English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Anglais → Turc / [ M ] / Missed it

Missed it traduction Turc

3,116 traduction parallèle
Oh, you missed it. 10 minutes before your guys showed up to camp, a family of deer walked right through the site.
Kaçırdınız. Siz kampa gelmeden on dakika önce bir geyik ailesi buradan geçti.
I had missed it.
Özlemişim.
♪ And I was driving, you missed it ♪
Ve treni ben kullanıyordum, siz kaçırdınız!
♪ If I ever wasn't the greatest nigga ♪ ♪ I must have missed it ♪
Eğer ben en muhteşem zenci olmuyor olsaydım, olmayı özlerdim!
We missed it!
İmha olmadı!
Your kid was just arrested, and you missed it because you were too busy flirting with your ex-boyfriend.
Oğlun tutuklandı az evvel. Ve sen yoktun, çünkü eski erkek arkadaşınla flört etmekle meşguldün.
Missed it.
Kaçırdım.
I'm so sorry you missed it.
Kaçırdığın için çok üzgünüm.
I think that my ADA might have missed it while he was recovering from beating the crap out of his attackers.
Bence saldırıda maruz kaldığı olayı atlatırken videoyu gözden kaçırmış olabilir.
I had a meeting at the new yorker today, and I missed it because of you, Siobhan.
The New Yorker'da bir görüşmem vardı ve senin yüzünden kaçırdım, Siobhan.
- I must have missed it.
- Kaçırmış olmalıyım.
I almost missed it.
Neredeyse görmeyecektim.
- Oh, my goodness. Oh, I missed it!
Kaçırdım işte!
We missed it the first time but see that little hole?
- İlk bakışta kaçırmıştık ama, şu değili gördün mü?
Would not have missed it.
Kaçmazdı yani.
Oh, I missed it.
Onu görmedim.
Ah, damn it, I missed it.
Kahretsin, kaçırdım.
Sorry I missed it.
Kaçırdığım için üzgünüm.
I missed it by a hair.
Bir saç teliyle kaçırdım.
I missed it so much.
O kadar çok özlemişim ki.
- I almost missed it.
- Son anda fark ettim.
On the 1 % chance I missed it, he couldn't get in his pockets.
- Piposu olamazdı. % 1 ihtimalle kaçırmış olsam bile cebine koymuş olamazdı.
We missed it.
Kaçırdık onu.
I've missed it.
Çok özlemişim.
I missed it so much. I missed you so much.
Sizleri çok özledim.
Victoria's henchman must have missed it.
Victoria'nın tuttuğu adamın gözünden kaçmış olmalı.
We missed it?
- Kaçırdık mı?
I think somebody on the top deck missed it.
Sanırım yukarı güvertede birisi duymadı.
Got you corn on the cob. I know you missed it. This is the worst day ever.
Koç bu yıl sahada olmak istiyorsam atış stilimi düzeltmem gerektiğini söyledi.
Donna, two dozen people worked on this case, and any one of them could have seen it and missed it.
Donna, bu dava üstünde iki düzine insan çalıştı herhangi biri görüp kaybetmiş olabilir.
I missed it, her parents missed it.
Ben de göremedim, ailesi de.
And you missed it.
Ve bunu atladın.
I missed all of it.
Hepsini özledim.
But it would be missed.
Özlenilmesi gerekiyormuş.
It seemed as if I had missed something.
Sanki bir şeyleri kaçırmış gibiydim.
Did you never realize your son missed you and needed you, damn it?
Hiç oğlunun seni özlediğini ve sana ihtiyacı olduğunu düşündün mü, lanet olsun?
I wouldn't have missed it for the world.
Ben dünyalara değişmem.
- I missed you. - I missed you too. It`s been a month.
Seni özledim - 1 ay oldu ya
Thank god she missed tonight's drama or we'd never hear the end of it.
Allahtan bu akşamki olayları kaçırdı yoksa dilinden kurtulamazdık.
It's very possible we missed something.
Bir şeyler kaçırmış olma ihtimâlimiz var.
- Uh, when I called around to find a band, it turns out they missed their gig'cause they were stuck in traffic three blocks away, so they were happy to have a place to play.
Ben grup ararken onların da işlerini kaybettiği ortaya çıktı trafiğe yakanlandıkları için. Evet. Üç blok ötede.
Now... you handed it in six years late, so I should probably deduct... A point a year seems fair, so you're down to 94. Missed comma - - 93, incomplete sentence - - 92, no paragraph indent... well...
Şimdi... 6 yıl geç teslim ettin, yani sanırım sene başına... bir puan düşmek adil olur, yani notun 94'e düşüyor virgül yok - - 93, eksik cümle - - 92, paragraf başı yok... şey...
There was this one play, this one field goal, and it missed by a few inches.
Son bir oyun kalmıştı. Son bir atış. Az farkla kaçtı.
I missed it.
Kaçırmışım.
Haskell, he missed it.
Niye atamadı?
No, it must had just missed us.
Hayır, bizi ıskalamış olmalı.
It missed.
Iska geçti.
It's too bad you missed your shot.
Hedefi şaşırman senin için kötü oldu.
Just think of it as the school day you missed.
Sadece okulda kaçırdığın günmüş gibi düşün.
And I took it because I missed her.
Aldım çünkü onu özlemiştim.
It's funny how two trained agents and an LAPD detective missed that.
İki eğitimli ajanın ve LAPD'nin bunu gözden kaçırması tuhaf.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]