English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Inglês → Turco / [ C ] / Certaînement

Certaînement tradutor Turco

30 parallel translation
Mais certaînement.
Kesinlikle.
Certaînement, it is most obscure, my dear Chief-Inspector.
Kesinlikle anlaşılması güç bir olay, sevgili Baş Müfettiş.
Mais certaînement, Miss Lemon.
Aynen, Bayan Lemon.
Mais certaînement, my dear Chief-Inspector.
Kesinlikle, sevgili Baş Müfettiş.
Maîs certaînement.
Elbette.
- I shall require more champagne - "Mais certainement." Oscar
- Biraz daha şampanya istiyorum. " - Mais certainement." Oscar.
Certainement, madame. I'm glad you told me, because we always bring café complet at 7 : 30.
Söylediğine memnun oldum, çünkü saat 7 : 30'da hep sade kahve getiririz.
Certainement, monsieur.
Anlaşıldı mösyö.
Mais certainement.
Muhtemelen.
- Mais certainement.
- Kolay mı? - Kesinlikle.
Mais certainement, and the little sausages?
Kesinlikle. Peki küçük sosislerden var mı?
Certainement. Like a gigantic oeuf en cocotte.
Certainement. ( Kesinlikle ) Dev bir yumurtaya benziyor.
He is one I lose my self-control nervously, certainement.
Bir sinir krizinin mevcut olduğu kesin.
Certainement.
Kesinlikle. Evet.
More certainement, we pass there of way. Au revoir.
Elbette giderken oraya da uğrarız.
This Certainement is the moment more difficult of my run.
Bu an, kariyerimin en zor anı.
- Mais oui, certainement.
- Mais oui, certainement.
Certainement -
Kesinlikle.
Oh, certainement, my dear.
Ah kesinlikle, canım.
Certainement, monsieur.
Kesinlikle, Mösyö.
Si, certainement.
Si, Certainement.
For certainement, when I talked with you, you claimed to have had an attack of asthma.
Sizinle konuştuğumuzda, bana astım krizi geçirdiğinizi söylediniz.
Most certainement Richard Abernethie he dies most suddenly, but there would have been no reason to suspect the foul play had it not been for those words uttered by his sister Cora Gallaccio at the funeral.
Evet, Richard Abernethie çok ani ölmüştü ama kız kardeşi Cora Gallaccio cenaze günü o sözleri söylemese kimse için kuşkulu bir ölüm olmayacaktı.
Certainement, she should have died.
Kesinlikle ölmesi gerekirdi.
Certainement.
Gayet tabii.
Certainement, Sir George receives him amicably.
Kuşkusuz, Sör George onu dostça karşıladı.
Oui, certainement.
Evet, kesinlikle.
Certainement.
Kesinlikle.
Certainement.
Bittabii.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]