English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Inglês → Turco / [ C ] / Cité

Cité tradutor Turco

415 parallel translation
Herés Radio-Cité speaking.
Burası, Kent Radyosu.
The Théâtre de la Cité has taken the play
Şehir Tiyatrosu oyunumuzu kabul etti.
I live at the Cit? Universitaire, at the Germany House.
Cité Üniversitesi'nin Alman Yurdu'nda kalıyorum.
The Cit? Universitaire reminds me of American high schools.
Cité Üniversitesi bana Amerikan liselerini anımsatıyor.
Before returning to the Cit? Universitaire, I like to stroll through the Left Bank, full of antique shops and bookstores.
Cité Üniversitesi'ne dönmeden önce Left Bank'ta dolaşmak istiyorum orası antikacılar ve kitapçılarla doludur.
11, cité Jean de Saumur.
11 Cité Jean de Saumur.
Madame Ana / is, 17, cite Jean de Saumur.
Madame Anais. 11 Cité Jean de Saumur.
I can cite you- -
Kanıt olarak size şunu aktara...
Never climb a fence if you can sit on it.
Üstünde oturabiliyorsan asla bir çite tırmanma.
In addition to the arguments above enumerated for lifting this injunction... we wish to cite the decision of the High Court of Paris rendered in the case... of Princess Marishka against the Government of Montenegro... on the fifth day of August, 1897.
Bu kararı kaldırmak için yukarıda sıralanan iddialara ek olarak... Paris Yüksek Mahkemesi'nin 5 Ağustos 1897'de Montenegro Hükümetine karşı... Prenses Marishka'nın davası için... verdiği kararı bildirmek isteriz.
I cite the case of Mulligan v. Mulligan-Benson in the city of Fresno, 1 879.
Mulligan'ın, Mulligan Benson'a karşı olduğu davadan alıntı yapıyorum. 1879 yılında, Fresno şehrindeki, Mulligan-Benson.
- I can cite examples from history.
- Tarihten örnekler verebilirim.
Standing like you, with his back to the fence.
Senin gibi, sirti çite dönük dururken.
I can cite many examples of love stories from the operas to prove the inevitability of this step.
Gözümün önüne aşkın kaçınılmazlığını anlatan bir sürü opera geliyor.
Had a great value. Jumped a fence as the other side was the kingdom of heaven.
Çite doğru gitti ve sanki diğer tarafta bir cennet var gibiydi.
It was very dark.
Bir çite doğru gitmişim kapalı bir çit.
Like my old pappy used to say, a hog that straddles a fence ain't likely to wind up no place.
Babamın dediği gibi bacaklarını açıp oturan bir domuzun çite dolanma olasılığı yoktur.
They cite a type of criminal... born with no capacity for remorse or guilt... no feeling of right or wrong... born with a kind of brain that may have been normal in humans... fifty thousand years ago.
Pişmanlık ve suçluluk hissetmeyen doğruyu yanlıştan ayıramayan 50.000 bin yıl önceki insan beyni için normal sayılabilecek beyne sahip bir suçlu türü olduğundan bahsettiler.
I can cite a dozen other instances such as the one that Mrs. Pryor went through.
Bayan Pryor'un yaşadığı gibi bir düzine örnek aktarabilirim.
Good bulls, and about a hundred miles of fence.
İyi boğalar ve 100 millik bir çite.
Tom, hang your gun on the fence.
Tom, silahını çite as.
Now hang your guns on the fence and you can pick them up when you leave.
Şimdi silahlarınızı çite asın, giderken alırsınız.
That extra gun in your vest, lay that on the fence, too.
Yeleğindeki silahı da çite as.
- 3 Cite du Midi.
3.
Must've gone out when I went through that fence.
Çite çarpınca bozulmuş olmalı.
Since the court acknowledges the unspeakable nature of the charges, I would like to suggest that out of deference to the young lady whose presence is necessary as a witness, that the court omit reading of the charges and specifications in detail and simply cite the accused as charged with violation of the 92nd Article of War on both counts.
