English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Turc → Espagnol / [ K ] / Kıvır

Kıvır traduction Espagnol

1,153 traduction parallèle
Vah kıvır kıvır saçlı zenciler!
¡ Esos negritos de pelo rizado!
Yatağa girince Kıvırcık Sue'nun ödünü koparmışsındır.
Seguro que cuando te metiste a la cama asustaste a Curly Sue.
Kıvır!
¡ Vamos, muévete!
Kollarını ve belini kıvır
Sacude los brazos Al rededor de la espalda
Sol bacağını öne kaydır ve kıvır.
Desliza la pierna izquierda y dóblala.
Kıvır ve sol bacağını kaydır.
Dobla y desliza la pierna izquierda.
Kıvır ve kaydır.
Dobla y desliza.
Sol, sol, kıvır.
Izquierda, izquierda, dobla.
O hayalı çikolata için birbirleriyle güreşirken Hammer "Please Don't Hurt Me" parçasıyla kıvırırken verdiklerinden çok kilo verdiler.
Perdieron más peso peleándose por la chocolatina imaginaria que al ritmo de "Please Don't Hurt Me", de Hammer.
Sakalın da çok... kıvır kıvır.
Y tu barba está tan torcida.
Onu bir saniye kıvır patron, eski patron.
Ten esto y dame un segundo, voy a hablar con el jefe... antiguo jefe.
Ne peki? Oradaydım, kıvırıyor, dansediyordum, ve birdenbire çizgi karater oluverdim yine.
Estaba allí arriba, me estaba moviendo y bailaba con los mejores de ellos, y, de repente, me convertí en dibujo otra vez.
Hep kıvırıyorsun. Bu defa da, benim yerime, oğlunun kalbini kırdın.
La has jodido, y esta vez le has roto el corazón a tu hijo y no a mí.
İşte. Devam et benim için dizini kıvır.
Mantenga la rodilla doblada.
Düzeltmen gerekirken kıvırmışsın sanırım.
Me parece que se tensó en lugar de relajarse.
Artık bir erkek olman... gerektiği için kıvır kıvır... saçlarını kestiklerinde... gerçekten çok istediğin halde ağlamadın.
Cuando te cortaron los rizos... porque debías ser un niño... no lloraste... aunque realmente querías hacerlo.
Sanırım bu kahramlık ıvır zıvırını kıvıramıyacağım.
No creo que este preparado para todas estas cosas de héroe.
Çok güzel kıvırıyordun.
Fue una buena actuación.
Saçların böyle kıvır kıvırdı.
El pelo rizado así...
Bu işi kıvırırsak, 5 milyon dolar alacağız.
- Si sale bien, ganaremos 5 millones.
Belini kıvır, pozisyon değiştir, döner tekme at, Okinawa'ya çık.
Gira cadera, da vuelta, da patada lateral, cae en Okinawa.
Evet, yukarı kıvırın.
Sí, remánguese.
Kenarları kıvır, aralıklı yap çünkü dokular şişecek.
Doble los bordes, o los tejidos se hincharán.
Frasier bu kadar üstüne varma biraz daha kıvırırsa belini kıracak.
Perdónalo, si lo intenta mas le dará un ataque.
Evet. Ve o bukleleri. Kıvırcık saçlılardan hoşlanır mısın?
¿ Te gustan sus rizos?
Kıvırcık parka, dondurma toplantısına, bot fuarına ve diğer ahlaka aykırı olmayan etkinliklere gitti.
Peludo fue al parque, a la heladería, a la feria náutica entre otras actividades.
Parmaklarını kıvırıp üst üste koyardı.
Le podías agarrar los dedos y doblarlos uno encima del otro.
Sorumu kıvırıyorsunuz.
Eludes mi pregunta, Doc.
Sanırım babanın kıvırcık saçlarını almış.
Tendrá cabello rizado como tu padre.
- Dudağı biraz daha kıvır. Evet.
- Tuerce un poco más el labio.
Bu şekilde kıvırcığınız nemli ve ekmeğinizde kuru kalır.
Así, la lechuga se mantiene húmeda, y el pan se mantiene seco.
İğne şeklindeki dillerini, süprüntü sineği gibi dik şekilde tutmazlar. Kıvırırlar. En dikkat çeken şey ise bazen çok keskin kıvrım verebilmeleridir.
No mantienen su lengua derecha como la mosca, la doblan y, a veces, mas notoriamente, pueden doblarla profundamente.
Gerçek : İşi kıvırırsak eminim Bay Henry geleceğimizle şahsen ilgilenecek.
