English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Anglais → Turc / [ Y ] / You know that for a fact

You know that for a fact traduction Turc

188 traduction parallèle
You know that for a fact?
Bundan emin misin?
Do you know that for a fact?
Bunun kesin olarak biliyor musun?
Do you know that for a fact?
Bundan kesin emin misiniz?
You know that for a fact.
Gerçeği biliyorsunuz.
- You know that for a fact?
- Bundan emin misin?
- You know that for a fact, Colonel?
- Bunu kesin olarak biliyor musun, Albay?
- You know that for a fact?
- Sen bunu biliyor musun?
You know that for a fact?
Bunu kesin olarak biliyor musun?
You know that for a fact, huh?
Bunu kesin biliyor musun?
- Do you know that for a fact?
- Bunu kesin olarak biliyor musun?
Please tell me you know that for a fact.
- Lütfen bunu sana ispatladığını söyle.
Do you know that for a fact, sergeant, or is your "spidey sense" just tingling?
Bunu gerçekten biliyor musun, Çavuş, yoksa örümcek hislerin mi söylüyor?
You know that for a fact?
- Anna iyidir.
You know that for a fact?
Bunu gerçekten biliyor musun?
That day, I know for a fact that you went back in time.
O gün, zamanda geçmişe gittiğinden eminim.
Druce really is dead, you know, uh... you know, diana never did get on well with poor edna druce, and i know for a fact that they hadn't been on speaking terms for the last 7 weeks.
Sanırım Bayan Druce gerçekten öldü. Bilirsin... Diana zavallı Edna Druce'la asla iyi anlaşamazdı.
- Hold it, you don't know that for a fact.
- Bekle, bunu gerçekten bilmiyorsun.
Do you know for a fact that any of these arguments were violent?
Bu münakaşaların şiddetli olduğunu söyleyebilir misiniz?
I want you to tell me that you know for a fact there's nothing wrong with my daughter except in her mind!
Söylemenizi istediğim tek şey... kızımın sorununun sadece kafasında olduğu!
Tell me you know for a fact that an exorcism wouldn't do any good!
Bana, "şeytan kovma hiçbir işe yaramaz" demenizi istiyorum!
In fact, just for them to see me was quite a lot to them, because that I had gone to all the trouble and travelled so far just to see them made them feel that they weren't a long way from home, you know.
Esasında beni orada görmek onlar için oldukça büyük bir şeydi çünkü o kadar badire atlatıp onları görmek için seyahat etmem evlerinde pek de uzakta olmadıklarını düşünmelerini sağlıyordu.
Well, I tried it once before in summer camp and I know for a fact that you can't get a good night's sleep when someone else is in the same bunk with you.
Bir yaz kampında denemiştim. Yatağında başka biri olunca doğru dürüst uyunamadığını gördüm. Teşekkür ederim.
What are you doing? I know for a fact that when we walked into this establishment and...
Buraya girdiğimiz andan beri biliyordum...
This area that... you and Bill are going to be going to... We know for a fact there are at least... two tribes, that have had no contact with the outside world.
Bill ve senin gidebileceğiniz dış dünya ile hiç bir bağlantısı olmayan en az iki kabile olduğunu biliyoruz.
Hey, you don't know nothing about nothing, blondie, and I know that for a fact.
Hey, hiçbir şey hakkında hiçbirşey bilmiyorsunuz sarışın, ve bunun bir gerçek olduğunu biliyorum.
I love, I'm gonna tell you non-smokers something right now that I know for a fact you don't know and I delight in telling my brothers things they don't know, particularly when they're true, which this is.
Hemen şimdi siz sigara içmeyenlere hakikat bildiğim bir şeyi söyleyeceğim. Bilmiyorsunuz ve siz kardeşlerime bilmediğiniz şeyleri söylemekten zevk alırım. Özellikle de hakikat olduklarında, şimdiki gibi.
You know, honey, except for the fact that you and the kids are here this is like a second honeymoon.
Tatlım, sen ve çocuklar burada olmasaydınız ikinci balayından farkı kalmayacaktı.
Do you know for a fact that Mr. Marsh had any common sense?
Bu genel tanıların Bay Marsh'a uyduğunu nasıl söyleyebilirsiniz?
I know for a fact that you haven't.
Hakikaten yapmadığını biliyorum.
I-l-l think everything must go back to the fact... that I had a very anxious childhood. You know, my mother never had time for me.
Sanırım sorunların nedeni... tedirgin geçen çocukluğum.
I know for a fact you gave Eric Lamensoft that price.
