English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Anglais → Turc / [ T ] / This isn't working

This isn't working traduction Turc

721 traduction parallèle
This tourniquet isn't working.
Bandaj işe yaramıyor.
Where's that sticky tape? This isn't working.
Şu bandı bulamadın mı hala?
This isn't working out, Blue.
Bu işe yaramıyor, Blue.
- This trafficker pretends he's working for me, but he isn't.
Şu kaçakçı, güya bizim için çalışıyormuş.
"and maybe this isn't working or that is working."
"ama kar ettik ya da zarar ettik" falan.
I don't wonder that brother of mine isn't working his head off to get out of prison with cooking like this, Mattie.
Benim kardeşim böyle yemek yapsaydı hapisten kaçabilmek için kafasını çalıştırabilip çalıştıramadığı umrumda bile olmazdı Mattie.
- This isn't working.
- Olmuyor.
That guy you sent me this morning isn't working out.
Bu sabah gönderdiğin adam işe yaramıyor.
This isn't the only one we're working on.
Ve bu, bizim üzerinde çalıştığımız tek olay değil.
This "just say no" business isn't working.
Sadece hayır deme olayı işe yaramıyor.
Ferris, we'd better try something else This isn't working
Ferris, başka bir yöntem denemeliyiz. Bu, bir işe yaramıyor.
- Howard, this isn't working.
- Howard bu böyle olmaz.
This isn't working.
Bu işe yaramıyor.
This isn't working, Mr. Craven.
İşe yaramıyor, Bay Craven.
This isn't working for me!
Bu iş olmuyor!
We have to face it, Steve. This stuff isn't working.
Kabul etmek zorundayız Steve, bu ürün işe yaramıyor.
- I'm sorry, this just isn't working out.
Üzgünüm. Böyle olmasını istemezdim.
This isn't working out, Dalton.
İşe yaramadı, Dalton.
Honey, this modelling thing isn't working out.
Tatlım, bu mankenlik işi olmuyor.
- This isn't working.
- Bu iş böyle olmayacak.
This isn't working. - Back me up, dude.
İşe yaramıyor.
I'll tell Nelson this isn't working out and get you reassigned.
Nelson'a seninle anlaşamadığımızı ve sana başka bir görev vermesini söyleyeceğim.
This isn't working at all.
Hiç bir işe yaramıyor.
This isn't working.
Bu şey çalışmıyor.
I don't understand why this isn't working.
Neden işe yaramadığını anlamıyorum.
- This isn't working.
- Bu işe yaramıyor.
This thing isn't working.
Bu şey çalışmıyor.
This pop isn't working, Benny.
Bu böyle olmaz, Benny.
Because this isn't working.
Çünkü bu işe yaramıyor.
This just isn't working for me.
Bende işe yaramadı işte.
- This isn't working, Bareil.
- Olmuyor, Bareil.
This isn't working.
Artık yürümüyor.
I know this probably isn't the best time, but I'm working on a story.
Biliyorum zamanı değil, ama bir hikaye üzerinde çalışıyorum.
This isn't working.
İşe yaramıyor.
This just isn't working for you out here.
Burası senin işine yaramıyor.
The reason that this scene isn't working... is because you and I slept together last night, right?
Sahneyi bir türlü yapamamamızın sebebi, dün gece ikimizin yatmış olması, değil mi?
This just isn't working
Bu yürümüyor.
This thing isn't working again.
Bu şey gene çalışmıyor.
- This isn't working.
İşe yaramıyor.
This isn't working.
Bu iş yürümüyor.
This one isn't working either.
Bu cihazda çalışmıyor.
- Catherine this just isn't working out, right?
Caserine... bu çalismiyor tamam mi?
The money isn't much... and Bob in particular isn't suited for this kind of work... but we keep each other company, and we both feel much better about ourselves... now that we're working hard.
Parası çok değil, Bob da işe uygun değil. Ama yarenlik ediyor ve çalıştığımız için kendimizi iyi hissediyoruz.
This isn't working. Let me try something else.
Böyle olmayacak, başka bir şey deneyelim.
- This isn't working out.
- Bu iş yürümüyor.
This system isn't working.
Bu sistem yürümüyor.
This just isn't working out. I
Böyle yürümüyor.
Okay, this isn't working.
İşe yaramıyor.
Lisa, this isn't working.
Lisa.
Smithers, this beer isn't working.
Smithers, bira işe yaramıyor.
I spent 15 years working at Octopus, and this isn't Rod McCa...
- Ne? Octopus'ta 15 senemi geçirdim ve bu Rod McCain- -

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]