- Mahkemenin bilgilenmesi açısından, sözcüklere dökülmesi edebe aykırı suçlamalar için tüm saygılarımla... tanıklığı gereken bu genç hanımefendiyi tanık olarak çağırırken, mahkemenizin suçlamaları okuduğunu bilmekle birlikte onları hariç tutup, sanığa yüklenen suçlamalarda dikkatinizi çeken Savaş suçları ile ilgili 92.ci maddenin dikkate alınmasını talep ediyorum.
It might've happened when the bird crashed through the fence.
Kuş çite çarptığında olmuştur.
After I cite you.
Ceza yazdıktan sonra.
He didn't go so far as to mention the Crusades, but he did cite Othello and our countryman Turiddu.
Bahsettiği gibi fazla Haçlı rolüne soyunmadı... ama Othello ve Turiddu oldu sıkça.
Put your horses in the corral yonder.
Atlarınızı oradaki çite koyabilirsiniz.
I was comin'from the woods with a load of kindling'... and I heard Mayella screaming as I got to the fence.
Çite yaklaştığımda Mayella'nın bağırdığını duydum.
I dropped my kindling', and I run as fast as I could, but I run into the fence.
Odunları atıp var gücümle koştum, fakat çite takıldım.
She kicked you into the fence.
Seni çite yapıştırdı.
For instance, I don't think we need the hedge.
Çevresinde çite ihtiyacımız yok.
Let me cite the following lines :
İzninizle, bir şiirinizden alıntı yapayım :
We found it tied to our fence this morning.
Bu sabah çite bağlı bulduk.
If you want to cite law, then obey it yourself.
Yasadan dem vuracaksanız önce siz uygulayın.
Come along the corral fence to your right.
Sağındaki çite doğru gel
Hello? At Ile de la Cite.
Ile de la Cite'deyiz.
But I could cite one case among a thousand other frauds, of old bank notes unpaid from savings then resold at three or four percent of their face value reassigned to good funds and reimbursed in full.
Ama diğer binlerce dolandırıcılık arasında bir davadan bahsedebilirim, tasarruflardan ödenmemiş eski banknotların görünür değerlerinin yüzde üç veya dördüyle yeniden satılıp fonlara yeniden ve tam olarak aktarılması.
I want the fence rewired so this cannot happen again.
Tekrar yaşanmaması için çite elektrik verin.
Let's see, two years ago at Laguna Seca... you spun out and hung a beautiful Buick Special on the back fence.
Bakalım, iki yıl önce Laguna Seca'da... güzel bir Buick Special'ı harcayıp arka çite astınız.
Now that the gate is made, the fence comes next.
Kapı bittiğine göre, şimdi sıra çite geldi.
You know, what we need is a fence about 10 miles long and 20 feet high.
Bir çite ihtiyacımız var. 10 mil uzunluk, 20 feet yükseklik.
I'm gonna have to cite you for that.
Ceza yazmak zorundayım.
But making ground now and starting to pass queen victoria With queen victoria Queen victoria and queen victoria still well placed
Kraliçe Viktorya'yı geçiyor Kraliçe Viktorya ve Kraliçe Viktorya ilk çite yaklaşıyor.
I can cite examples- -
Size delilleri...
He'll cite you for contempt.
Bir daha çeneni açarsan seni mahkemeye itaatsizlik ile suçlayacak.
I'm not gonna cite you, sir, but I am gonna give you a written warning'.
Ceza yazmayacağım ama yazılı uyarı vereceğim.
I leaned against the fence tired to death.
Yorgun argın çite yaslandım.
"As specific grounds for serving notice... " we cite noise disturbance... "and the accommodation of third parties"... that means you...
Bildirideki özel durumlar çıkardığınız yüksek ses ve üçüncü şahısların evde kalması ki bu sen oluyorsun.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]