English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Anglais → Turc / [ S ] / Scare

Scare traduction Turc

9,261 traduction parallèle
That's not gonna scare Blackway.
- O olacak korkutmak blackway değil.
- I scare him, don't I?
- Onu korkutuyorum, değil mi?
I didn't mean to scare you.
Seni korkutmak istememiştim.
The girls at the club, the men I dance for... they all scare me.
Kulüpteki kızlardan, dans ettiğim adamlardan... Hepsinden korkuyorum.
You think you scare me?
Senden korkuyor muyum sanıyorsun?
Somebody just wants to scare us.
Birileri bizi korkutmak istiyor.
He's scare...
Korkuyor...
To scare me so I'd retract.
Beni korkutup geri adım attırmak için.
Are you trying to scare me?
Beni korkutmaya mı çalışıyorsun?
You wanna go back to Chicago so bad you're trying to scare me out of this house, aren't you?
Chicago'ya dönmek, evden ayrılmak için beni korkutmaya mı çalışıyorsun?
Luke told me you gave him a bit of a scare last night.
Luke geçen gece biraz korktuğunu anlattı.
You scare off men, is my experience.
Bu erkekleri kaçıran bir şey. Tecrübe konuşuyor.
You're not going to scare away any customers, huh?
Müşterileri korkutup kaçırmazsın değil mi, huh?
What did the coffeemaker do, other than scare her?
Kahve makinasinin onu korkutmaktan baska ne isi vardi?
Oh, it excited you to scare her.
Oh, Onu korkutmak seni heyecanlandirmis.
If you have got a great idea, you do not need to scare me for me to be impressed, OK?
Eğer harika bir fikrin varsa, bundan etkilenmem için beni korkutmana gerek yok, tamam mı?
Maybe you were gonna scare some people tonight?
Yoksa bu akşam mı birkaç kişi korkutacaktın?
Did he try to mend the fountains to regain favour, and put himself in as a cork, only to float up and scare the young people.
Belki de kralın fıskiyesini tamir etmek için çabaladı... ya da onurunu geri kazanmak içindir, kendini bir tıpa olarak kullanıp su yüzüne çıktığında gençleri korkutmak istemiştir.
Those late-night calls must scare the crap out of you.
Geç saat aramaları sizi bayağı korkutuyor olmalı.
Molly, what good would it do to scare the hell out of the public?
Molly, halkı korkutmanın ne gibi bir faydası olabilir ki?
Were you sent to scare me or something?
Beni korkutmak için mi gönderildin yoksa başka bir şey mi var?
JAMES : ( IN ENGLISH ) Afucking bomb scare?
Bu bir bomba paniği mi?
GIRL ON WIRETAP : Bomb scare or something.
Bomba paniği mi ne olmuş.
- The bomb scare?
- Bombayla korkutmak falan?
She doesn't scare easily.
Kolay korkmuyor o.
Here I thought it was just something they told the apple-knockers to scare them.
Ben bunların cahilleri korkutmak için anlattıkları hikâyeler olduğunu sanıyordum.
That scare you?
Korktun mu?
Man, you scare me because you come out of nowhere sometimes.
Böyle durup dururken ortaya çıkınca beni korkutuyorsun.
I didn't mean to scare you. I'm here for Frankie's art class.
Frankie'nin resim dersi için buradayım.
You gave us a good scare, Mr. Perry.
- Bizi çok korkuttunuz, Bay Perry.
I was just so afraid that I'd scare you off.
Seni korkutabileceğimden korktum.
We don't want to scare Karai off.
Karai'yi korkutmak istemiyoruz.
[laughs] That didn't scare me at all.
Bu beni hiç korkutmadı.
We don't want to scare off this maniac if he comes back.
Geri gelirse bu manyağı korkutmak istemeyiz.
It was just some Brandon James crank trying to scare me.
Sadece birkaç Brandon James şakası yapıp korkutmaya çalışıyordu.
Are you trying to scare me?
Beni korkutmaya mı çalışıyorsun.
Trying to scare yourself?
Kendini korkutmaya mı çalışıyorsun?
They tried to scare you, you fought back, you got hurt.
Seni korkutmaya çalıştılar, sen de karşı koydun ve yaralandın.
Look, I know that we scare you, and you've never seen anything like us, but this is a good man.
Seni korkuttuğumuzu ve bizim gibi bir şey görmediğini biliyorum ama bu iyi bir adam.
You don't scare me, and you're not my first.
Beni korkutmuyorsun, ilk seferim de değilsin.
He was just trying to scare you.
Seni korkutmaya çalışıyordu.
You scare so easily!
Çok kolay korkuyorsun!
Listen, you don't scare me.
Dinle, beni korkutamazsınız.
That doesn't scare me.
- Korkutmadı ki bu beni.
Listen, uh, I hope my guys didn't scare you at the hospital.
Dinle. Umarım bizim çocuklar seni hastanede korkutmamıştır.
Do not listen to him. He's trying to scare you.
Seni korkutmak istemiyorum kulak.
Look, you scare the hell out of us, and you knock my door down, and then you ask me to be your ambassador.
Bak, ödümüzü patlatıyorsun, gelmiş kapımı kırıyorsun sonra da elçin olmamı istiyorsun.
If you jump out at me and scare me I will pepper spray both of you.
Eğer birden ortaya çıkıp beni korkutursanız ikinize de biber gazı sıkarım.
Cam, you're scare... what, Caitlin?
Şşş, sorun yok. Hayır, beni korkutuyorsun.
Got to scare them sometimes.
Arada sırada korkutmak lazım.
Is that supposed to scare me?
- Bunun beni korkutması mı gerekiyordu?

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]