Translate.vc / Français → Turc / Limp
Limp traduction Turc
20 traduction parallèle
bite molle, bouffe-queues!
Limp-dick fag fucker!
Tu aurais du chanter,
Bence dün, Limp Bizkit'den,
"I Did It All For The Nookie", de Limp Bizkit.
"I Did ItAll For The Nookie" şarkısını söylemeliydin.
On l'appelle Limp Harry. Il n'épargne jamais les nerfs.
Ona Kasap Harry deriz.
Tu sais, ils l'appellent Limp Harry.
Ona Kasap Harry derlermiş, biliyor musun?
Quand mon groupe a joué avant Limp Bizkit à Kansas City, on a merdé.
Grubum Kansas'ta Limp Bizkit'in altında çıktığında, sıçmıştık.
Avec ça, on pourrait gagner le deuxième prix au concours du lycée Spiro Agnew à Bad Limp, Arkansas *. ( * voir note sur le site ).
Bu, Bad Limb Arkansas'taki Spiro Agnew lisesinde... bir yetenek yarışmasında ikincilik ödülünü kazanabilir belki.
Le D.J. doit pouvoir nous passer du black metal norvégien. Peut-être même du Limp Bizkit.
Eminim Dj biraz black metal çalabilir belki biraz da Limp Bizkit.
Limp Bizkit, c'est rédhibitoire.
Limp Bizkit tam bir oyunbozandır.
Un petit réconfort du Sud, un petit Limp Bizkit dans mon lecteur CD.
Minik bir içki, CD çalarda minik Limp Bizkit.
Jules, j'ai essayé, mais elle a appelé son cheval Braquemart.
Jules, denedim. Ama yapma. Atının adı Limp Bizkit'miş!
Tu as enlevé celle de Limp Bizkit?
Limp Bizkit'i değiştirmişsin.
"Open limp"? "Les nuts"?
İlk bahis mi? Süper el mi?
Sa seule façon de me battre est d'avoir un brelan 3 ou 4 et Limp Biskit a couché deux 3, et Dickcheese a un 4.
Beni yenmesinin tek yolu üç tane 3'lü veya 4'lüsünün olması Limp Bizkit iki tane 3'lü yatırmıştı şu peynir kafada da 4'lü vardı.
C'est quoi un "Limp Bizkit"?
- "Limp Bizkit" ne oluyor?
Je vais te faire ce que Limp Bizkit a fait à la musique dans les années 90.
Limp Bizkit'in 90'larda müzik piyasasına yaptığını birazdan sana yapacağım.
C'est du limp biscuit.
Aynı limp biscuit gibi.
C'est comme ce truc de bizutage, le limp biscuit.
Aynı eski bir okul oyunu gibi. Limp biscuit.
"Save Me Before I Drown" par Limp Bizkit J'étais là pour leur apprendre la discipline.
Bu çocukları terbiye etmek benim işimdi.
Le limp biscuit, c'est du bizutage.
Limp biscuit eski bir okul geleneğidir.