Joleen traduction Anglais
74 traduction parallèle
Ev gayet güzel Joleen.
The house is fine, joleen.
Beni yanınıza aldığınız için teşekkürler, Joleen.
Thank you for taking me in, joleen.
İşte o zaman, boşandıklarında yeni Bayan Kraft olacak olan 21 yaşındaki resepsiyon memuru Joleen ile tanıştım.
That was when I met Joleen, his 21-year-old receptionist who will be the next Mrs. Kraft once the divorce is final.
Bence fırsat verildiğinde Nathan Joleen'den ayrılıp karısına geri dönecektir.
My guess is that given the opportunity Nathan will break with Joleen in a hot minute and go back to his wife.
Joleen sadece Nathan Kraft'le çıkmıyormuş.
Turns out Nathan Kraft isn't the only name on Jo | een's dance card.
- Joleen.
- Joleen.
Onu Joleen ile sahilden 15 km ötede gördük.
We saw him with Joleen 10 miles from the beach.
Joleen!
joleen? what's goin'on?
- Joleen.
joleen.
- Joleen mi?
joleen?
Günaydın Joleen.
morning, Jo, birthday kiss!
Joleen'i eğlendir.
get up! Entertain joleen!
- Siz Joleen'in babasısınız, değil mi?
You're joleen's dad, aren't you?
- Tamam, gidiyorum.
I'll see you later, joleen.
Korkma Joleen. Ben seni korurum.
don't worry, joleen, I'll protect you.
Joleen'i merak etmeye başladım.
I have to see if Jo's all right.
Aç şu kapıyı! Joleen.
I gotta fuckin'talk to her, open this... argh!
Joleen!
Joleen!
Joleen! Bekle Joleen, sadece şakaydı.
joleen... wait, joleen!
Joleen, şakaydı.
I was only kidding!
Joleen! - Dikkatini çekeceğini düşünmüştüm.
joleen... hey, I thought you'd think it was cool.
Joleen'le seyahate çıkmak iyi bir fikir değildi.
I just don't think this trip with Jo was a good idea.
- Haydi Joleen, bana yardım et.
aw, shit. Jo, gimme a hand in here.
Joleen, bana bir iyilik yap ve Louise'le kal, olur mu?
Jo, do me a favor and stay up here with Louise.
Sonra da... Tanrım. Joleen!
and then they... girl... joleen!
Şerif lütfen cevap ver. Pinky Duck'ı bıçaklamış. Joleen kayboldu.
sheriff, pinky's got joleen!
Sana harika bir sürprizim var Joleen.
I've got a super surprise for you, joleen.
- Ver onu bana! Ver dedim!
keep away from joleen... give it back to me!
Ne yapıyorsun?
that hurt, joleen.
Joleen.
Joleen!
Pinky kendini kaybetmeye Joleen'le tanışmadan çok önce başlamıştı.
long before he ever met joleen pinky started slipping over the edge.
Joleen, nasıl gidiyor?
- Joleen, how's it going out here?
Nasılsın, Joleen?
- What's up, Joleen?
Onu okudun mu, Joleen?
You ever read that, Joleen?
- Bu sözünü ettiğim arkadaşım, Joleen.
- This is my friend I told you about, Joleen.
Merhaba, Joleen, nasılsın?
Hello, Joleen, how are you?
Joleen, benimle gurur duyuyor musun?
Joleen, are you proud of me?
Orası senin evin değil, Joleen.
It's not your house, Joleen.
Joleen, babanın olduğunu biliyorum çünkü konuştuğumuzda...
Joleen, I know you have a father because we talked -
- Joleen, yardımcı olmaya çalışıyorum.
- Joleen, I'm just trying to help you.
Onlara Joleen'in geldiğini söyle.
Tell'em we got Joleen.
Joleen döndü.
Joleen's coming back.
Eşyalarını al, Joleen.
Just get your stuff, Joleen.
En son ihtiyacın olacak şey kahvedir, Joleen.
The last thing you need is coffee, Joleen.
Joleen.
joleen?
- Joleen.
joleen!
- Doğum günün kutlu olsun.
Happy Birthday, joleen.
Joleen, haydi.
Jo, come on.
Joleen!
joleen!
Joleen, neredesin?
Jo, where are you?
Joleen.
joleen!