English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Anglais → Turc / [ N ] / Noises

Noises traduction Turc

1,589 traduction parallèle
I hear some strange noises.
Garip sesler duyuyorum
I do hear some strange noises.
Ben garip sesler duyuyorum
I like having them around me, making noises, smelling.
Etrafımda gezinmelerini seviyorum. Çıkardıkları sesleri... Kokularını...
The chair keeps making noises.
Sandalye de ses yapıp duruyor.
I've learned to tune out the noises.
Sesleri ayırt edebilmeyi öğrendim.
The One-Two-Two gets calls of strange noises coming from this place all the time.
112 buradan garip sesler geldiğine dair sürekli çağrı alıyor.
And I just keep hearing these noises lately.
Son zamanlarda sürekli sesler duyuyorum.
Good. Then I'm gonna use this brief moment in time to make... - some disgusting noises with my armpits.
Güzel, o zaman bu kısa zamanı koltukaltımdan iğrenç sesler çıkarmaya ayırayım.
I love it when you make those noises.
O sesleri çıkarman çok hoşuma gidiyor.
I wish I'd really prayed with these men instead of just making silly noises.
Keşke aptalca sesler çıkaracağıma gerçekten dua etseydim.
We heard animal noises.
Hayvan sesleri duyduk.
There was some strange noises coming from the room next door last night.
Dün gece yan odadan garip sesler geliyordu.
I heard noises.
Seslerini duyuyorum.
Noises in the background.
Çevredeki sesler gibi.
He said the noises she heard were some terrible affliction of Caesar's.
O'nun işittiği seslerin... Sezar'ın korkunç hastalığından kaynaklandığını söylüyor.
Don't mind any strange noises emanating from this area.
Buradan çıkabilecek herhangi bir garip gürültüye dikkat etme.
Making noises to my boss doesn't help.
Tantana yapmak benim patrona yaramaz.
Armpit noises are not a language.
Koltukaltı sesleri dil bilmek değildir.
Strange lights, weird noises maybe? Voices?
İlginç ışıklar, acayip gürültüler, belki de... sesler.
Those gurgling noises, believe it or not, are being made by giant earthworms as they squelch along their water-filled burrows.
İster inanın ister inanmayın, duyduğunuz bu gurlama sesleri su ile dolu yuvalarında yürüyen dev yer solucanlarından gelmekte.
( BELLS TOLLING ) For some reason, other noises were added to distort the bells.
Bazı nedenlerden dolayı, çan seslerini bozmak için başka sesler eklenmişti.
Karate noises!
Karate sesleri!
We " re gonna make animal noises.
Hayvani sesler çıkaracağız.
( Frank ) Stop making them damn noises.
Şu lanet sesleri çıkartmayı kes.
That's static noises.
- Parazit seslerdir.
But a new model, the old ones have to much background noises.
- Ama yeni bir model istiyorum. Eskileri geri plandan çok ses çıkarıyor.
I heard some noises, came downstairs and caught this little hoodlum on the phone.
Sesler duydum, aşağıya indim ve bu küçük kabadayıyı telefonda yakaladım.
And don't worry about any loud noises you may hear downstairs.
Aşağıdan bazı sesler duyabilirsin, kafanı takma.
I got a report that there was some noises coming from the Dark Ride.
"Korku Tüneli" nden bazı seslerin geldiği konusunda bir rapor aldım.
Man. I hear noises and footsteps and there's these little fires.
Bir sürü ses, ayak sesleri ve aynı zamanda cılız yanma sesine benzer sesler işitiyorum.
I ran out because I heard noises...
Kaçtım ama bazı sesler duydum...
Not a good place to make noises.
Yani gürültü yapmak için uygun bir yer değil.
What do all these sounds and noises mean to you?
Tüm bu sesler senin için ne anlam ifade ediyor?
Noises.
Gürültülü.
Do you hear those noises?
Bu sesleri duyuyor musun?
Something happens when I get around loud noises.
Ama etrafımda gürültü varsa bir şeyler oluyor.
My, um, sister has this little boy, um, baby boy, but - well, he's not really a baby anymore, I guess - but he's just learning to talk and, um, and do animal noises.
Benim, ıı, ablamın küçük bir oğlu var ııı, daha bebek, ama gerçi artık pek bebek değil sanırım ama daha yeni konuşmayı öğrendi ve hayvanların seslerini yapıyor.
I know the difference between the phone being normal when I pick it up and when every time I pick it up there's a lot of noises.
Telefonun normal olması ve her kaldırdığımda ahizenin çok gürültü çıkarması arasındaki farkı biliyorum.
They made noises like kissing.
Öpüşmeye benzeyen sesler çıkarıyorlardı.
Noises and such. Nothing major.
Bazı sesler duyuyordu, önemli değil.
I heard noises, that's all.
Ben yalnızca sesler duydum.
They bought that house sightn unseen and they did move in the middle of the night and there were noises.
Evi görmeden aldılar. Ve gecenin bir yarısında taşındılar. Bir de şu sesler var.
What noises?
Ne sesi?
A couple weeks ago I heard some noises coming from the basement like cleaning.
Birkaç hafta önce bodrumlarından ses geliyordu.
I heard such terrible noises.
Korkunç sesler duydum.
Well, weird leaks, electrical shortages odd settling noises at night.
Garip kaçaklar. Elektriklerde kısa devre. Geceleri acayip sesler falan.
Mrs. Sullivan, she moves, she shakes, she makes noises.
Bayan Sullivan, hareket ediyor, sallanıyor, ses çıkartıyor.
I keep gettin'reports... about weird noises in the barracks at night.
Geceleri kışladan tuhaf sesler geldiğine dair şikâyetler alıyordum.
- It turns out it's McCoy, and he's making these kissy-kissy noises... and he's moaning', "Mary, Mary!"
- McCoy olduğu ortaya çıktı. ... ve durmadan çocuk gibi mırıldanıyordu? ... ve Mary, Mary diye zırlıyordu.
- Kissy-kissy noises!
- Çocuksu sesler!
It started with noises... thumping.
- Darbe sesleri, sürtünme sesleri- -

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]