English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Inglês → Turco / [ B ] / Because i'm not

Because i'm not tradutor Turco

8,896 parallel translation
Because you know I'm not the mole.
- Çünkü köstebek olmadığımı biliyorsun.
- Because I'm not crazy.
- Çünkü ben deli değilim.
I will not throw it out, but I will open a window because I'm a nice person.
Ne atması ya? Ama ben nazik bir insan olduğum için camı açacağım.
I thought I saw our perp, and I know I'm not supposed to be working, but technically, I wasn't working because it wasn't our guy.
Suçlumuzu gördüm sandım, evet biliyorum şu anda çalışmam gerekiyor ama teknik olarak çalışmıyordum da çünkü bizim adam değildi.
I can't go around telling guys not to ask Amy out because I like her and I'm too dumb to do anything about it.
Amy'nin etrafındakilere onunla çıkmamalarını söylemem çünkü ondan hoşlanıyorum ve bu konuda hiçbir şey yapmayacak kadar da malım.
My feelings are, you know, are different not because I thought, " Well, I was
Daha farklı davranamazdım. hislerimin farklı olması...
I'm talking like this because I'm being very careful not to upset you, and for some reason this is the voice people use to do that.
Böyle konuşuyorum çünkü seni üzmemek için çok dikkatli davranıyorum. Nedendir bilinmez, böyle durumlarda insanlar hep böyle konuşur.
Well, it's not because I'm a liberal.
Liberal olduğum için söylemiyorum.
The Taser I'm not sure about because it had your fingerprints on it as well as his.
Elektrik silahından emin çünkü üzerinde senin de, onun da parmak izleri vardı.
I'm guessing they're not gonna charge you because you're cops.
Sanırım sizi sorumlu tutmazlar çükü polissiniz.
Look, I'm not handing out parking spaces and gold watches just yet because it's just us, okay?
Henüz park yeri ve altın saatler sunamıyorum çünkü biz bizeyiz şimdilik.
Just because I want to talk to you about the case does not mean I'm not here to enjoy myself.
Seninle sadece dosya hakkında konuşmak istemem burada olmaktan keyif almadığım anlamına gelmez.
Because my daughter is on this plane, and I'm not going to let anything happen to her.
Çünkü kızım bu uçakta ve ona bir şey olmasına izin vermeyeceğim.
You know I can't change your grade Because of a sob story, though. Hey, I'm not asking for that, okay?
- Eğer ı akıllarını değişmez biliyorum.
I'm supposed to trust you just because you're wearing normal clothes, not a bathrobe?
Sırf bornoz değil normal kıyafetler giydin diye sana güvenmem mi gerekiyordu?
And not because of anything I did.
Ve bu benim yaptığım bir şey sebebiyle değildi.
I won't win his case because I'm not taking it.
Kazanmayacağım çünkü davayı almıyorum.
Look, I'm not going to leave you just because of something that's not that big of a deal anymore.
Bak, artık çok da önemli olmayan bir şey için seni terk etmeyeceğim.
I'm not asking because I'm being nosy.
Merak ettiğim için sormuyorum.
No, because I'm not on trial for his murder.
Hayır, o davada mahkemeye çıkmayacağım.
I'm guessing it's not because you believe me about Elena, so why are you here?
Sanıyorum ki Elena konusunda bana inanmıyorsunuz. Öyleyse niye buradasınız?
I just moved in with my boyfriend and I don't have any stuff except for a food processor and, like, 19 thongs, because even though at first we were like, "I am not wearing that,"
Daha yeni sevgilimin evine taşındım ve kendime ait bir mutfak robotuyla on dokuz tane falan tangadan başka bir şeyim yok, ki onları da başta "hayatta giymem" desek de ataerkil dünya bir şekilde aklımıza girip çamaşır izinin görünmesinin kabul edilemez olduğuna ikna etti.
And anyway, even if I did buy the stuff of a life, there's nowhere for me to put it because I'm not sure this dude really wanted me to move in because I'm an irresponsible monster who burned down her apartment with her vibrator!
Her neyse, hayatımı yaşayacak kadar eşya alsam bile koyacak yerim yok çünkü sevgilimin gerçekten ona taşınmamı isteyip istemediğinden emin değilim sebebi de dairesini vibratörüyle yakan sorumsuz canavarın teki olmam!
Not'cause they're Jess's, just because... I'm an avid reader now.
Jess'in oldukları için değil, sadece... artık istekli bir okur olduğum için.
I'd like to disagree with you, but I'm not going to because you're right.
Sana karşı çıkmayı seviyorum ama bu kez yapmayacağım. Çünkü haklısın.
Because he thinks I'm weak and I'm not.
Çünkü zayıf olduğumu düşünüyor, ama değilim.
Because I'm not really alive.
Çünkü gerçekten yaşamıyorum.
Do you know why? Because I understand that you're not the sisters I looked up to, or the father whose... or the father whose approval I desperately wanted.
Çünkü artık sizin saygı duyduğum ablalarım olmadığınızı senin de çaresizce onaylamasını beklediğim babam olmadığını anladım.
