Translate.vc / Espagnol → Turc / Ulterior
Ulterior traduction Turc
40 traduction parallèle
Me alegro de pensar que seré capaz de liberar a la sociedad de cualquier efecto ulterior de su presencia.
Böyle birisinin varlığının etkilerini toplumun üzerinden silebilecek olma düşüncesi bile beni mutlu ediyor.
Para cada ulterior rollo de film el precio será de 15.000 libras.
Sonraki her film rulosu için fiyat 15,000 pound olacak.
Aun así, le confieso que tengo un motivo ulterior para hacer la propuesta.
Yine de, itiraf etmeliyim ki, bunu istemekteki amacım biraz farklı.
Yo no puedo creer que la vida tenga un sentido ulterior.
Şahsen ben ikisini birbiriyle ilintili olduğuna inanmıyorum.
Como usted puede sospechar, existe un motivo ulterior para mi visita.
Tahmin etmiş olacağınız gibi gelişimin asıl nedeni de buydu.
Las transformaciones que la Revolución de Octubre... y la expansión ulterior del socialismo por numerosos países... han provocado en el mundo... introducen, a este respecto... una situación radicalmente original.
"donusumleri bu doğrultuda," "dunyada radikal olarak farkli yeni bir durum yaratti. Emperyalizm saldirgan doğasindan" bir sey kaybetmedi
Las tormentas de polvo y el ulterior enfriamiento superficial sirvieron para descubrir el invierno nuclear. El catastrófico cambio climático puso fin a la guerra nuclear.
Büyük kum fırtınaları ve takiben yer kabuğunun soğuması nükleer kışın, yani nükleer savaş sonrası Dünya'da olması beklenen feci iklim değişiklerinin keşfinde rol oynadı.
Eso será ulterior tarea.
Bu sorular daha sonra cevaplanacak.
- Un motivo ulterior.
- Açığa vurmadıkları bir duygu.
Creí que sería un gesto cortés, pero no me crees capaz de empezar una conversación sin que tenga un motivo ulterior malicioso.
Selam vermenin kibarlık olacağını düşünmüştüm ama açıkçası, sen benim biriyle art niyet içermeden hoş sohbet edebileceğimi düşünmüyorsun.
"Fui tan inocente allí, y lo ulterior grande y desconocido."
"Orada o kadar masumdum, ve ötesi bilinmiyordu ve muhteşemdi"
¿ Quizás a alguien aquí se le pueda ocurrir algo que evite un daño ulterior?
Belki de küçük bir hasar kontrolü yapılması lazım.
Ella se rió de tus bromas, y los dos sabemos que tiene haber algún motivo ulterior cuando la gente se ríe de tus bromas.
- Görmedim. Şakalarına güldü. İnsanlar senin şakalarına gülüyorsa, altında başka bir iş vardır.
- Fibrosis Uterina Oculta.
- Ulterior Uterine Fibrosis.
No tengo un motivo ulterior...
Kötü bir niyetim yok...
Bueno, tengo un motivo ulterior.
Benim bunu yapma niyetim başka tabii.
Te diré una cosa... nada actúa de modo tan lindo sin tener un motivo ulterior.
Sana tek şey söyleyeceğim bazı gizli güdüleri olmasa bu kadar sevimli olamazdı.
Usted podría hacer una sensación de depresión causada por estrés todo La forma hogareña del centro comercial Mientras sus niños están dentro La ulterior gritería.
Çocuklarınız arkada çığlıklar atarken alışveriş merkezinden eve kadar patinaj çekebilirsiniz.
Bien, él tiene algunos el bien Me voy velozmente sobre el ulterior desperezo.
Pistin bu bölümünde iyi hızla gidiyor.
¿ No puedo obtener un testimonio ulterior que sé que es en falso?
Yalan olduğunu bildiğim başka bir ifadeyi ortaya çıkaramam.
Y la única forma de evitar el ulterior perjurio... es instruyéndole.
Bir sonraki yalan beyandan korumanın tek yolu, onu bunun için hazırlamak.
¿ Tu estrategia... era instruir a Sweeney para evitar ulterior perjuicio?
- Başka bir yalan beyana engel olmak için Sweeney'i hazırlayacakmışsın. - Tanrım.
Creo que tu primera afirmación responde a la pregunta ulterior, pero si insistes en frotarlo, no.
Zannediyorum ki ilk açıklaman, onu takip eden sorunu zaten cevaplamıştı ama illâ benden duymak istiyorsan, hayır.
Yo no tengo ningún motivo ulterior.
Kötü bir niyetim yok.
HIJOS DE BATMAN No esperen ninguna declaración ulterior.
Başka açıklama beklemeyin.
Bueno, como le confesó a Jessica, Tengo un motivo ulterior en nuestra pequeña aventura.
Jessica'ya da söylediğim gibi küçük maceramızda açığa vurulmamış şeyler var.
Sin que el motivo ulterior fuera el sexo... incluso un...
Hiçbir art niyet olmadan seks yapmak...
No tengo... ningún motivo ulterior, Lola.
Ben... bir şeyler gizlemiyorum, Lola.
Dudo que un miembro del Escuadrón nos ayudaría a menos que haya un motivo ulterior.
Bir Squadron üyesinin bize yardım edeceğinden şüpheliyim, tabi bir art niyet yoksa.
El que hizo esto tiene un motivo ulterior sólo el control de un tren.
Bunu her kim yapmışsa treni kontrol etmek için... -... gizli bir nedeni var.
Tal vez ese es el motivo ulterior.
Belki de gizli sebep budur.
Yo tenía un motivo ulterior por aceptar ser un mentor aquí.
Burada danışman olma konusunda kendimi iyi hissetmiyorum.
Así que, en cierto modo tuve un motivo ulterior en mantenerle atrás.
Aslında seni tomografi odasından bilerek uzaklaştırmak istedim.
También se ha tomado la molestia de apuntar que el Sr. Marley tenía que estar muerto para que usted cambiase los libros y que una alteración ulterior solo podía deberse a evitar ser descubierto.
Defterleri değiştirmen için....... Marley'in ölü olması gerektiğini ve yeni bir keşfin, bunu engelleyebileceğini söyledi.
Llevaron a la niña a su laboratorio de investigación en las afueras de Alexandria para su ulterior tratamiento.
Daha kapsamlı bir tedavi için kızı Alexandria dışındaki kliniklerine götürmüşler.
Abandona su familia, sale de su casa, incluso solicita el divorcio, sin un motivo ulterior. ¿ Por que hace eso para servir a un paciente por 12 años?
Bunu sırf 12 yıldır bakımını yaptığı bir hasta için neden yapsın ki?
- Y como se nos dará... más trabajo operacional... el comando ha decidido que a partir de hoy... que... que la Sección 20 requiere un nuevo liderazgo ulterior a la muerte de la Coronel Grant. - Buen trabajo.
- Aferin.
Tengo un motivo ulterior.
Art niyetliyim.