Translate.vc / Français → Turc / Tillman
Tillman traduction Turc
217 traduction parallèle
L'artillerie nous appuiera?
Ya top desteği ne olacak, Yüzbaşı Tillman?
" Je soussigné, colonel Thurston Tillman, de Rutledge Hall, comté du Prince Edward,
" Ben, Albay Thurston Tillman, Rutledge Hall, Prince Edward İlçesi'nde yaşayan
- Oui, et alors?
Clem Tillman?
BJ est la maîtresse de Tillman.
BJ ve Tillman'ın bir ilişki yaşadıkları çok bariz.
Et Tillman est le père.
Bebeğin babası da Tillman.
Je vais demander à Tillman de l'arrêter.
Tillman'ı, seni alması için, arayayım.
BJ est après Tillman.
BJ, Tillman'ın peşinde.
- Elle veut faire payer Tillman.
- Bence o kişi Tillman. - Sanmam.
La demande d'adoption de l'enfant par Tillman va bientôt être présentée au tribunal.
Teğmen Tillman, çocuğu evlat edinmek konusunda başvuruda bulundu. Başvuru ise, yakında mahkemelerde görüşülecek.
On attend toujours Tillman Reclamation.
Tillman Reclamation'ı hala bekliyoruz.
Foley me fait penser à ce Carl Tillman, que vous fréquentiez et qui braquait des banques.
Foley bana şu Carl Tillman'ı anımsattı. Hani sen onunla görüştüğün sırada o da banka soymaya devam ediyormuş.
Rob Tillman.
Rob Tilman!
Tu devrais aller voir Mr. Tillman.
Bay Tillman ile başlasan iyi olur.
Mr. Tillman s'en remettra et personne n'a été sérieusement blessé.
Bay Tillman iyileşecek, ve kimse ciddi bir yara almadı.
On a les résultats de M. Tillman.
Mr Tillman'ın sonuçları geldi.
Dites à Mme Tillman que j'arrive.
Mr Tillman söyle birazdan orada olacağım
- M. Tillman est mon patient aussi.
- Mr Tillman benim de hastam. - Öyle mi?
- Oui? - C'était comment avec Mme Tillman?
- Mrs Tillmanla nasıl gitti?
Les Tillman, agent spécial Johnson du FBI.
Les Tillman. Ben FBI'dan Özel Ajan Johnson.
- Tillman Thorp.
- Tillman Thorp'un.
C'est vraiment excellent, Mme Tillman.
Bu gerçekten güzel, Bayan Tilman.
Quand tu es parti, Mme Tillman a dit que ma vraie mère était une droguée de l'Utah.
Sen gittiğinde, Bayan Tillman bana annemin Utah'lı bir eroinman olduğunu söyledi.
- Mme Tillman.
- Bayan Tilman.
Le député Tillman vous prie de l'excuser. Une grippe.
Kongre üyesi Tillman özür diliyor.Grip olmuş.
Ta mère est la sénatrice Tillman!
Sen, Senatör Tillman'ın kızısın!
Seulement la fille de la sénatrice Tillman.
Sadece, Senatör Tillman'ın kızı!
Nous devons discuter sérieusement d'Annabelle Tillman.
Annabelle Tillman hakkında ciddi bir konuşma yapmalıyız.
C'est arrivé à Tillman!
Tillman'ın başına gelirken gördüm.
Quand tu es parti, Mme Tillman m'a raconté que Mike t'as emmené quelque part pour te tuer.
Sen ortadan kaybolduğunda, Bayan Tillman, Mike " ın seni öldürmek için uzaklara götürdüğünü söyledi.
Hé bien, Mme Tillman m'a dit que c'est toi qui as assassiné Mme Huber parce qu'elle faisait du chantage avec Maman.
Bayan Tillman, anneme şantaj yaptığı için Bayan Huber'i öldürdüğünü söyledi.
- Mme Tillman.
Bayan Tillman.
Felicia Tillman a passé l'appel anonyme.
İsim vermeden arayanlardan.
La victime n ° 1 est Scott Tillman, 40 ans, père de famille de Mar Vista, tué il y a 6 semaines.
Birinci kurban Scott Tillman, Mar Vista'dan kırk yaşında bir aile babası, altı hafta önce Westwood'da öldürülmüş.
Je crois que vous le savez aussi, Mme Tillman.
Bence, siz de biliyorsunuz, Bayan Tillman.
Voici Scott Tillman, Jared Holt, et là c'est John Santos.
Bu Scott Tillman, Jared Holt ve bu da John Santos.
C'est aussi horrible que ma conversation avec Elaine Tillman.
Benim, Elaine Tillman ile olan konuşmama çok benziyor.
La lettre que McCrary a envoyé aux Tillman est le déclencheur qui l'a poussée à bout, et là, elle rencontre Matt.
Brendan McCrary'nin gönderdiği uyarı mektubu, onun için bardağın taşmasını sağlayan şey olmuş olmalı. Sonra da internette Matt ile tanıştı.
- On sait que Scott Tillman enseignait l'informatique au lycée, alors elle a dû apprendre ce qu'elle avait besoin grâce à lui.
Scott Tillman'ın liselerde bilgisayar bilimleri anlattığını biliyoruz, gerekli bilgiyi ondan öğrenmiş olmalı.
On a vérifié les e-mails d'Elaine Tillman.
Elaine Tillman'ın elektronik posta şifresini kırdım.
J'ai donc placé sur une carte toutes les maisons qui sont sur la liste d'Elaine Tillman.
Elaine Tillman'ın listesindeki tüm evlerin yerini çıkardım.
C'est la voiture d'Elaine Tillman.
İşte Elaine Tillman'ın arabası.
C'est un nouveau Pat Tilman.
Aynı pat tillman'ın başına gelenler gibi.
Le lendemain matin, maman nous a conduit au match extérieur à Tillman.
Ertesi gün, annem bizi Tillman'daki deplasman maçına götürdü.
Ils se garent au parking Tillman.
Tillman Lisesi bölümüne park ettiler.
Allez, Tillman!
Bastır, Tillman!
Bob... Tillman.
- Tillman, Bob.
- Dr Fleischman? Clem Tillman!
Clem Tillman!
Clem Tillman?
- Sizi arıyordum.
Mme Tillman?
Bayan Tillman?
On ne s'est pas vus.
Bir göz korkutma yoktu. Felicia Tillman aramıştır.
J'ai repris la ferme des Tillman.
Tillman çiftliğini devraldım.