Aslında Eric Lamensoft'a bu fiyatı verdiğini biliyorum.
You know for a fact that there is a God.
Tanrı'nın olduğunu biliyorsun.
- I don't know where you come from or just who has the misfortune of being responsible for your existence but you are a lying, manipulative, and cruel person and the fact that you're only 16 years old makes me feel more sorry for you
Nereden geldin ya da varlığının sorumluğu hangi talihsize ait bilmiyorum. Ama yalan söyleyen çıkarcı ve zalim birisin. Ve gerçek şu ki sadece 16 yaşındasın ve yok etme amacında olduğun için sana bu odadaki herkesten daha fazla acıyorum.
I don't understand how you can call yourself an expert, when we know for a fact, that the time of death couldn't be when you said, because...
Kendinize nasıl uzman diyorsunuz anlamakta güçlük çekiyorum, Özellikle ölüm vaktinin ifade ettiğiniz zaman olamayacağı gerçeğine idrak etmişken zira...
You don't know that for a fact.
Bundan emin olamazsın.
You know for a magical fact that he loves you.
Seni sevdiğini çok iyi biliyorsun.
Well, the fact that you can at least hug Professor Wilder... -... proves that there's hope for you yet. - Good to know.
Pekâlâ Profesör Wilder'a sarılmış olman gerçeği en azından hala senin için bir umut olduğunu kanıtlıyor.
You know for a fact that it was her?
Bu olayı gerçekleştirenin o olduğuna dair somut kanıtınız var mı?
Can you raise your hand and tell me honestly that you know this for a fact?
Elini kaldırıp bunu gerçekten bildiğini dürüstçe söyleyebilir misin?
You know I respect you, but you also know I've been covering for you. I've been keeping the fact that you're a junkie from Kim and everybody else.
Sana saygı duyduğumu biliyorsun ve ayrıca şunu da biliyorsun ki içinde bulunduğun... durumu, geri döndüğünden beri, senin bir keş olduğunu Kim'den ve CTU'daki herkesten saklıyordum!
But I know for a fact... that he was proud of you.
Ama emin olduğum bir gerçek var ki.. o da seninle gurur duyduğudur.
Now, apart from the fact that she's my daughter... this is a question I'm asking you as executive vice president... in charge of surveillance and security for a multibillion-dollar corporation. Do you routinely jump into bed... with women who you do not know the background of... because, if you do, that is a major breach of security.
Şimdi, onun benim kızım olduğu gerçeği bir yana sana sormak istediğim şey, milyarlar değerindeki bir şirketin takip ve güvenlikten sorumlu yardımcı başkanı olarak........ rutin olarak kim olduklarını bilmediğin kadınlarla hemen yatağa atlar mısın çünkü, eğer atlıyorsan, bu önemli bir güvenlik ihlalidir.
That's why I know for a fact I can depend on you-all to bring me, Stan Ross, to Cooperstown.
Bu yüzden şunu biliyorum ki, şöhretler listesine girmek için, ben Stan Ross, size güvenebilirim.
So you know for a fact that frozen kids are just the same as the regulars? Yeah, pretty much.
- Üç aşağı beş yukarı.
I know for a fact that you can pass your mcats.
Bir gerçeği biliyorum ki tıp fakültesi sınavlarını geçebilirsin.
Well, you just said that there was something you couldn't get your head around, and I know for a fact that it can't be the math.
Ne demek istiyorsun? Bana kafanı karıştıran birşeyler olduğunu söyledin ve ben bunun kullandığınız matematik olmadığını biliyorum.
But I... You know, I'm just saying that I would just like a little credit for the fact that I'm killing myself trying.
Demek istediğim sadece ölesiye çabaladığım için biraz anlayış ve takdir bekliyorum.
we know for a fact that you have hundreds of photographs of lila archer and natalie ryan on the walls of your studio.
Stüdyonun duvarlarında Lila Archer ve Natalie Ryan'ın yüzlerce fotoğrafının olduğunu biliyoruz.
Interesting, interesting, interesting, Alex. Interesting that you would say that when I know for a fact that you were up here.
Bu çok ilginç Alex, çünkü... senin buraya geldiğine dair kanıtlarım var.
You know, I can't - I can't prove this for a fact, but a gal in Reno once told me... that my tongue was longer than Gene Simmons's... of KISS.
Bunu kanıtlayamam ama Reno'dan bir kız bir keresinde dilimin Gene Simmons'ın dilinden uzun olduğunu söyledi.
I know for a fact that there are several girls who are dying to meet you.
Seninle tanışmaya can atan kızlar olduğunu biliyorum.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]