I'm not answering these questions because there is nothing to say at this time.
- Bu soruya cevap vermeyeceğim. Şu anda söyleyeceğim bir şey yok çünkü.
Maybe that's because I'm spending the last hours of my life building a $ 20 machine that's not gonna do a damn thing.
Belki bunun sebebi hayatımın son saatlerini bir halta yaramayacak 20 dolarlık bir makine yapmaya çalışmakla geçirmemdir.
Because I feared that they might not approve of our methods, not because I thought they were inherently evil.
Çünkü metodlarımızı onaylamadıklarından korkmuştum, korkunç derecede kötü oldukları için değil.
Because my husband didn't die, because I'm not running away from anything, because this is an incredible opportunity for me to learn surgical techniques that I've never even dreamed of.
Benim kocam ölmedi. Bir şeylerden kaçmıyorum. Bu benim için muhteşem bir fırsat.
Because I'm not having any success with his leg.
Bacağını kurtarabileceğimi sanmıyorum.
They'll only check the tape if they think someone's been here, and they'll only think someone's been here if they find out someone screwed with the system, but they're not gonna find that out, because I'm good.
Eğer birilerinin olduğunu düşünürlerse... sadece kayıtları kontrol edeceklerdir, ve sadece birisi varmış sanacaklar, eğer sistemi allak bullak olmuş bulurlarsa ama bunu anlayamazlar, çünkü ben işimde iyiyim.
I know what you're thinking, Dwight, but I'm not doing this just because it's Audrey.
Ne düşündüğünü biliyorum Dwight ama bunu sırf Audrey için yapmıyorum. Benim için sorun yok.
Look, I-I know that I shouldn't care whether or not you have any confidence in my abilities, but I do because I'm actually terrified.
Yeteneğimle ilgili onay verip vermemenizin önemli olmadığını biliyorum ama önemsedim çünkü çok korkmuştum.
Because, dearest, there is no gift that is not also a curse, and I wish you save you from the price of your gifts.
Çünkü canım benim..... hediyeden ziyade bir lanet... ve seni hediyenin bedelinden kurtarmak istedim.
I'm loyal to you..... not just because you are my Queen..... but because I believe in you..... and the leader you have become.
Size sadece Kraliçem olduğunuz için sadık değilim ayrıca size inandığım için ve lider olacağınız için.
Because dad always does the thing where he pretends he doesn't have'em, and that's really funny when I'm not the one graduating, but I don't think I could take it if I'm the one graduating.
Çünkü babam böyle şeylerde hep onda değilmiş numarası yapıyor. Mezun değilken komik geliyordu ama mezunken komik gelir mi bilmiyorum.
Because they need to make sure I'm not the one who planted it.
Çünkü bıçağı yerleştirenin ben olup olmadığımdan emin olmaları gerekli.
Well, I'm not taking ownership of this because my unit is not at the airport.
Ben buna katılmıyorum işte çünkü benim şubem havaalanında değil.
I have won awards, not for my character, not as a human, not because I'm a nice Swedish person.
İnsan olduğum için değil. İyi bir İsveçli olduğum için değil.
Because... I'm not sure I'm staying.
Çünkü kalıp kalmayacağımdan emin değilim.
You're offended because I'm a 37-year-old woman, not from round here, good at my job and when our former senior partner retired, he chose me rather than you to take over.
Ağırına gidiyor çünkü ben henüz otuz yedi yaşında buralı olmayan, işinde başarılı bir kadınım. Önceki kıdemli ortağımız emekli olurken senin yerine beni yönetici olarak seçti.
Because men your age don't tend to see doctors when you should, and you look extremely worried, so I'm not going to let you leave until you tell me the problem.
Çünkü sizin yaşındaki erkekler gerektiğinde doktora pek gelmez siz de oldukça endişeli görünüyordunuz. Bana sorununuzu anlatana kadar gitmenize izin veremem.
Because I'm not that woman that gets cheated on and... .. finds out and has screaming rows.
Çünkü ben aldatılıp öğrenince kıyameti koparan kadınlardan değilim.
I think we should go with you, though, because I'm not getting in the car with her...
Partiye senin arabanla gitsek iyi olur. Çünkü onun arabasına bir daha binmem.
Because he's been trying to control me my entire life, And i'm not gonna let him do that with this.
Çünkü bütün hayatımı kontrol etmeye çalışıyor ve bu şekilde etmesine izin vermeyeceğim.
No, they're not, because it's going to cost a fortune to fund, And i'm not laying out that kind of money on a long shot.
Evet, düşmüyorlar çünkü kaynak bulmak bir servete mal oluyor ve uzun vadede böyle bir şeye kaynak ayırmayı düşünmüyorum.
I did it because you were getting ripped off, And i'm not gonna let that happen to you,
Seni soymaya çalıştığı için yaptım ve bir daha böyle bir şey olmasına izin vermeyeceğim.
Because I'm going to ask you to do something you're not going to want to do, only this time you're going to do it.
Çünkü senden yapmak istemeyeceğin bir şeyi yapmanı isteyeceğim ama bu sefer yapacaksın.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]