English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Anglais → Turc / [ S ] / Systems

Systems traduction Turc

6,369 traduction parallèle
Banking systems, power grid, air traffic control, emergency services.
Bankacılık sistemleri, elektrik dağıtım şebekeleri, hava trafik kontrolü acil servisler.
We'll have no access to surveillance systems.
Güvenlik kameralarına erişimimiz olamayacak.
The virus is passing from node to node, crippling networked computer systems as it goes.
Virüs ağ tabanlı bilgisayarları felç ederek bir sitemden diğerine geçecek şekilde yayılıyor.
Which is good news, because traffic control systems are going down in many parts of the city.
Bu iyi haber çünkü şehirdeki tüm sinyalizasyon sistemleri çöküyor.
How are we supposed to find one woman in this city when all of our systems are crashing?
Bütün sistemlerimiz çökerken koca şehirde bir kadını nasıl bulacağız?
Network systems are coming back online.
Ağ tabanlı sistemler yeniden çalışmaya başladı.
I am keenly aware of all the details behind fail-safe delivery systems to kill every living person on this planet.
Gezegendeki her canlıyı öldürecek acil durum tedbir sistemlerinin her detayını gayet iyi bilmekteyim.
We didn'tjust move animals inside andjust implement these large vertically-integrated systems because ofsustainability.
Biz sadece içeride hayvanlar kıpırdamadı ve sadece uygulamak Bu büyük dikey entegre Çünkü sürdürülebilirlik sistemleri.
Eighty-two percent of starving children live in countries where food is fed to animals in livestock systems that are killed and eaten bymore well-offindividuals in developed countries such as the U.S. and Europe.
aç çocukların yüzde seksen ikisi ülkelerde yaşamaktadır Hayvanlarında beslenir hayvancılık sistemlerinde Öldürüldü ve yenir o daha iyi-off kişiler tarafından Gelişmiş ülkelerde ABD ve Avrupa gibi.
- He used his laser tentacle to shut down the defense systems.
O lazer dokunacını kullanarak savunma sistemlerini kapattı.
All systems normal.
Bütün sistemler normal.
Months ago I planted a voice activated virus in your systems.
Aylar önce bilgisayarınıza ses ile aktif olan bir virüs yüklemiştim.
I thought we cleaned all the systems.
Bütün sistemleri temizlediğimizi sanıyordum.
Too late, our systems have been hacked.
Çok geç, sistemimiz hacklenmiş.
Skynet is a military computer designed to coordinate and control all our weapons systems, including our nuclear arsenal, until it turns on us and overthrows us.
Skynet nükleer cephanelikler de dahil olmak üzere bütün silah sistemlerimizi kontrol etmesi için tasarlanmış bir bilgisayar. Bir gün bize karşı dönecek ve hepimizi yok edecek.
Reinhart's computer systems were hacked.
Reinhart'ın bilgisayar sistemlerine girilmiş.
That should pump up their immune systems...
Bu bağışıklık sistemlerini güçlendirir.
And that signaled to their immune systems to launch an attack on every cell in their body.
Bu da bağışıklık sistemlerine vücuttaki her hücreye saldırması sinyalini verdi.
If our immune systems can't see it, it won't react.
Eğer bağışıklık sistemi onu görmezse reaksiyon da vermez.
Then all my other systems gradually shutdown in an effort to save energy.
Sonra da enerjiden tasarruf etmek adına tüm sistemlerim azar azar kapanıyor. Deli olacağım!
You work with cooling systems?
Soğutma sistemleriyle mi çalışıyorsun?
All of Cybercom's systems use the same live-tissue palm scan to verify users.
Siber Guçler'in butun sistemleri ayni el tarama sistemini kullaniyor.
Systems coming back online.
Sistem tekrar çevrimiçi oluyor.
Systems are recovering. Oh, crap.
Sistem onariliyor.
I can't chip any of the systems inside... at least not clearly.
İçerideki sistemi görüntüleyemiyorum... En azından ne olarak.
Sir, General Mark Osborne in charge of an advanced weapons systems unit.
Efendim, General Mark Osborne gelişmiş bir silahlı birimin başındaki adam.
- Let's find the general before the kidnapper gets a hold of any advanced weapons systems.
- Hayır. Onun hedef olduğunu düşünüyoruz. - Suçlular gelişmiş bir silahlı birimin kontrolünü ele almadan General'i bulmamız gerek.
