English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Anglais → Turc / [ S ] / Susú

Susú traduction Turc

54 traduction parallèle
"Hi, I'm Susú, part stuffed animal and part dog."
"Merhaba, ben Susú, bir yarım tahnit edilmiş, diğer yarım da köpek."
Come here, Susú.
Buraya gel, Susú.
Come here, Susú.
Gel buraya, Susú.
- This is Susú.
- Bu Susú.
Bye, Susú.
Hoşça kal, Susú.
Wait Susú, I'll be right back.
Bekle Susú, hemen döneceğim.
But I am down to my last mollusk and, uh... each cure requires the same type as was ingested.
Ama son yumuşakçama kadar harcadım ve şey... her ilacın vücuda girenle aynı suşu içermesi gerekiyor.
You know, I'll still respect you if you decide to stay.
Bu günse.. Sanırım Brezhnev, Susu ismindeki Koreli küçük.. .. striptizciyle takılmasa..
What "shh"?
Ne susu?
Both Rena and Josie have contracted an unusual strain of gonorrhoea.
Hem Rena hem de Josie nadir bir belsoğukluğu suşu edinmiş.
Bill, you gave your wife a drug-resistant strain of gonorrhoea that she'll be dealing with for the rest of her life.
Bill, karına ilaç-dirençli belsoğukluğu suşu bulaştırdın hayatının kalanında onunla uğraşacak.
When she got back from her lesson, her throat was so sore, I had to make her a violet infusion to soothe her vocal chords.
Dersi, öğrendikleri, şusu busu derken gerçekten çok yoruluyor ve kendinden geçiyor
I'm Xu Xian, poor and humble... I never dreamt I'd win anyone like your Susu...
Ben, Xu Xian, fakir ve mütevazi asla sizin Susu gibi birini kazanabileceğimi hayal etmezdim.
I've came here today because I seek your exalted permission to marry Susu.
Bugün buraya kızınızla evlenmek için sizin asil onayınızı almaya geldim.
Sir... Altough I have nothing to my name I love Susu very much.
Efendim kendi adıma hiçbir şeyim olmasa bile Susu'yu çok seviyorum.
I also want to say to Susu...
Ayrıca Susu'ya da...
Susu, give me a hand.
Susu, biraz yardım et bana.
Susu, I'm home.
Susu, ben geldim.
Susu, thank you for working so hard.
Susu, bu kadar çok çalıştığın için teşekkür ederim.
Susu?
Susu?
Susu!
Susu!
Susu...
Susu...
Susu, what are you doing?
Susu, ne yapıyorsun?
Susu, don't frighten me!
Susu, korkutma beni!
Open the door, Susu!
Kapıyı aç Susu!
Tell me... How can I save Susu?
Söyle bana Susu'yu nasıl kurtarabilirim?
Even if it takes braving swords and seas of fire I shall save Susu.
Cesur kılıçlar ve ateşten denizleri geçmem gerekse bile Susu'yu kurtaracağım.
I must save Susu!
Susu'yu kurtarmalıyım!
I wounded Susu.
Susu'yu yaraladım.
It's me, Susu.
Benim, Susu.
Who is Susu?
Susu kim?
Novartis and Syngenta, in cooperation with the U.S. Department of Agriculture and the Department of Defense, have field tested a spermicidal strain of GMO corn, that would render male consumers infertile.
Novartis ve Syngenta, Amerika Tarım Bakanlığı işbirliğiyle ve Savunma Bakanlığı, spermatisid GMO mısır suşu arazi deneyi yapıldı, böylece erkek tüketiciler kısırlaştırılmış olacak.
Neither the susu nor the potty...
Lazımlığı, falan filanı olmayacak...
Normally, this is where I would start to drone on about the Sentinel's history, its philosophy, its yadda, yadda, yadda.
Normalde burada başınızın etini yemem gerekiyor. Sentinel'in tarihi, filozofisi, osu, busu, şusu...
You have my results, and I... have this strain of staph?
Sonuçlarımı aldınız ve bende stafilokok suşu mu çıktı?
I have the strain of staph?
Bende stafilokok suşu mu var?
But Bailey tested negative for staph.
Ama Bailey'de stafilokok suşu çıkmadı.
It's like Tinder this, Snapchat that.
Tinder busu, Snapchat şusu falan.
Two murders, one dead body on the terrace dressing up the crime scene...
Iki ceset, terasta bir olu beden cinayet susu veriliyor...

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]