Después de que el Sr. Henry nos vea cumplir este trabajo... tomará un interés personal en nuestro futuro.
Evleriniz, siz dışarı çıkıp daha fazla ıvır zıvır alırken ıvır zıvırlarınızı tuttuğunuz yerden ibaret.
¡ Eso es lo que es tu casa! ¡ Es un lugar para guardar tus cosas mientras sales a comprar...! ¡ Más cosas!
İki haftadır, Kaptan Picard'ın... Germarianlar ve en yakın komşuları Dachlydler arasındaki... ticari anlaşmazlığı çözmeye çalıştığı Gemaris V'ten ayrıldık.
Hemos abandonado Gemaris V, donde el capitán Picard ha mediado dos semanas en una disputa comercial entre los gemarianos y sus vecinos más cercanos, los dachlyds.
Ama silahlarınızı bırakır ve Lunar V'e geri dönecek olursanız,... pazarlık yapmaya hazır olacağım.
Pero si deponen las armas y vuelven pacíficamente a Lunar V todo es posible.
Sadece insan olduğumuzda Artık süs eşyası ya da ıvır zıvır olmadığımızda
Sólo humano otra vez De utensilio no voy a quedar
"B" "V"'ye, "P" de "R" ye karşılık gelir, değil mi?
Y la P es la R, ¿ no?
Ve... bir yolla da...... beynin beyaz kısmını sıvılaştırır.
Y... de algún modo, esto liquida la materia blanca del cerebro.
Yiyecekleri sayayım ; mısır, arpa, yulaf, sarımsak, soğan, hardal badem, fasulye, bezelye, barbunya, maydanoz, enginar, kıvırcık salata çay, beziryağı, biber, kestane, som balığı, sardunya, ton balığı süt albümini ve kazein, gravyer peyniri, parmesan peyniri provolone peyniri, Hollanda peyniri, İtalyan damarlı peyniri ve domuz.
Estos alimentos son : Maiz, cebada, avena, ajo, cebolla, mostaza, almendras,.. .. alubias, soja, guisantes, habas, garbanzos, perejil, lechuga, té,..
Evet, sanırım artık bir işim Y-O-K.
Oh, bueno, supongo que estoy sin "T-R-A-V-A-J-O"
Dağ geçitlerinden gelip saçları kıvır kıvır yapan sinirleri geren ve cildi kaşındıran o sıcak, kuru Santa Ana rüzgârlarındandı.
- Bien. - Ed, voy a cortarme el pelo. Muy bien.
Yüksek basınçlı sıkıştırılmış hava ile temizliyoruz ve yarı ıslak vakum temizleme ile kalan sıvıyı da alıyoruz.
Luego aire comprimido a alta presión y aspiramos las áreas mojadas para extraer el remanente.
Kurt bir duvar yaratır, salgısını kullanarak vücudun bağışıklık sistemini kapatır ve sıvı akışını kontrol eder.
El gusano construye una pared... usa secreciones para contrarrestar la respuesta inmunológica.
Bana saldırdığı zaman en ilkel "ya savaş ya sıvış" içgüdüm harekete geçti ve bir hayvana döndüm! Kuşun boynunu tutup kırılma sesini duyduğumda gizli bir parçam bundan zevk aldı.
Cuando me estaba atacando apareció mi más primitivo instinto agresivo y en ese momento me volví una bestia y cuando le tomé el cuello y lo oí tronar una parte de mí lo disfrutó.
Bu kızların kullandığı ıvır zıvır.
Eso es para mujeres.
Sıvı nitrojene maruz kalan organik bir nesne - 320 dereceye donarak büyük bir kuvvetle gerilir ama sıkışma ya da darbeden doğan gerilime karşı dayanıksızdır.
Un cuerpo orgánico expuesto a nitrógeno líquido a menos 320 grados se congela, muestra una gran resistencia a la tracción, pero es muy vulnerable a fuerzas por compresión o impacto.
Aslında kaçırılmış olmaktan hoşlanmıs bile olabilir...'artık kendine ait bir T.V. seti var.
De hecho, creo que hasta le gustó estar ahí... porque tenía su propio televisor y el control remoto.
Tıp fakültesindeki profesörlerimden biri beynin taklit edilemez bir yaşam kıvılcımı vardır derdi.
Mi profesor decía que el cerebro tenía una "chispa" que no podía copiarse.
- Durum nedir? V e r b a l K i n t
- ¿ Estás bromeando?
Bir şey tersine döndüğünde, Aşk nefrete dönüştüğünde... her zaman kıvılcımlar vardır.
Cuando algo se convierte en su opuesto, cuando el amor se vuelve odio... siempre quedan chispas.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]