Pirating the Ark comm systems. Each of these crimes is punishable by death.
Tüm bu suçlar ölüm ile cezalandırılabilir.
ATMs, traffic systems, all of it.
ATM'ler, trafik kameraları, hepsini.
I want I.P. addresses accessing those systems recorded in real time, and any anonymized protocols are to be flagged immediately.
Bu sistemlere giriş yapan IP adreslerini gerçek zamanlı olarak istiyorum ve dışarıdan erişen herkesin anında bildirilmesini istiyorum.
They should have a million pixels and be self-learning and run expert systems.
Bir milyon pikselleri olmalı, kendiliğinden öğrenip uzman sistemler çalıştırmalı.
They're de-installing all Cardif systems at Texas Communications.
Texas Communications'ta tüm Cardiff sistemlerini hizmetten kaldırıyorlarmış.
All systems go for Wednesday?
Çarşamba günü için her şey hazır mı?
There are definitely, micro-electro-mechanical systems embedded in... in the bullets.
Bu merminin içinde kesinlikle mikro elektrik mekanik bir sistem gömülü.
TechBitData Solution Systems.
TechBitData Çözüm Sistemleri.
- Someone accessed my systems.
- Birileri sistemlerime erişti.
Something with the R.O. systems?
Ters osmoz sisteminde bir aksilik mi var?
Your ventilation systems, everyone living on top of each other.
Havalandırma sisteminiz, herkesin birbiriyle iç içe yaşaması...
The dropship is still tied in to all of our major systems.
İndirme gemisi hâlâ büyük sistemlerimize bağlı.
We are reviving as many Ark systems as we can before our oxygen runs out.
Elimizden geldiğince çok Ark vatandaşını uyandırmaya çalışıyoruz oksijenimiz bitmeden önce.
Oh, but you still gave me a "C" in Latin American political systems.
Buna rağman bana Latin Amerika politik sistemleri dersinden'C'verdin.
It means the dropship's still tied into all of our major systems.
Demek oluyor ki, indirme gemisi hâlâ büyük sistemlerimize bağlı.
Xu Da fu.., all the explosives are on the disguised patrol cars or ambulances, and all the explosions occurred in the transportation systems.
Xu Da fu.., Eylemlerde ambulanslar ve polis araçları kullanılmış. Patlamaların hepsi şehrin ana ulaşım sistemlerinde meydana geldi.
These Regis Air documents point to a systems failure aboard flight 753.
Regis Air belgeleri 753 numaralı uçuşta bir sistem arızası olduğunu gösteriyor.
Now, there are two entire systems that you and I have that flatworms do not possess...
Sizde ve bende olup da yassı solucanlarda olmayan iki tane sistem vardır.
Cause of death was a catastrophic failure of multiple body systems.
Ölüm nedeni, bir çok beden sisteminin yıkımsal yetmezliği.
Residents have expressed shock and outrage, and phones are ringing off the hook at a local security company where many have inquired about installing alarm systems in their homes.
Bölge sakinleri şok içinde ve kızgın hâlde. Bölgede bulunan bir güvenlik şirketininse telefonları susmuyor. Birçok kişi evlerine alarm sistemi taktırmak için akın ediyor.
I work on advanced packet-switching data systems- - a single communications link that collects information into datagrams and then transmits them onto an attached network, sort of like a handshake that introduces distant computers to each other in virtual space.
Ben, paket anahtarlamalı, gelişmiş veri sistemleri üstünde çalışıyorum. Bilgileri veri paketine toplayıp sonra da bağlı olan ağlara aktaran tek bir iletişim bağlantısı. Birbirinden uzak bilgisayarları sanal bir ortamda birbiriyle tanıştıran bir tokalaşma gibi bir nevi.
The PDP-10, or, as we affectionately refer to it as, The Beast, can run multiple operating systems- -
PDP-10 ya da bizim tabirimizle Canavar birçok işletim sistemini yürütebiliyor.
- To where? I know a safe house where she can get medical attention away from the Graysons now can you access the other hospital computer systems?
Graysonlardan uzakta tıbbi yardım alabileceği güvenli bir ev biliyorum.
There shouldn't be any ammonia in the plane systems.
Uçak sistemlerinde amonyağın olmaması gerekiyor.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]