English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Anglais → Turc / [ S ] / Stomach

Stomach traduction Turc

9,757 traduction parallèle
Have you ever had that... like a tear in your stomach and you just know?
Sizin başınıza geldi mi hiç sanki yüreğiniz kan ağlıyor ve bunun farkındasınız? - Evet.
Stomach contents in all three of our island victims tested negative for any fungal metabolites.
Adadaki üç hastanın da mide içeriklerinde mantar kaynaklı bir şey çıkmadı.
- I found this in his stomach.
- Midesinde bunu buldum.
Found this in his stomach.
- Midesinde bunu bulduk.
I'm... My stomach is weird.
Midem bir tuhaf.
- On my stomach.
- Midemin üstüne düştüm.
So you are on your stomach, face to the floor'?
Midenin üstüne düştün, yani yüzün yere mi bakıyordu?
I'm going to start with your stomach, then your lungs... then your heart... everything.
Karnından başlayacağım, sonra ciğerlerini kalbini, her şeyini.
You never did have the stomach for that.
Bunun için hiçbir zaman yüreğin yoktu.
I've been having stomach ache, recently.
Son zamanlarda karnım ağrıyor.
- Uh, my stomach's killing me.
Bunca yolu boşuna mı katettik!
to know the condition of my stomach?
Midemin durumunu öğrenmeye mi?
because of you my stomach... stomach?
- Senin yüzünden midem... - Miden mi?
.. a weak stomach... that's it...
Mide sorunu, o kadar.
now this is our stomach.
- Bu midemiz.
l-low do you connect everything with the stomach'?
Her şeyi mideye nasıl bağlıyorsunuz?
Coz everything is connected to the stomach!
Çünkü her şey mideyle bağlantılı!
I've shot him in the stomach, and he's going to die unless you come and get him.
Adamı karnından vurdum ve gelip almazsanız ölecek.
I've shot him in the stomach, and he's going to die, unless you come and get him.
Adamı karnından vurdum ve gelip almazsanız ölecek.
Morton was bleeding from a gunshot wound to the stomach.
Morton'ın karnındaki kurşun yarası yüzünden kanaması vardı.
Even after it was shot, the stomach acid kept working.
Vurulduktan sonra bile mide asidi çalışmaya devam etmiş.
Hydrochloric in their stomach's ten times stronger than ours.
Midesindeki hidroklorik asit bizimkinden on kata daha güçlü.
The alimentary canal before it gets to the stomach and the stomach acid.
Yemek borusu, mideye ve mide asidine ulaşmadan önceki kısımdır.
My stomach still hurts.
Midem hâlâ ağrıyor.
I took some of those, but I don't know, they didn't do anything, and they kind of upset my stomach.
Kullandım birkaç sefer. Bilemiyorum ama pek faydasını görmedim. Hem midemi de bozdular.
He hasn't got the stomach for it, you know?
Yeterince cesur değil bu iş için.
If it makes you feel any better, next time I see that motherfucker, I'm gonna rape his ass with a broken bottle and I'm gonna shoot him in the stomach so he bleeds slow.
Bir daha onu görürsem götüne kırık şişe sokup karnından vuracağım ki yavaşça ölsün orospu çocuğu.
Nobody can stomach the new food, right?
Hiç kimsenin yeni gıdası yok değil mi?
Nothing, my stomach just hurts today.
Bir şeyim yok. Karnım ağrıyor biraz o kadar.
Let me see your stomach.
Bana karnını göster.
How do I defuse mines on an empty stomach?
Aç mideyle nasıl temizleyeyim bu mayınları?
Young woman, died recently of a stopping of the stomach or perhaps a "raising of the lights."
Genç kadın bir anda midesinin iflas etmesi ateş yüzünden ölmüştür.
I feel it in my stomach. My skin.
Karnımda ve tenimde hissediyorum.
"The only way to fill your stomach is a chicken, cuck-a-doodle-doo."
# Karnını doyurmanın tek yolu tavuktur, guguk guguk.
"My stomach churning, lam really hungry."
# Midemden sesler geliyor, sanki içeride yarış yapılıyor.
- just makes me sick to my stomach.
- midemi hasta ediyor..
Upset stomach.
Mide bozukluğu.
They put a tube down through her throat into her stomach.
Boğazından midesine kadar giden bir tüp bağladılar.
I have a horrible pain in my stomach.
Karnımda müthiş bir ağrı var.
She claimed men stand down on her stomach
Adamların, midesini ezdiklerini de iddia etti.
But my lack of ammo, my leg..... my stomach tells me something different.
Ama mermi eksikliğim, bacağım midem aynı şeyleri söylemiyor.
Okay, well... How about I hook up with my friends at Pfizer to supply me with enough anti-nausea pills so I can stomach a conversation with the lovably hideous Coach Beiste and force her to make you the starting quarterback.
Pekala, Peki Pfizer'daki arkadaşımın korkunç Koç Beiste'le seni oyun kurucu yapmaya ikna edecek kadar uzun süre konuşmamı sağlayacak mide bulantısı ilacı vermesini sağlasam nasıl olur?
I guess I just don't have the stomach for it anymore.
Sanırım daha fazla kaldıramadım.
My stomach hurts.
Karnım ağrıyor.
We thrust low to the stomach. High to the face.
Aşağıdan karnına, yukarıdan yüzüne saplıyoruz.
The contents of the lungs, the bowels, the stomach... they can.
Akciğerdekiler, bağırsaklar, mide. Kanıtlarlar.
So he doesn't brush after meals, what are you telling me? Found this in his stomach.
- Midesinde bunu bulduk.
... our intestines go like this... see this is our stomach... this turns here and after that... makes this question mark kind of thing and when we... one minute sit like this... it puts pressure on our stomach and intestines get pressed ancl whatever waste material is there in the pipeline that slowly comes out..
Bağırsaklarımız şu şekilde. Bak... Bu midemiz.
Is it in the stomach?
Midende mi yoksa?
My stomach's rumbling like thunder.
Karnım gök gürültüsü gibi homurdanıyor.
Your stomach is grumbling.
- Karnın gurulduyor.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]