English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Turc → Russe / [ I ] / Icki

Icki traduction Russe

13,223 traduction parallèle
Müesseseden bir içki daha.
- Еще налить? За наш счет.
İçki içebilen bir kadına benziyorsunuz.
- Вы похожи на женщину, которой стоит выпить.
Parkın tamamının başa çıkabileceğim bir içki olduğunu öğrenecek kadar burada bulundum.
- Я здесь не в первый раз, и парк - моя единственная отрава.
Üzgünüm fakat içki servisinizi kesmek zorundayım.
- Простите. Вынужден отказать.
İçki içmeyen Danimarkalı orospuyu da sikeyim.
И на хрен эту датскую стерву с ее трезвостью!
Kızıl saçlı bir fahişeyle. Striptiz kulübünde içki falan ayarlıyor.
С одной рыжей шлюхой, барменшей в стрип-клубе.
Günün ortasında pek içki içmem.
- Я посреди дня не выпиваю.
70 dolarla bana içki getirip romatizmamı iyileştirmesi gerekir.
За такие деньги насос должен пиво приносить и лечить ревматизм.
Bedava içki ve kız alıyorum.
Халявная выпивка. Бабы.
Şarap bardaklarını gördün mü? Charlotte'ın geleceğini duyunca Ali evde içki temizliği yapmış.
... пью кофе и гуляю.
İçki?
Не ставьте на беззвучный и не на вибрацию, а выключите. Я не могу выключить свой телефон.
- Ben içki içmeye gidecektim.
Я хотел выпить.
- Gel de bir içki içelim seninle.
Пойдем выпьем.
Canım içki çekti.
Я не отказалась бы выпить.
İndirimli içki saati mi?
О! "Счастливые часы"?
- Bir tane daha içki ister misin?
Хочешь еще выпить? Конечно.
- Gel sana bir içki ısmarlayayım.
Слушай, почему бы нам не пропустить по стаканчику?
- İçki kokusu buradan anlaşılıyor.
Чувствую запах алкоголя прямо отсюда.
İçki için teşekkürler.
Спасибо за выпивку.
Hey, bir içki ister misin?
Эй, хочешь выпить?
Hey, içki sende kalsın!
Оставь себе выпивку!
Gidip, müzik yönetmeni ile bir içki içersin. O da seninle canlı yayında röportaj yapar.
Поедете, выпьете с музыкальным директором, дадите интервью.
Akşama randevumuz var ama ondan önce bir içki içebiliriz. Dev seni görünce çok sevinir.
У нас ужин, но до того мы бы с радостью пригласили тебя выпить.
Kimse içki içmiyordu.
- У нас не было алкоголя. - Сигареты.
11 ay sonra ilk defa insan içinde içki içme fırsatını kaçırır mıyım hiç?
Думаешь, я бы пропустил возможность публично выпить впервые за 11 месяцев?
İçki içmek için insanların her şeyi yapacağını söylemiştim değil mi?
Я ведь говорила, люди почти на всё готовы ради выпивки, так?
İçki istiyorum, ve seni istiyorum güzelim, dizlerinin üstünde, eteğin havalara uçarken!
Я хочу бренди, и тебя, моя дорогая, на коленях и задранной юбкой!
Bir içki daha, Mike?
Еще выпивки, Майк?
İçki yasağı çıkınca kepenk mi kapatmış?
Он закрыл свою лавочку после закона Волстеда?
Canım içki çekti.
Мне нужно выпить.
Neden buradaki işlerimizi bitirip sana içki ısmarlamıyorum?
Почему бы нам не закруглиться, а потом я куплю тебе выпить.
Kenneth içki içmeyi sever.
Кеннет любит выпить.
İyi içki dediğin bu mu yani?
Вы называете это хорошим напитком?
İçki dolabımızın standartlarınıza uymadığından dolayı üzgünüm Bay Hunt.
Прошу прощения, если наш ликерный запас не удовлетворяет ваши требования, мистер Хант.
Herkes içecek. İçki olacak.
Все напьются, бухла навалом.
- Sana içki getireyim.
- Дай-ка я тебе налью.
Gidip bir içki alayım. Bu arada daha güzel dövme fikirleri düşüneyim.
Давай возьмем выпивку и придумаем классное тату?
İçki içmedim, hâlâ temizim ama çok çok uzun zamandır ilk kez bok gibi hissetmeye başladığımı fark ettim ben de bu yüzden bir toplantıya gelmem lazım diye düşündüm.
Я не пила, я остаюсь трезвой, но в первый раз за долгое время мне захотелось напиться, и я решила сходить на встречу.
Eğer içki içmek isteyecek gibi olursan, onun yerine telefonu al eline. Sende numaram olduğunu biliyorum.
Если руки тянутся к бутылке, лучше возьми телефон, ты же знаешь мой номер.
Size içki getirmemi ister misiniz?
Могу я предложить вам выпить чего-нибудь, ребята?
Bedava içki.
Бесплатная выпивка.
Garsonlar bunu yapar. Sana bedava içki verir ki daha fazla yiyecek sipariş edip daha fazla bahşiş veresin.
Они дают тебе бесплатные напитки, а ты даешь им больше чаевых и заказываешь больше еды.
Bize bedava içki vererek hiçbir şey kaybetmedi.
Я имею в виду, он ничего не теряет, угостив нас.
İçki içmek yerine, telefonu aldım elime.
Я взяла телефон вместо бутылки.
18 aydır içki kullanmıyordum. Sonuna kadar inkar ediyor gibiydim ama.
Я не пила где-то полтора года, но под конец я стала обманывать.
Nasıl derler bilirsin, "İçki içmek istediğin zaman onun yerine telefonu al eline."
Знаешь, они говорят : "Если хочешь взять выпить, лучше возьми телефон"?
Ne bileyim, ben hep, "İçki içmek istediğim zaman gider bir içki içerim." kafasındaydım.
Я всегда типа "Если я хочу взять выпить, я беру выпить".
Barda içki alan takım elbiseliyi görüyor musunuz?
Видишь того джентльмена, покупающего всем виски в баре?
Sana içki ısmarlayayım mı?
Выпьете чего-нибудь?
Haklı olduğumu gösterecek senin hakkında 5 şey sıralayacağım eğer içlerinden biri yanlış olursa, oturup bana içki ısmarlayacaksın.
Давай я назову пять фактов о тебе, чтобы доказать, что я права и если хоть что-то окажется неправдой, тогда угостишь меня выпивкой.
Bıraksana içki içmeyi.
я же про воду говорила!

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]