin öldüğü zaman gibiydi.
"Maybe it's because of what my dad did or what my mother did."
Belki babamın bana yaptıkları yüzündendir ya da belki de annemin yaptıkları yüzünden.
John, it's bad enough that my son may grow up without a father, but if I were to be hurt or killed, he would be left without a mother as well.
John, oğlumun babasız büyüyebilecek olması zaten yeterince kötü, ama eğer bende yaralanır yada ölürsem, aynı zamanda annesizde kalacak.
I got to sell it... for my mother's medical treatment.
Onuda satmam lazım...
You'll call my mother? You'll tell her that I'm an important part of the show and that it's necessary that I miss some school?
Annemi ara ve ona benim bu şovda önemli bir rolüm olduğunu ve okulu asmamın tamamen zorunluluktan olduğunu söyle.
It's like one of a pair my mother used to have, it's not for sale..
Annemin eskiden buna benzeyen bir şamdanı vardı. O yüzden satmıyorum Jill.
- It's my mother.
- Annem.
- My mother made it.
- Annem sana yapmış.
It's the { kind of } cavalier philosophy that caused my father to leave my mother.
Babamın annemi terk etmesine neden olan özgür felsefeye benziyor.
Actually, it's on my mother's side.
Daha doğrusu anne tarafımdan.
It seemed my foster father and my biological mother where having an affair
Görünen o ki manevi babamla biyolojik annemin bir ilişkisi varmış.
"It makes my heart heavy " to see the white race sink as low as James's mother has.
James'in annesinde olduğu gibi beyaz ırkın bu kadar alçaldığını görmeye dayanamıyorum.
I think it's my mother.
Sanırım annem.
My mother wore it on her wedding day.
- Annem düğününde takmış.
Which, big surprise, it sounds like my mother saved,
Şaşırtıcı ki, annem saklamış olmalı.
It's what my mother wanted.
Annemin istediği buydu.
it's my mother... again.
Annem... yine.
My mother called it the greatest and most terrifying moment in her life.
Annem o anın, hayatındaki en korkutucu an olduğunu yazmış.
- It's My Mother's Pet Project.
O annemin projesi.
- Have You Seen The Latest Sales Figures? - I Know, But I Think It Has Long-Term Potential, And It's My Mother's Dream.
Ama bence uzun süre potansiyeli var ve-ve, annemin hayali.
Though it seems like just yesterday serena and i were 8 and playing dress-up in my mother's vintage manolos, my 18th birthday has finally arrived.
8 yaşındayken Serena'yle beraber annemin kıyafetlerini giyer, süslenirdik. Sonunda 18. yaş günüm geldi.
- It's not a big deal. - And I suppose it's not a big deal that you're sitting front row at my mother's show either.
- Sanırım annemin şovunda ön sırada oturman da önemli değil.
It's my mother-in-law's.
Kayınvalidemin.
- It was my mother's.
- Annemindi.
I have often seen my mother try it, and it always seemed to refresh her.
Annemin sık sık onu denediğini görürdüm ve daima onu ferahlatmış görünürdü.
Over and over and over before he died, he pressed it into my hand saying, "Your mother, Arthur, put it right."
Onu elime sıkıştırdı ve ölmeden önce tekrar tekrar, "Annen, Arthur, onu düzelt". dedi
It's my mother's.
Annemin suçu.
It's not like it's my own mother [bleep] thought on the matter, okay?
Bu konu hakkında benim düşüncem önemli değil zaten, tamam mı? !
And I remember one particular moment when my son, who was a little schoolboy, told me that he had a very funny story to tell me, that his friend's mother also listened to the radio with her ear right up against it the same as we did.
Hatırlıyorum bir gün oğlum ki henüz okul çağındaydı bana çok eğlenceli bir hikaye anlattı. Arkadaşının annesi de radyo dinlerken kulağını radyoya aynı bizim gibi dayıyormuş.
Mother, it's all my fault.
Anne hepsi benim hatam.
My mother kept saying over and over what a nice thing it was for him to do.
Annem, bizi tatile çıkarmanın ne güzel bir davranış olduğunu söyleyip durdu.
It's a trust fund that my mother set up.
Bu annemin maddi gelir sağlamak için açtığı güvenilir bir fon.
- It was my mother's. She gave it to me.
- Annemindi, bana verdi.
This is not my blessing ; it's mother's blessing.
Bu benim lütfüm değil, bu senin annenin lutfü.
My mother's afraid, so now it's mine.
Annemin ödü kopuyor buradan, benim oldu yani.
It's a memory of my dead mother.
O, ölmüş annemin hatırası.
And it's always hurt, really sodding hurt... to know that my mother didn't want me.
Ama her zaman acı çektim. Annemin beni istememiş olduğunu bilmek her zaman çok üzmüştür beni.
The name Evelyn Hope, that I discovered... in the flyleaf of the book, monsieur... it is in your handwriting as are the words "My mother" on the back of this photograph.
Kitabın ilk sayfasında yazan Evelyn Hope adı sizin el yazınızla yazılmış. Bu resmin arkasında yazan "Annem" sözcüğü de öyle.
I bet it's my mother.
Eminim annemdir.
I swear on my mother's grave, it...
Ölmüş annemin üzerine yemin ederim ki...

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]